1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Yıllar Sonra Gündeme Getirilmesi Manidar”
“Yıllar Sonra Gündeme Getirilmesi Manidar”

“Yıllar Sonra Gündeme Getirilmesi Manidar”

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 2004'teki MGK kararına ilişkin hiçbir adım atılmamasına karşın yıllar sonra gündeme getirilmesinin manidar olduğunu söyledi.

A+A-

Bozok Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Akademik Birimler Kompleksi'nin temel atma törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetede yayınlanan 2004 yılındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının sorulması üzerine Bozdağ, bunların tavsiye niteliğinde kararlar olduğunu belirtti.

"Milli Güvenlik Kurulu'nun gündemine bu konu, hükümetimiz tarafından getirilmemiştir" diyen Bozdağ, şunları söyledi:

"Dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Sezer gündemi oluşturmuş ve gündemde yerini almış, orada bir değerlendirme olmuştur. Bir defa bunun özellikle bilinmesini istiyorum. Sanki gündeme AK Parti Hükümeti getirmiş gibi bir değerlendirme yapılıyor. Fevkalade yanlıştır. İkincisi, Milli Güvenlik Kurulu kararını hayata geçirme yönünde hükümetimiz döneminde herhangi bir Bakanlar Kurulu kararı alınmamıştır, herhangi bir adım atılmamıştır. Tarih bunun şahididir, kayıtlar bunun şahididir. Bunu özellikle ifade etmek isterim. Yani hiçbir adım atılmamıştır. Tabiri caizse, Yalçın beyin (Yalçın Akdoğan) de ifade ettiği gibi esasında buna 'yok' muamelesi yapılmıştır. Bununla ilgili hükümetlerimiz döneminde atılmış bir adım, alınmış bir karar kesinlikle yoktur. Yıllar sonra, bunun böyle olduğu biline biline gündeme getirilmesi de oldukça manidardır."

AK Parti iktidarında ülkede birçok alanda önemli çalışmalar yapıldığını belirten Bozdağ, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan vatandaşların imkanlarını çoğaltan pek çok olumlu adımlar attıklarını ifade ederek, "Zaman zaman hizmet grubuna yakınlığımız ve onları desteklediğimizden dolayı bizi eleştirenler oldu. Özel öğretim kurumlarına öğrenci gönderme kararı alan bir tasarıyı Meclis'e gönderdik, tasarı yasalaştı, sayın cumhurbaşkanı veto etti. O zaman basında yazılanlara baktığımızda hizmetin okullarına hükümetin (öğrenci) gönderme projesi olarak algılandı. Bundan dolayı hükümetimiz eleştirildi. AK Parti'yi kapatma davasına baktığımız zaman, bizim bu noktadaki tutumumuzdan dolayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bizim kapatılmamız için pek çok delil sundu" diye konuştu.

Yurt içinde ve yurt dışında okullara verdikleri değerlerin ortada olduğunu vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Türkiye'de pek çok özel üniversite kuruldu, vakıf üniversitesi ve bunların içerisinde pek çoğu da yine hizmete ait üniversiteler. Eğer AK Parti hükümetinin böyle bir düşüncesi, değerlendirmesi olmuş olsaydı bu üniversiteleri kuran kanunları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden çıkarmazdı. Onun için bu söylenen sözlerin tamamı hükümetimizi yıpratmak maksatlı söylenmektedir. Bunu milletimizin çok iyi bilmesi lazımdır. Biz memleketimizde iyi hizmet eden, milletimizin hayrına, yararına çalışan herkesin bugüne kadar hem duacısı olduk hem destekçisi olduk. Onların aleyhine bir iş ve işlem yapmadık, yapılmasına da asla izin vermedik, bunun özellikle bilinmesini isterim."

 "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar"

"Bugün yine bu haberi gündeme getiren gazete, bizim bu yöndeki açıklamalarımızı gerçek dışı ifade eden bir haber yayınladı" diyen Bozdağ, şunları belirtti:

"Biz bu konuda bir adım atmadık dedik, 'bak işte hükümet yalan söylüyor' diyerek büyük bir çarpıtmayı ortaya koydu, adeta büyük bir yalanı ortaya koymuş oldu çünkü bahse konu gazetede yer alan haberdeki yazışma, Milli Güvenlik Kurulu kararının uygulanmasına dair bir yazışma kesinlikle değildir. 2010'da Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu kaldırıldı. O zamana kadar bu kurulun rutin çalışması vardı, bizden önceki hükümetler döneminde olan bir çalışma ve onunla alakalı bir yazışmayı sanki 2004'te olan Milli Güvenlik Kurulu kararlarının hayata geçirilmesine dönük bir yazışmaymış gibi haberleştirmek, manşete çekmek, bunu Türkiye kamuoyunun gündemine getirmek haberci ahlakı ile de gazetecilik meslek ve ilkeleriyle de bağdaşmaz bir durumdur. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ama belli ki beş dakikalık yanma oldu, öyle anlıyorum ben. Fevkalade yanlış büyük bir çarpıtma, büyük bir karalamadır. Bunu milletimiz takdir edecektir."

 "Dershaneler bugünün gündemi değildir"

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, dershanelerin bugünün gündemi olmadığını belirterek, bunun, 1980'li yıllardan beri değişimi, dönüşümü gündemde olan, Milli Eğitim Şurası kararlarına ve kalkınma planlarına konu olan bir husus olduğunu dile getirdi.

"İrticayı MKG'nın gündeminden AK Parti çıkardı"

Her zaman tehdit gibi algılanan irtica konusunu, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) gündeminden AK Parti'nin çıkardığını anlatan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Bizden önce her zaman olurdu. Hükümetlerimiz döneminde bu konuda da atım attık, burada da değişimler yaptık. Baktığınız zaman Türkiye'de başörtüsünde yaşanan sıkıntıyı biz çözdük. Üniversitede de kamuda da biz çözdük. İmam hatiplerin önünü açan adımları biz attık. Kur'an kurslarını yasaklayan, sınırlayan düzenlemeleri ortadan kaldıran adımları biz attık. Bizden önceki hükümetler döneminde baktığınızda bütün bu faaliyetlerin tamamı irticai faaliyet gibi lanse ediliyor. Bunu yapan partilerin kapatılması için davalar açılıyordu. Hatta bizimle ilgili açılan davaya baktığınızda, 2008'in 14 Mart davasına... Bu yapılanların hepsi, bu davanın, konunun içerisinde yer alıyor. 2008 ocak ayında Anayasanın 10. ve 42. maddesinde yükseköğrenimde okuyan öğrencilerin başörtülü üniversiteye gitmesini açan düzenlemeyi yaptık. Arkasından Anayasa Mahkemesi iptal etti ve bizim aleyhimize kapatma davası açıldı. Laikle ilgili, İmam hatiplerle ilgili farklı düşüncelerimiz nedeniyle bizlerle ilgili kapatma davasında pek çok delil sunuldu ve bugün söylenen konuların büyük bir kısmı bunların içerisinde. Yurt dışındaki Türk okullarına yardım yapılmasına ilişkin genelge bunun içindedir, özel okullara, öğrencilere ilişkin adımlar bunun içindedir, katsayı engelini kaldırmak için attığımız adımlar bunun içindedir. Başörtüsüyle ilgili düşüncelerimiz bunun içindedir."

 YSK'nın kararı

Bozdağ, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), yerel seçimlerde belediye başkan adayı olacak bakanların görevlerinden istifasına gerek olmadığı yönündeki kararının kanuna uygun olduğunu belirterek, "Yani muhalefet partileri bu konuda farklı farklı değerlendirmeler yapıyorlar ama eminim ki kanun okumadan değerlendirmeleri yapıyorlar. Kanunu açıp okumuş olsalardı YSK'nın kararının tıpatıp uyduğunu göreceklerdi" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları söyledi:

"Şu anda belediye başkanı olanlar, başkanlıktan istifa ediyor mu? Etmiyor. O zaman onlar, seçimde belediyenin imkanlarını kullanıyor mu? Kullanıyor. Her partiden belediye başkanlarının buna dair bir eleştirileri yok. Bakanların böyle bir imkanı da yok çünkü bakanların mahallinde kullanabileceği hemen hemen kendi bakanlıklarıyla ilgili yok denecek kadar imkan var ama belediye başkanlarının daha çok imkanı var ve onu kullanıyorlar. Bir defa, YSK'nın kararı, kanuna uygun bir karardır ama bakanlar istifa etmeli mi, etmemeli mi veya bakanlıktan ayrılmalı mı ayrılmamalı mı bunu sayın bakanlarımız elbette değerlendirecektir. Sayın Başbakanımızın mutlaka bir değerlendirmesi olacaktır. Bu konuda yasal bir engel yoktur. İstifalarını, bakanlıktan ayrılmalarını zorunlu kılan bir engel yoktur ama buna rağmen ayrılabilirler veya farklı bir değerlendirme yapılabilir. Yani bütün bunlar yasalara uygun şeylerdir."

 

HABERE YORUM KAT