Yeni yol haritası

16.06.2011 04:34

Ali Bulaç

AK Parti girdiği her üç seçimden oylarını artırarak çıkıyor, vekil sayısını da düşürüyor: 2002 seçimlerinde aldığı oy oranı yüzde 34,3, çıkardığı vekil sayısı 363; 2007'de aldığı oy oranı yüzde 46,9, vekil sayısı 341; 2011'de aldığı oy oranı yüzde 49,9, vekil sayısı 326.

AK Parti, girdiği ilk seçimde anayasayı değiştirebilirdi. Yapamadı, geriye dönüp de hayıflanmanın bir faydası yok. 2007 seçimlerinden sonra referanduma gidebilirdi, 12 Eylül 2010 "kısmi anayasa değişikliği"yle bunu yaptı. Bugün ne kendi başına anayasa değişikliği yapabilir ne referanduma gidebilir. Buna mukabil seçmenin toplam oylarının yüzde 50'sini de torbasına indirmiş bulunuyor.

Tabii ki diğer tarafta da yüzde 50 var. Bir okur "AK Parti-dışı yüzde 50"yi şöyle bölüp sıralamış: Yüzde 50'nin yüzde 50'si CHP'ye, onun da yüzde 50'si MHP'ye, onun da yüzde 50'si BDP'ye, onun da yüzde 50'si diğerlerine, yani Meclis'e vekil gönderemeyen küçük partilere ait.

Pekiyi, şimdi ne olacak?

Belirtmek gerekir ki, Türkiye siyasetinin bugüne kadar gelmiş geçmiş en zeki ve yetenekli siyaset mühendisi R. Tayyip Erdoğan'dır. Politik zekası kadar sezgileri de son derece kuvvetli. Seçim kampanyaları sürerken, 12 Haziran seçimlerinden 315-330 arası milletvekili çıkarma beklentisi içinde olduğunu söylemişti. Bu seçimlere ilişkin bir öngörü, isabet oranı yüksek bir tahmin olduğu kadar, belki de 'bilinçaltı bir dilek ve temenni' de sayılabilirdi. Rasyonel siyaset açısından bakıldığında böyle bir tahmin veya temenni hiç de haksız sayılmaz, Erdoğan tek başına anayasa yapma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalmadığı için belki de rahatlamış durumda.

Önümüze çıkan tabloyla Erdoğan tabii ki anayasa değişikliği yapamaz, ama cumhurbaşkanlığına giden yol sonuna kadar açık. Şimdi inisiyatifi eline geçirmiş durumda. 2012 veya 2014, fark etmez istediği seçenekten biriyle cumhurbaşkanı olabilir. Önemli sorunları referans aldığı çerçevede hal yoluna sokabilmek için 2014 yılını tercih edebilir. Bu hem ona, geçen iki dönemde yapamadıklarını yapma, içinde ukde kalmış şeyleri gerçekleştirme imkânı verir hem Abdullah Gül etrafında üretilen iç ve dış spekülasyonları bir ölçüde boşa çıkarır. 2014'te Çankaya'ya çıkacak Tayyip Erdoğan'ın önünde iki 5 yıllık dönem var, bu da eder 2024. Bu arada AK Parti kurumsallaşmasını tamamlar, belki de sistemde yarı-köklü değişiklik anlamına gelebilecek "başkanlık veya yarı başkanlık" modelinin de önü açılmış olur.

Erdoğan'ın balkon konuşması önemliydi. Tek başlarına yeni bir anayasa yapamayacaklarını belirtip iki aktöre işaret etti: İlki siyasi partiler, diğeri sivil toplum kuruluşları. Bu konu önemlidir, ben bu çözümde siyasi partiler ayağının yanlış kurulduğunu düşünüyorum, ele almaya çalışacağım. Bu iş bir başka bahara kalabilir.

Konuşmasında Ortadoğu ve Balkanlar'a vurgu yaptı ki, anlamı şudur: Bundan sonra da Türkiye, son yıllarda başlattığı bölge politikalarına devam edecek, üstelik daha aktif rol alacak. Avrupa'ya silik bir vurgu yaptı.

Daha önemlisi, ilk defa Başbakan yoksullara, orta sınıfa, emeklilere ve dar gelirlilerin durumuna kuvvetli vurgular yaptı. Bu önümüzdeki dönemde vahşi kapitalizmin semirttiği aslanların önüne bu kesimleri acımasızca atma düzeni olan neoliberal politikaları bir miktar frenleme düşüncesinde olduğunu ima ediyor. Bu sefer Başbakan liberallerle arasına belirgin mesafe koydu; ne önceki iki dönemde olduğu gibi listelerde onlara yer verdi, ne onların dilini kullandı. Onların çoğu da ona oy vermedi.

Konuşmanın dikkat çeken diğer bölümleri, "inkar ve asimilasyon döneminin kapandığı"nın altını çizip Kürt sorununa değinmesi; kibir ve gurura kapılmayacaklarını belirtmesi ve kampanya sırasındaki kırıp dökmeler dolayısıyla 'özür' yerine 'helalleşme' istemesiydi.

Sosyolojik olarak köklü değişim yaşıyoruz, anayasa ve idari mevzuat önceki dönemden kalma. AK Parti şuna karar verecek: Postkemalist dönemin kurucu ve önünü açıcı aktörü mü olacak, yoksa süreci idare-i maslahatla mı geçiştirecek? Hayati soru bu!

 ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim