1. YAZARLAR

  2. HAMZA TÜRKMEN

  3. Yenilgi Hepimizin, Yeni İmtihanlara Hazır mıyız?…
HAMZA TÜRKMEN

HAMZA TÜRKMEN

Yazarın Tüm Yazıları >

Yenilgi Hepimizin, Yeni İmtihanlara Hazır mıyız?…

A+A-

İç ve dış istikbar, global bir dayanışma ile başarılı oldu.

AK Parti genel seçimleri kaybetti.

HDP barajı aştı, AK Parti iktidar olacak mebus sayısına ulaşamadı.

Bu seçimin önemli olduğunu; ama galat-ı meşhur anlamıyla ‘kaçınılmaz son’ olarak bir kader seçimi tarzında da anlaşılmaması gerektiğini belirtmiştik. Çünkü bir NATO ülkesi olan Türkiye’de de bilinci zaafa uğrayan ümmet coğrafyasında da bizim için özgürlük ve diriliş mücadelesi uzun menzilli bir yürüyüştür.

Bu seçim sürecinde vesayet karşıtlarının mı, Batıcı statükonun mu ya da ümmet dostlarının mı, karşıtlarının mı kazanacağı hepimizi ilgilendiriyordu.

Görüşlerini nasslaştırıp veya tevhidi bilgilerini kelâmileştirip oy vermeyi ‘şirk’ sayan eğilimi de -kendi tutumlarıyla çelişse bile- seçim sonuçları ilgilendiriyordu. 

Şimdi acılar sırada…

Suriyeli muhacirler daha yetim olacak.

Mısır’dan, Gazze’den, Arakan’dan uzanan dost elleri daha bir boşlukta kalacak.

Ant zorbalığı, başörtüsü ve İHL yasakları, belki de işkence yeniden Türkiye gündemine sokulacak.

Bu dönemde metropollerin varoşlarında ‘Düzen partilerine oy yok’ başlıklı Marksistlerin afişlerini göremedik. Seçimlerde ulusçusundan/’milliyetçisinden’ sosyalistine, Kemalistinden LGBT’lisine kadar tüm Batıcılar; Tayland’dan Somali’ye kadar ezilenlerin sesi olan Recep Tayyip Erdoğan iktidarını yıkma hedefine kilitlenmişlerdi.

Suriye halkının ve direnişinin dostlarıyla, düşmanları tam bir bloklaşma içindeydi.

Tel Aviv-Washington çizgisinin işbirlikçisi Gülen Örgütü’nün taşıdığı batini aidiyetler ile davranan diğer bazı milli dindarlar da Darbeci Sisi’nin yanında yer alan Selefiler gibi Batıcı, ilerlemeci, ulusalcı kanatta aktif olarak yerlerini almışlardı.

Şimdi dost tuttuklarıyla beraber sevinçliler.

Ve şimdi, hemen, acilen yenilgiden ders çıkartmanın, çözücü değil yapıcı eleştirilerle yeni hamlelere hazırlanmanın vakti.

Ayrıca AK Parti, ümmet coğrafyasına açtığı yüreğini, 28 Şubat’tan bu yana darbecilere ve Aydınlanmacı çözülmeye karşı duran ıslah ve şahidlik çizgisinin birikimine, yani “İslamcılara” da açmalı.

Özellikle rantsız, ihalesiz, torpilsiz niyet ve tavırlarla hakkı ve adaleti savunan ıslah ve inşa çizgisinin Türkiye birikimini dinlemeli... Klasik “milli dindar” cemaat sığınmacılığını ve türbecilik tazimciliğini bırakmalı.

Bu gece ana hatlarıyla belirginleşen Türkiye’deki genel seçim sonuçları Filistinli, Arakanlı, Suriyeli, Kosovalı, Mısırlı, Tunuslu, Keşmirli, Libyalı ve diğer bölgelerdeki Müslümanların yüreklerini daralttı. Onlar tabii ki çabaları oranında yardımı Allah’tan bekliyorlar; ama vesileler konusunda tutundukları en kuvvetli dalın bu gece eğrildiğini görüyorlar. Başarısızlığın çöküntüsü sadece bizleri etkilemiyor; ümmet coğrafyasında da düş kırıklığı oluşturuyor.

PKK-ABD kıskacı altına alınmak istenen Kürt illerindeki kardeşlerimizin emniyetini, İslami birikimimizin selametini ve çözüm sürecinin güvenliğini de zor günler bekliyor.

Seçim sonuçları itibariyle hepimiz DGM’lerin, işkencenin, Ant tapıncının, başörtüsü ve İmam Hatip Okulları yasaklarının geriye gelip gelmeyeceği konusunda teyakkuz durumunda olmalıyız.  Zaten 28 Şubat direniş günlerimizi ve pratiğimizi hiç unutmadık.

Seçim arifesinde  ‘28 Şubat bin yıl sürecek’ diyen yerli ve yabancı dinozorlar hala tetikteydi. Şimdi onlar için sevinç günleri…

Kapılarımıza ve saflarımıza kuvvetli dalgalar vuracak. Hazır olmalıyız. Dayanışma ve direniş için diyaloglarımızı ve saflarımızı sıklaştırmalıyız.

7 Haziran ve buna benzeyecek seçim sonuçları yenilgi getirdi diye karamsarlığa düşmemeliyiz.

Mehmet Akif’in dizeleri, evrensel Rabia bilincimizin, diriliş ve yeniden canlanma hamlemizin kılavuz kitapçığının hep ilk sayfası olmalı ‘Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol, / yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.’

Zaten reel siyasete; bağımsız İslami kimliğimiz, ümmet nüvesi olma gayretimiz ve tuğyanla her şartta mücadele etme azmimiz içinde yaklaşmıyorsak, Kur’an’ı açıp “elif, be, te, se”yi yeniden öğrenmeye başlamamız gerekir.

Önemli olan yeni imtihanlara hazır olmak…

 

YAZIYA YORUM KAT

36 Yorum