1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Yeni Türkiye'de Resmi İdeoloji ve Muhafazakar Demokrasi
Yeni Türkiye'de Resmi İdeoloji ve Muhafazakar Demokrasi

Yeni Türkiye'de Resmi İdeoloji ve Muhafazakar Demokrasi

Sivas Özgür-Der Şubesinin aylık seminerleri devam ediyor. Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı ve Akit gazetesi yazarı Kenan Alpay "Yeni Türkiye'de Resmi İdeoloji ve Muhafazakar Demokrasi" konusunu ele aldı.

03 Aralık 2018 Pazartesi 20:25A+A-

Kenan Alpay tarafından ve Sivas Belediye Kültür Evi'nde yapılan seminere ilgi oldukça yoğundu.

Kenan Alpay sunumunun özeti:

Bir tebliğci/davetçi olarak sorumluluklarımız var. İyiliği emretme, kötülüğü nehy etme. Hz. Adem'den son peygamber Hz. Muhammed'e kadar Tevhid için gelmişlerdir ve bütün çabaları da bu olmuştur. Yani "lailahe illallah"ı yeryüzünde hakim kılmak için canlarını, mallarını ve de her şeylerini vermişlerdir.

Islah etmekle sorumlu olan her müslüman gibi bizim de kendimizi, ailemizi ve toplumu ıslah etmekle mükellefiz.

Kardeşler bizler bunu yapmadığımız zaman müfsid olanlar öne çıkacak ve toplumu ifsad edeceklerdir. Nitekim bugün de müslümanlar olarak bundan geri duramayız. Toplumu ifsadla kendini görevlendiren ve durmadan çalışanlar önde olacaklar.

Kardeşler, Yeni Türkiye, Resmi İdeoloji ve Muhafazakar Demokrasi gibi kavramlar soyut olsalar da bizde ve toplumda mutlaka karşılığı vardır. Bunlar artık birer olgu olmuşlardır ve bizim meselemiz olmuşlardır. Bunları iyi tetkik etmek ve anlamak zorundayız.

Öncelikle bu meseleyi niye seçtik? Bunu konuşalım, tartışalım.

Resmi İdeoloji en basitiyle andımız(!) denilen tartışmayla kendini bir kez daha göstermiştir. AK Parti 2013'te bu ilkel ve ırkçı uygulamaya son vermişti. Lakin 5 yıl sonra Danıştay tekrar gündemimize soktu.

Dönemin başbakanı şimdi ise Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan buna karşı çıkarak Türklük gurur duyulacak bir şey değil mealinde bir açıklama yapmıştı. Malum birkaç hafta önce de grup toplantısında buna benzer bir beyanda bulundu. Çünkü bir müslüman için kendi milleti varlığının sebebi olamazdı. 

Rabbimiz Enam-162.ayette bir müslümanın andını ne güzel dile getiriyor:

"Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”

Şüphesiz benim varlığım rabbimiz rızasını kazanmak için olmalıdır.

Yeni Türkiye aslında Cumhuriyetin ilanından beri kullanılan bir kavram. Çünkü yeni bir ulus yaratmakla kendini görevlendiriyordu. Yaratmak bilhassa M. Kemal ile ilişkilendiriliyordu. O olmazsa hiçbir şey olmayacaktı. Bizi gelip kurtardıyı bir amentu edindi Kemalizm.

Resmi İdeoloji buna benzer birçok sloganla kendini göstermiştir ve buna devam da ediyor.

Her yerde dayatma, zorba ve tek tip insan yetiştirmekle görevli resmi ideoloji karşı çıkanları amansızca cezalandırıyordu.

Bugün eğitimde, bürokraside, 657 memurluk kanununda hatta yeminlerde bile Kemalizm ve Atatürkçü Milliyetçiliği adına yapılmaktadır.

Beğenmediğimiz Yunanistan'da herkes kendi inancı ve ideolojisine göre yemin ediyor. Mecliste Leyla Zana Kemalist yemini yapmadı milletvekilliğini düşürdüler.

Daha nicesini saysam belki de saatlerimizi alır bunlar. 

Arkadaşlar, resmi ideolojinin en belirgin sıfatı laikliktir. Bütün yasakları veya zorbalıklarını misliyle uygulamıştır.

En büyük mağduriyeti müslümanlar yaşadı lakin resmi ideoloji bunlarla da yetinmeyip. Yahudilere, Hristiyanlara hatta Alevilere bile inançlarından dolayı birçok mağduriyet yaşatmıştır.

Türk Dil Kurumu (TDK) yıllarca "din" maddesinde Türkün dini Kemalizm'dir diye sözlük bastırdı. Bunu 1969 yılına kadar her baskıda tekrar ettirdi.

Birileri kalkıp ne diyor bize: Kemalizm sizi, Yunandan, Fransızdan, İngilizden kurtardı.O olmasaydı anamız babamız bile belli olamayacaktı. Bu kadar fütursuz olan bir ideoloji bugün muhafazakar kesim tarafından baş tacı edilmektedir(!).

10 Kasım törenlerinde, Anıtkabir ziyaretlerinde hatta AK Parti belediyelerinde M.Kemal rahmetle,özlemle ve saygıyla anıldı.

Birileri sevebilir ya da kurtarıcı olabilir onlar için lakin birilerine de sormak lazım. Neyi özlediniz? 

I.Meclisin feshedilip tek parti dönemini mi özlediniz? 

M.Akif'e yapılanları mı özlediniz? Ali Şükrü Bey'i katleden zihniyeti mi özlediniz?

İskilipli Atıf Hoca'nın hunharca asılmasını mı? Ezanın 27 yıl tanrı uludur, tanrı uludur (!) okunmasını mı?

Sabiha Gökçen'in Dersim'de yaptığı soykırımı mı özlediniz? Daha nice zulmü ,baskıyı ve ırkçı zorbalığı mi özlediniz diye sormak gerekmiyor mu? 

Değerli dostlar, kardeşler ve hanımefendiler; 15 Temmuz'dan sonra eski Türkiye söylemleri ve uygulamaları ile karşılaşıyoruz. Bunun Ak Parti hükümeti döneminde olması ise ayrı bir trajedi. Çünkü bizzat kendisi birçok mağduriyeti Kemalist ve milliyetçi zihniyetten yaşatmıştır.

Eskiden Atatürkçülük CHP eliyle yapılıyordu şimdi ise MHP'nin elinde bir kırbaç olarak şaklıyor. Cumhur İttifakı, devlet, vatan vb. unsurlar üzerinden MHP bugün bürokrasi ve siyasete hükmediyor maalesef. Bazıları geçmişteki darbeleri bile FETÖ yaptı diyecek kadar trollerin ekmeğine yağ sürüyor. 

15 Temmuz darbe girişimini farkı bulanlar şunu unutuyor.Bu darbenin de Kemalist bir zihniyete sahip olduğunu. Çünkü o hain gecede TRT'den zorla okuttukları bildiride "Yurtta Sulh Konseyi" adınaydı. Lakin biz buna yabancı değildik.

27 Mayıs, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat Postmodern darbelerden biliyorduk. Onlarda olduğu gibi bunda da Atatürk milliyetçiliğine bağlılık ve laikliğe sadakat en başta yer alıyordu. Aynı yemin ve sadakati 15 Temmuz gecesinde FETÖ yapmadı mı? 

Arkadaşlar son olarak şunu belirteyim. Bunları yapanları bu zihniyeti bizler çok iyi biliyoruz. Lakin muhafazakar camia bugün ne yaptığını bilmeden trollerin ve medyanın da etkisiyle Kemalizme marş marş demektedir.

Bir defa en az asgari de olsa bir mü'minin veya kendini müslüman gören birinin ilkeli olması elzemdir. Tutarlı olmalıdır. Bunlar hepimiz için de geçerlidir. 

Bize düşen tevhide ters düşen her ne ise uygun üslup ve usulle onu reddetmektir. Toplumu ifsad edenlere karşı ıslah çizgimizi korumak ve insanları bilinçlendirmektir.

Kenan Alpay'ın sunumundan sonra soru cevap bölümüyle program sona erdi.

Alpay, ayrıca cumartesi Sivas SRT kanalında Süleyman Güler'in konuğu oldu. Aynı gün Kadim-der üniversite gençleriyle "Müslüman Gencin Şahsiyeti" konulu bir söyleşi gerçekleştirdi.

k1-3.jpg

k1-1.jpg

k1-4.jpg

HABERE YORUM KAT

5 Yorum