Yok öyle bedavadan Gandi’lik

21.05.2010 17:23

Melih Altınok

Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi daha sol bir çizgiye doğru evrimleştireceğine dair söylemleri, üst yapıdaki demokratikleşmeden ziyade genel olarak ekonomi temelli bir perspektife dayanıyor. Adaylığını açıklar açıklamaz soluğu aldığı merkez medyada verdiği mesajlar da bu tesbiti doğruluyor.

Geçtiğimiz günlerde görüştüğüm, Kılıçdaroğlu döneminde partinin özellikle ekonomi politikalarının belirlenmesinde aktif rol alacağı izlenimi edindiğim ve daha önce CHP’ye genel başkan adayı olan ekonomi profesörü Hurşit Güneş de bu görüşte. Güneş, partinin yeni dönemde yoksul kesimlerin ekonomik taleplerini daha fazla önemseyeceğini ve bu nedenle ‘daha sol’ bir parti olacağını savlıyor.

Baykal döneminde politikalarını, seçmen tabanının büyük bölümünü oluşturan kentli orta sınıfın laiklik gibi ideolojik beklentilerine göre şekillendiren ve bu yüzden de halktan koptuğu eleştirilerine hedef olan CHP’nin, Kılıçdaroğlu döneminde ağırlıklı olarak yoksul kesimlere seslenen sosyal-ekonomik politikaları vitrine çıkartacağına tanık olacağız.

İlk bakışta bu yaklaşım cazip geliyor aslında. Öyle ki, pek çok ‘solcu’ üst yapıda yapısal dönüşümlerin gerekliliğine vurgu yapan aydınları “Siz bunların yoksuldan emekçiden söz ettiklerini duydunuz mu hiç” diye eleştirmekte beis görmüyor.

Oysa sözünü ettiğim popülist indirgemeci yaklaşım, solun en eski ve köklü hastalıklarından birine işaret ediyor. Bu büyük tarihsel yanlış, Marx’ın ekonomik belirleyiciliğe dair yaptığı vurgunun yanlış anlaşılmasından kaynaklanıyor.

Bakınız Engels ta 21 Eylül 1890’da Joseph Bloch’a Londra’dan yazdığı mektupta, “alt yapı (ekonomik üretim ilişkilerinin tümü) üst yapıyı (siyasal, hukuksal, dinsel, felsefi, ideolojik vs. kurum ve oluşumlar) belirler” şeklinde formülize edilen bu yaklaşımdan nasıl yakınıyor:

“Tarihin belirleyici etkeni, son çözümlemede, gerçek yaşamın üretimi ve yeniden üretimidir. Ne Marx ne de ben bunun ötesinde bir şey söyledik. Ama biri çıkar da bu deyişe, ekonomi tek belirleyici etkendir anlamı yamamaya kalkışırsa onu soyutlaştırır, saçmaya indirger. Ekonomik alt yapı etkendir ama ideolojik üst yapı da etkendir. Bütün bu etkenler karşılıklı etki halindedir.”

Evet, zaten böyle bir doğrudan belirleme olsaydı mücadeleye gerek kalmazdı. Çünkü değişen ekonomik yapıya uygun bir üst yapı oluşurdu ve üretim güçleriyle üretim ilişkileri arasında bir çelişki de oluşmazdı.

O halde rahatça diyebiliriz ki, yoksullukla mücadele edeceğim diyen, üst yapıdaki arızaları da gidermek zorundadır.

Siyaseti işlevsiz kılan, onu değersizleştiren darbeci askerî vesayet rejimini tasfiye etmeden, halkınızı zenginleştiremezsiniz mesela.

Halkın iradesinin tezahürü olan yasama ve yürütmeden rol çalan yargıyı erkler ayrılığı ilkesindeki ‘eşit’ rolüne kavuşturmadan, yasamanın icraatlarına ket vurmasına engel olmadan, yoksulluğa, yolsuzluğa çözüm bulamazsınız.

Kürt halkının yoksulluğunu yalnızca bölgeye salça fabrikası açarak değil, ancak Kürtler üzerindeki her türlü baskı ve ayrımcılığı ortadan kaldırarak çözebilirsiniz...

Marx’tan, Engels’ten bahsediyorum, çünkü Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin sosyal demokrat hatta sol bir alternatif olarak siyaset sahnesine çıkacağı iddia ediliyor. Biliyorsunuz, sosyal demokrasi, Marksist literatüre dahil bir kavramdır. Avrupa’da sosyal demokrat partilerin pek çoğunu Marx büstleri süsler.

Eğer Kılıçdaroğlu, Baykal’ın yaptığı gibi akla ‘sosyalist’ Baasçıları getiren Anadolu solu türünden sade suya tirit projelerle değil de, politikaları evresel normlara göre şekillendirilmiş sosyal demokrat bir partiyle halktan oy isteyecekse bunları dikkate almalıdır. Siyasal iktidarların el mecbur milyarca dolar ayırmak zorunda kaldığı askerî harcamaları yok sayıp, “Mercedes’e değil Renault’a bineceğim” falan diyerek yoksullukla, yolsuzlukla mücadele edilemeyeceğini görmelidir.

Kimin Gandi olduğunu merkez medya, popülist söylemler ya da fiziki benzerlik (!) değil, üst yapıdaki yapısal açılımları kimin gerçekleştirdiği tayin edecek. Üst yapı Gandi’yi belirleyecek.

melihaltinok@gmail.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim