Yeter artık!

24.01.2010 07:16

Ergun Babahan

Yeraltından çıkan law silahlarına boru dediniz.

İktidar partisine karşı hazırladığınız planlara kağıt parçası dediniz

Çocukları bombalamayı öngören Kafes planını yok saydınız, görmezden geldiniz.

Bu gerçekler ışığında Silahlı Kuvvetlere yöneltilen eleştirilere asimetrik savaş dediniz.

Yıllardır sizden farklı düşünenlere vatan haini dediniz.

Şimdi de 1. Ordu’nun Balyoz Planı’na tatbikat diyorsunuz.

Hiç sıkılmıyor musunuz?

Geceleri rahat uyuyor musunuz?

Yoksa Anayasa Mahkemesi’ni nasıl denetim altında tutacağınıza dair yeni planlar mı hazırlıyorsunuz.

Adaleti kendi elinize aldığınızda ne olduğunu Şemdinli süreci gösterdi.

Dedim ya, öldürülen Rus gazeteci Anna Politkovskaya’nın son kitabını okuyorum.

Kitapta, Grozni’de bir binayı bombalamaya çalışırken yakalanan Rus ajanlar için Moskova’nın savunması da anlatılıyor.

Onlar da aynı şeyi söylemiş: Tatbikat.

Ülke ne olursa olsun, otoriter rejimi sürdürmenin yöntemi ve yalanı değişmiyor.

Evet, Türkiye yargının askerileştiği bir ülke.

Hrant Dink davası bir örnek, Danıştay davasında verilen ilk karar bir başka örnek.

Bunun en açık örnekleri ise en yüksek mahkemede görülüyor.

Neredeyse diyebiliriz ki, CHP’nin yaptığı başvurular da, mahkemenin verdiği hükümler de karargahta hazırlanıyor.

Bu ülkede yargı kararları için hukukçu olmaya gerek yok.

Başvuruyu kimin yaptığına bakın yeter.

Sonucu anında bilirsiniz, özellikle askerin ilgilendiği bir konuysa.

Anayasa Mahkemesi kararları üzerine loto oynansa, şirket batar.

Yerel mahkemelerden en tepeye giden bir keşmekeş, hukuka saygısızlık, yaptığı işe inançsızlık var.

Bu ülkede adalet dağıtılmıyor, güçler dengesi korunuyor desek yeridir.

Çünkü yargıçlar kendilerini adalet dağıtıcı değil, arkaik sistemin koruyucusu olarak görüyorlar.

Onun için bilgisayarınıza ‘’www.youtube.com’’ yazınca, karşınıza bir taşra mahkemesinin yasaklama kararı çıkıyor.

Taşra zihniyetiyle interneti denetlemenin, yasaklamanın ne kadar zor olduğunu görmüyorlar.

İnternet, silahlı kuvvetlerin vasi olduğu bir cumhuriyet değil.

Herkesin eşit olduğu, herkesin bilgiye eş zamanlı ulaşıp, bilgiyi tüm dünyayla paylaştığı bir demokrasi ağı.

Onun için Google Çin’den çıkmak istiyor, onun siz Youtube’u yasaklamaya çalışıyorsunuz.

Özü itibariyle Stalinist bir rejimi ayakta tutmaya çalışıyorsunuz.

Kalamaz.

Stalinist bir rejim bireyi yok sayar ve bürokrasiye dayanır.

Oysa Türkiye devlete dayalı sanayileşmeyi çoktan aştı.

Böyle bir ülkeyi İttihat ve Terakki zihniyetiyle yönetemezsiniz.

Tatbikat planlarının sadece planlama safhasında kalması bundan.

Hukuk karşıtı hukukçularınızın verdiği kararlar süreci belki geciktirir ama durduramaz.

Çünkü geleceğe karşı savaşamazsınız ve siz geçmişsiniz.

Meczubu kazıklayan size neler yapmazki!

Doğan Grubu avukatı Cuma günkü vergi davasında D&R hisselerinin yüzde 90’ının  satılmasıyla ilgili iddialar  üzerine önce alıcı Hasan Şek için ‘’Meczup’’ iddiasını kullanmış.

Vergi avukatlarının ‘’Ama D&R zararda’’ iddiasına da ‘’İyi işte Hasan Şek’i kazıklamışız. Hazine’ye ne’’ yorumunu yapmış.

Yani öyle bir patron ki, meczup olduğunu iddia ettiği birini bile kazıklamaktan geri kalmıyor.

Kendine avanta vermeyen iktidara ne yapar siz düşünün.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim