Yeni Irak'ta idamlar ve aydınların suskunluğu

07.09.2012 02:04

Heyfa Zenkana

1990'ların başından 2003'teki savaşa kadar Irak muhalefetinin toplantılarında, İslamcılarından komünistlerine ve iki Kürt partisinden 'bağımsız düşünürlere' kadar farklı oluşumlarına rağmen muhalif siyasetçiler ve aydınların sunduğu 'yeni Irak'ın görüntüsü, insan haklarına saygının çiğnenemez önceliği işgal ettiği bir tür demokratik parıldayan fosfordu ve insan hakları aşılamaz kırmızı çizgiydi.

Bazıları işi 'demokratik Irak'ta orduyu ve idam cezasını kaldırma planı yapmaya kadar götürmüşlerdi. Özellikle de Irak ordusunun Amerikan askerî valisi Paul Bremer'in kararına binaen feshedilmesi sonrası bazılarının zihinlerinde bu düşünceler netleşti. Sayıları önceki rejim ordusundan fazla olan mezhepçi milisler ordusu kuruldu. Bu durum savaşın ve işgalin destekçilerinden Profesör Kenan Mekki'yi 'elimizde Irak ordusuna yönelik bir fobi (korku düğümü) vardı' demeye sevk etmişti. Peki, idam cezasına ne demeli? 'Zulme uğramış' aynı muhalif güçlerin iktidara gelmesinden yaklaşık on yıl sonra şimdi nasıl bir noktaya geldik? Zulüm ve cinayet, nasıl bu muhalefetin doğası haline geldi?

Önceki rejimin zulüm ve baskıları temelinde bir halkı çile ve terör kâbusundan kurtarmak için ülkelerini işgal eden orduları destekleyen politikacıları ve aydınlarıyla yeni Irak'ın zulüm olimpiyatlarında rekorlar kırdığını gözlemliyoruz. İşgalden beri süren bu durumun son göstergesi ayda ortalama bini aşan ve bir şekilde dinî, siyasî ve etnik sebeplerden ötürü çoğu aileyi etkileyen tutuklamalardır. Bu tutuklamaların çoğunluğu dünya hukuk örgütlerinin itiraflarıyla birlikte gizli muhbirlerin tebligatlarına dayanıyor, insan haklarına açık ihlal oluşturuyor, tutukluya kendini savunma veya adil mahkemeye çıkarılma fırsatı verilmeksizin tutuklama süreleri yıllara uzanıyor. Çoğu zaman tutuklamalar tutuklu hakkında yeni Irak siyasilerinin ve aydınlarının tahayyül edemediği fiziksel ve psikolojik işkencelerden dolayı terör suçlarını itiraf etmesi sonucu idam kararlarıyla sonuçlanıyor.

Hukuk örgütleri, açıklanan idam rakamlarının bilfiil infaz edilenler gerçek sayıdan çok az olabileceğine işaret ediyorlar. Ocakta 17 ve şubatta 12 kişi idam edildi. Sadece 2012'nin ilk yarısında idam edilenlerin sayısı en az 70. Af Örgütü'ne göre bu sayı geçen yıl infaz edilen idamların toplamından fazla. Geçen salı üçü kadın 21 kişi 'terörist' suçlamasıyla idam edildi. Ceza alanların uyrukları veya işledikleri suçlar hakkında ayrıntı da verilmedi. Bir gün sonra 'terör davalarından' biri Suriyeli beş kişi idam edildi ve üç gün zarfında idam edilenlerin sayısı 26'ya yükseldi. Af Örgütü, geçen temmuz ayında Enbar bölgesinde 200 kişi hakkında idam kararı verilmesini kınamıştı.

Irak insan hakları parlamento komisyonunun, çarşamba günü toplum idamların infaz edilmesinden sonra 200 kişi hakkında idamların infaz edildiği yönündeki haberleri yalanlayan bir açıklama yapması trajikomik ironilerden. Komisyon üyesi Eşvak El Caf, komisyonun adalet bakanıyla görüştüğünü ve bu iddiaları kesinlikle yalanladığını belirterek 'insan hakları komisyonunun idamlar konusunu çarşamba günkü toplantısında elde aldığını' açıkladı. Buna keyfî yapılan idamlarla ilgilenen BM özel raportörü Christof Heyns, Enbar bölgesinde 196 mahkûmun idamlarının infaz edilmemesi uyarısında bulunarak hükümete gizli idamlara son vermesi ve idam kararı verilmiş bütün davaları gözden geçirmesi çağrısında bulundu. Heyns, bir günde 34 kişinin idam edilmesini kınayan BM insan hakları komiseri Nafi Pillay'ın çağrısını desteklediğini belirterek 'Genel olarak Irak'ta birkaç yıl zarfında idam kararlarının büyük bir kısmı infaz edildi.' dedi.

Yeni Irak gerçeğinde işkence ve cinayetler tahayyül edilemeyecek bir noktaya geldi. İşgal yılları boyunca en büyük felaket, aydınların bir zamanlar sabah akşam dünyaya hatırlattıkları suçlara sessiz kalmaları ve dünyayı susturmalarıdır. Bu aydınlar medya organları baskınlar, tutuklama, işkence ve idam haberlerini olduğu gibi aktarırken terörün kaynağı olmuş ve tek düşüncesi intikam duygularını doyurmak için Irak'ın geleceğine idamlarla hükmetmek olan rejimin 'terör' suçlamalarına inanarak sorgulama veya inceleme yapmamaktadırlar. El Kuds El Arabî gazetesi 2 Eylül 2012

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim