Yemen’de “Değişim Devrimi”nin Ayak Sesleri

04.03.2011 10:38
Yemen’de “Değişim Devrimi”nin Ayak Sesleri
Tunus ve Mısır’da başlayan ve tüm bölge coğrafyasına yayılmaya başlayan halk hareketleri Yemen’i de etkiliyor. Yemen'deki durumu, isyanın arka planını, mezhebî ve siyasi grupları ve taleplerini Haksöz-Haber için Bülent Şahin Erdeğer kaleme aldı.

Bülent Şahin Erdeğer / Haksöz-Haber

Tunus ve Mısır'da başlayan ve tüm bölge coğrafyasına yayılmaya başlayan halk hareketleri Yemen'i de etkiliyor. Geçtiğimiz yıllarda Salih Rejimi ve Husiler arasındaki savaşa sahne olan Yemen bu seferde halk devriminin eşiğinde mi?

Yemen'in Kısa Tarihi

Yemen'in tarihine kısaca değinelim. Ülke, 30 Ekim 1918'de İngiliz sömürgesinden kurtularak bağımsızlığına kavuştu. Kuzey Yemen'in bağımsız olmasından sonra yönetim Zeydî imamlara geçti. 1962'de gerçekleştirilen darbeyle son Zeydi imamı olacak olan Seyfulislam tahttan indirilerek cumhuriyet rejimi ilan edildi. Ancak bu olay ülkeyi bir iç savaşa soktu ve bu iç savaş İmam Seyfulislam'ın 1967'de saltanattan tamamen feragat etmesine kadar sürdü. 5 Kasım 1967'de Kadı Abdurrahman İryani cumhurbaşkanı seçildi. Onun yönetimi 1974 Haziran'ına kadar sürdü. Yerine İbrahim Hamdani geçti ve 6 Şubat 1978'e kadar görevde kaldı. 6 Şubat 1978'de hâlen bu görevi yürütmekte olan Ali Abdullah Salih cumhurbaşkanlığına geçti.

Güney Yemen ise 30 Kasım 1967'ye kadar İngiliz işgalinde kaldı. 1969'da İki Yemen Nisan 1990'da bir birleşme anlaşması imzaladı ve bu anlaşma uyarınca 1990'da birleşme gerçekleştirildi. Güney Yemen tarafı 1994'te Kuzey'den tekrar ayrıldığını bildirerek bağımsızlığını ilan ettiyse de Kuzey Yemen yöneticileri bunu kabul etmeyerek isyancı Güney Yemen birliklerinin mevzilerine yönelik saldırılarını şiddetlendirdiler. Temmuz 1994 başlarında da Güney Yemen'in başkenti Aden'i ele geçirerek bütün Yemen'i yönetimleri altına aldılar.


Yemen diktatörü Salih, Bush ile...

Bugün itibariyle Yemen'deki taraflar şunlar:

1. Ali Abdullah Salih yönetimindeki Genel Halk Kongresi: ABD ve Suudi Arabistan desteklediği Salih Yemen rejimini temsil ediyor ve 32 yıldır ülkeyi tek başına yönetiyor.

2. Merhum Abdullah İbnu Huseyn el-Ahmer'in kurduğu Yemen Islah Birliği (et-Tecemmu' el-Yemeni li'l-Islahi): İslâmi anlayışa sahip olan parti özellikle üniversite gençliği ve kadınlar arasında etkilidir. 27 Nisan 1993 seçimlerinde 63 üyelik kazanarak ikinci parti oldu. Müslüman Kardeşler'in Yemen'deki uzantısıdır.


Bedreddin Husi

3. Husi Kabilesinin örgütlediği Zeydi İmamet Hareketi: Hareket, Yemen'de yeniden Zeydi bir İslam devletinin kurulmasını hedeflemektedir. Yemen rejimi, Husileri İran'dan destek almakla itham ediyor. Yemen'de Zeydiler Amerikan yanlısı hükümete karşı toplumsal muhalefeti örgütlüyorlar ve silahlı direniş gösteriyorlar. Bu gelişmelere karşı ABD, hükümete askeri ve ekonomik destek sağlıyor.

4. Ali Sâlim el-Beyd yönetimindeki ayrılıkçı Güney Yemen Sosyalist Partisi: Zeydi imamet yanlılarıyla işbirliği yaptığı iddia ediliyor.

5. Kâsım Selâm liderliğindeki Arap Sosyalist Baas Partisi: Irak Baas ideolojisini savunmakta. Yemen'deki el-Kaide unsurlarıyla işbirliği yaptığı iddia ediliyor.

6. Yemen el-Kaidesi: Özellikle Sünni nüfus içinde Irak ve Afganistan işgalleri sonrası etkinliğini arttıran cihadçı selefilerin çatı yapılanması. Yemen'de el-Kaide üç parça ve her biri diğerine hükümran olmaya çalışmakta. Özellikle iki farklı grup, Usame b. Ladin'in kurucu olduğu ve şu an Nasır el-Vahaişi'nin liderliğini yaptığı ana birimi etkilemeye çalışmakta. (Muhammed b. Selam, el-Kaeda in the Arabian Peninsula, Yemen Times, 17.2.2011:5; Noah Browning, Yemen, Ancestral Home of Osama bin Laden, National Yemen,13.2.2011:6)

7. Geri kalan muhalif gruplar ise genellikle Yemen İhvan'ı olan Islah hareketiyle beraber hareket ediyorlar: Hak Partisi (Hizbu'l-Hak) ve Adalet Partisi (Hizbu'l-Adl)

Muhalefet Küresel Kapitalizme Karşı

Başkanın savunucuları, hükümetin geçmişte yaptıkları hataları doğruluyor ancak muhalefetin 2008 Mayıs'ında Fransız firması Total'le imzalanan 2,8 milyar dolarlık anlaşmanın da dâhil olduğu yabancı sermaye ve ülkede yeni okullar ve yollar yapılmasına karşı çıkan muhalefeti mantık dışı olarak nitelendiriyor.

Yemen'de el-Kaide Faktörü

El-Kaide, özellikle Yemen'in Sünni kesiminde muhalefete söz hakkı tanımayan merkezî yönetime karşı gençler arasında yaygınlaşıyor. Aden'de demirlemiş ABD destroyeri Cole'e düzenlenen ve 17 ABD askerinin öldüğü saldırıdan sorumlu olduğu iddia edildi. Benzer şekilde 2002'de Fransız bandıralı petrol tankerine de saldırı düzenlenmişti.

New York Times'ın haberine göre görece olarak sakin geçen yıllardan sonra yeniden ortaya çıktılar. Geçen sene bir canlı bomba İspanyol turistlere yapılan saldırıda 9 kişiyi öldürdü. Ocak'ta el-Kaide'nin düzenlediği düşünülen saldırıda 2 Belçikalı turist hayatını kaybetti ve Mayıs'taki cami saldırısında 18 kişi öldü. El-Kaidecilerin özellikle Saddam tipi Baas ideolojisini savunan kesimlerle İhvan'ı çok yumuşak bulan Sünni gençlerin ortaya çıkarttığı tepkisellik olarak tanımlayabiliriz. Ayrıca Usame bin Ladin'in ailesinin köklerinin Yemen'de olması (Örneğin dedesinin evi Yemen'de bulunmakta) da Kaideci savaşçıların Hicaz, Somali ve Afganistan arasındaki bağlantı noktası olması El-Kaide için Yemen'i hayati bir üsse dönüştürüyor.


Arap Dikta Milli Takımı

Yemen bu zengin siyasi yelpazesine karşın, muhalefete söz hakkı tanımayan klasik bir Arap diktatörlüğüne doğru yol almakta. Ali Abdullah Salih'in muhalif söylemlere gösterdiği saygısız ve baskıcı tavrı Yemen'deki iç sorunların diyalogla çözülmesini imkânsızlaştırıyor. Diyalogun bittiği yerde ise iç çatışma başlıyor.

Zeydiler, Şii-Sünni Çatışmasını Durdurabilir!

Yemen halkının %50'sinden fazlası Zeydiyye mezhebine mensup. Zeydiyye Sünni İslam düşüncesine en yakın Şii ekol olma özelliğine sahip. Zeydiyyenin Şii-Sünni ayrışmasındaki temel noktalarda Sünniler gibi düşünen ılımlı bir Şii kolu olması aslında bu çatışmada birleştirici bir rolünün de olduğunu göstermekte. Sünnilerin kırmızıçizgileri sayılan, özellikle Resulullah'ın eşleri ve Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer başta olmak üzere sahabeye hakaret, masumiyet, mut'a, takiyye, türbelere tevessül, mehdilik vb. konularda Caferi Şiilerden çok Sünnilere yakın düşünüyorlar. Hilafet önceliğinin Hz. Ali'de olması gerektiğini savunan ancak ilk iki halifenin hilafetlerini de meşru gören bir anlayışa sahipler.

Ancak Zeydilerin Yemen halkının çoğunluğunu teşkil etmeleri ve Zeydi halkın taleplerini ifade ediyor olmalarına yönelik bir vurgu yapılmaksızın bölgedeki direniş, İran'ın Araplara karşı bir kışkırtması olarak lanse edilmeye çalışılıyor.

New York Times'ta Temmuz 2008'de çıkan bir analiz yazısında şu ifadelere yer veriliyordu: "Bazılar savaşı Şii İran ve Sünni Suudi Arabistan arasındaki bir vekâleten savaş olarak görüyor. Ancak uzmanlar ve yetkililerin çoğu San'a hükümetiyle iyi ilişkileri koruyan Tahran'ın, Şii İslam'ın bir mezhebi Zeydiliğe dâhil olan isyancılara moral desteği dışında başka bir şey veremeyeceğinde hemfikirler. Zeydilerin ve Şiilerin ortak noktaları var" diyen Politik İlerleme Forumu Başkanı Ali Saif Hasan şöyle açıklıyor: "Ancak çoğunluğu İran'a yakın olduklarını düşünüyor. İran'dan ve İran destekli Hizbullah ve Hamas gibi gruplardan etkileniyorlar."


Islah Partisi üyesi Tevekkül Karman hapse atılmadan önce bir protesto gösterisinde...

2009 Nisan ayında el-Hayat gazetesinde yayınlanan bir haberde Yemen Başkanı Ali Abdullah Salih, Husilerin Hizbullah'tan yardım aldığını iddia etmişti. İran medya kanalları da Husilerin direnişine karşı Suudi Ordusunun aktif olarak Yemen ordusuyla birlikte saldırılara katıldığına dikkat çekiyor. İki devlet ordusunun saldırısına karşı Zeydi mücahidlerin ağır kayıp vermemeleri, bazı stratejik bölgeleri ele geçirmeleri hareketin gücünü de göstermektedir. Direnişçilerin zaman zaman Suud saldırılarına karşı direnişi Hicaz topraklarına yayma tehdidinde bulunmaları da Suudi Arabistan içlerinde yer alan taban desteğini de akıllara getirmektedir. 2009'da Sayda şehrinde hem de hac mevsiminde yapılan sivil katliamı Yemen halkının hem Salih rejimine hem de Suudi kraliyetine olan öfkesini kabartmasına sebep olmuştur.


Tevekkül Karman'ın hapse atılması kendisini devrimin sembolü haline getirdi...

Son Durum

12 Şubat 2011'de ivme kazanan "Değişim Devrimi" için yapılan gösteriler sonucunda 27 kişi öldü, 75 kişi yaralandı. Muhalefetin odağı başkent San'a'daki üniversite gençliği.

Islah hareketinin öncülüğünde sürdürülen muhalefet gösterileri yine bu hareketin medya organları tarafından Yemen halkına yönelik enformasyon sağlıyor. Islah hareketi, es-Sahve (Uyanış) adında günlük bir gazete çıkarıyor. Hareketin ayrıca, el-Islah ve el-Menâr adlı iki yayını daha var. Islah hareketi İhvan kökenli teori ve pratiği gereği Yemen'de yaşanması muhtemel değişimin Mısır'da olduğu gibi barışçıl gösteriler yoluyla gerçekleştirilmesini hedefliyor. Bu sebeple de "Libya gibi olmamak için Mısır gibi değişelim." mesajını yaygınlaştırıyor.

"Şebâb yuriyd iskatul nizâm!" (Gençlik düzenin düşmesini istiyor!) sloganıyla, özgürlük ve adalet taleplerini dile getiren gösterici gençler üniversite kapısının önündeki meydana çadırlarını kurarken her yer "Ahmet Muhammed Numan Özgürlük Hareketinin İlk Kurucusu" yazılı afişlerle donatıldı. Yönetim taraftarları ise San'a Tahrir Meydanında yoğunlaşmış durumdalar.

Yemen'in önde gelen din adamı Şeyh Abdülmecid Zendani'nin himayesinde olağanüstü toplanan Sünni ve Zeydi ulema, yayımladığı bildiride, göstericilere karşı şiddetin suç olduğunu belirtti. Bildiride, göstericilere karşı şiddete başvurulmamasının yanı sıra güvenlik güçlerinin de öldürülmemesi istendi.

Uzun tereddüdün ardından Yemen'deki muhalefet partileri de Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'e karşı düzenlenen protestolara destek verme kararı aldı. Yedi muhalefet partisinin çatı örgütü, haftalardır sokaklarda gösteri yapan gençlere destek amacıyla salı günü büyük miting düzenlemeyi kararlaştırdı. Devlet Başkanı Salih'e sırt çeviren etkili kabile liderleri de ilk kez cumartesi günü protestolara katılmıştı. Geçen hafta tüm muhalefet partileri gibi protestoculara destek verdiğini açıklayan Haşit aşiretinin lideri Şeyh Hüseyin Bin Abdullah el-Ahmar orduya, protestoculara karşılık vermeme çağrısı yaptı. Devlet Başkanı Salih ise Pazar günü ülke bütünlüğüne karşı entrikalar konusunda uyarıda bulunarak, ordunun kanının son damlasına kadar ülkeyi koruyacağını duyurmuştu.

Ancak Salih, 28 Şubat itibariyle geri adım attı. Muhalefet koalisyonunun sözcüsü Muhammed es-Sabri, Ali Abdullah Salih yönetiminin yıkılmasını isteyen halkın yanında olduklarını, bundan dönüş olmadığını belirtti. Yemen'de muhalefet partileri, Ali Abdullah Salih'i devirmek için genç protestoculara katıldıklarını açıklamıştı.

Muhalefet partileri daha önce ise "bekle gör" stratejisi izleyip, protestoculara katılmakta isteksiz kalmışlardı.

Ali Abdullah Salih'in bağlı bulunduğu aşiretin iki güçlü lideri de önceki gün, Salih'i desteklemekten vazgeçtiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, önce gösterileri "kabul edilemez" olarak nitelendirmiş, geçen hafta ise emniyet güçlerine, hükümet karşıtı ve hükümet yanlısı grupları ayrım gözetmeden koruma emri vermişti.


2009'daki katliamdan...

Gözlemciler, Ali Abdullah Salih'in çaresizlik içinde protesto gösterilerinin büyümesini durdurmaya çalıştığını söylüyor. İnsan hakları kuruluşlarından Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü), ülkede gösteriler sırasında çıkan çatışmalarda en 27 kişinin öldüğünü bildirmişti. Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü) de polisin göstericilere acımasızca davrandığını ve şok tabancası kullandığını duyurmuştu.

ABD ve Batılılar Neden Kaygılı?

Yemen'in aşiretlere dayalı çok parçalı yapısı ancak Zeydi imamet sisteminin tekrar tesis edilmesiyle bir arada tutulabilir. Ancak ülkedeki Sünni/Şafii halk kesimleri ve sosyalistler farklı kesimlerin tamamının temsil edileceği bir halk platformunun kurulmasından yanalar. Muhtemel bir Husi-İhvan yakınlaşması Yemen'in kaderini böylesi bir birliğe taşıyabilir. Ya da Yemen, diktatörlüğün tasfiyesinden sonra kaotik bir bölünmeyle de karşılaşabilir. İyimser ya da kötümser herhangi bir Yemen "değişim devrimi" her halükarda özellikle Suudi diktasını ve Umman sultanlığını da etkileyecektir. Özellikle Suudi saltanatının Husi hareketinden rahatsızlık duymasının sebebi kendi ülkesindeki mezhebî azınlıkların da harekete geçebileceğinden korkmasından kaynaklanmaktadır.

Yemen'in Kızıl Deniz'e açılan kapı olması ve Somali-Hicaz-Hint Okyanusu üçgenindeki stratejik konumu bugüne kadar Salih yönetimine ABD'nin çıkarları doğrultusunda destek vermesini "anlamlı" kılıyordu. Yemen'de gerçekleşmesi muhtemel bir iktidar değişiminin bölgedeki tüm dengeleri de geri dönülemeyecek biçimde değiştireceği göz önüne alındığında Yemen'in en az Mısır kadar kritik bir bölge olduğu hatırdan çıkartılmamalı. Yemen'de rejim karşıtı en önemli iki muhalif hareket olan Husiler ve İhvan-ı Müslimin'in de İslami hareketler olması ve bu muhalefetin yanında sosyalist ve selefilerin de anti-emperyalist karakterde olmaları Batılı gözlemcileri kaygılandırıyor.

HAKSÖZ-HABER

  • Yorumlar 2
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim