Yemen’de Başkanlık Sarayı Husilerde

21.01.2015 09:00
Yemen’de Başkanlık Sarayı Husilerde
Yemen'in başkenti Sana'da Şii Husiler Devlet Başkanlığı Sarayı'nı ele geçirdi. Yemen Enformasyon Bakanı, Cumhurbaşkanı Hadi'nin şiddetli bombardıman altında olduğunu açıkladı.

Al Jazeera muhabiri Said Sabit, Husilerin Sana'nın Sittin Caddesi'nde Devlet Başkanı Hadi'nin konutunu tamamen ele geçirdiğini belirtti. Sabit, Devlet Başkanı'nın konutunun önündeki çatışmaların durduğunu, patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.

Çatışmalarda en az 2 muhafızın öldürüldüğünü aktaran Sabit, Devlet Başkanı Hadi'nin 'iyi durumda' olduğunu ifade etti.

Yemen İletişim Bakanı Nadiye Sakkaf, Başkanlık Sarayı'nın yönetimi yıkmak isteyen silahlı milislerin saldırısı altında olduğunu açıkladı.

Husilerin Başkanlık Sarayı’nı kuşatmalarının ardından Yemen hükümeti, siyasi grupları Salı günü olağanüstü toplantıya çağırmıştı. Devlet Başkanı Abdu Rabbu Mansur Hadi'nin başkanlığında yapılan toplantı devam ediyor. Toplantıda siyasi gruplar, ülkede yaşanan krizden çıkış yollarını tartışıyor. 

Yemen Hükümet Sözcüsü Racih Badi, toplantıyla ilgili henüz net bir bilgi gelmediğini söyledi.

'Hırsımızın sınırı yoktur'

Husiler Hareketinin Lideri Abdulmelik Husi, hareketinin ‘hırsının sınırı olmadığını’ ifade etti. Husi, "tüm seçenekler önümüzde açık. Ülkedeki durumu düzeltmek için ufkumuzun limiti yok" dedi

Husi, Başkanlık Sarayına düzenlenen baskıyı değerlendirmek amacıyla yaptığı görüntülü konuşmada, bir sonra ki adımın ‘Barış ve Siyasi Katılım Anlaşmasının’ yürürlüğe girmesini sağlamak olacağını dile getirdi.

Devlet Başkanı Hadi’yi ülkenin yaşadığı krizlerden sorumlu tutan Husi, “Devlet Başkanı Hadi, imzalanan anlaşmayı uygulamış olsaydı, şu an yaşadığımız krizlere gelmezdik” dedi.

Hadi’nin ülkede yolsuzluğu korumaya çalıştığını öne süren Husi, kendi cemaatinin bu girişimde amacının ülkede ‘yolsuzluğu bitirmek’ ve ‘gerçek siyasi katılımı’ sağlamak olduğunu söyledi.

Husi, ülkedeki yönetimin El Kaide’ye ordunun silahlarını yağmalamak, ülkenin büyük bir kısmını ele geçirmek ve bankaların parasını yağmalamak için fırsat verdiğini öne sürdü.

Ülkede siyasi grupların üzerinde uzlaştığı anayasa tasarısının ‘Barış ve Siyasi Katılım Anlaşmasına’ bir darbe oluşturduğunu söyleyen Husi, Hadi yönetiminin oyalama teknikleriyle kriz yarattığını ve söz konusu siyasi katılım anlaşmasını ihlal ettiğini dile getirdi.

Husilere bağlı Ensarullah Hareketi Siyasi Büro Üyesi Muhammed Bahiti, çatışmaların durduğunu, Devlet Başkanı Hadi ve siyasi müsteşarlarının yanında Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı ile müzakere yürüttüklerini ifade etti.

Al Jazeera’ya konuşan Bahiti, Hadi’nin hedef almadıklarını, ancak daha önce imzalanmış olan ‘Barış ve Siyasi Katılım Anlaşmasının’ yürürlüğe girmesini sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

BM'den 'meşru yönetim' çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel sekreteri Ban ki-Mon, Yemen'de tüm tarafları çatışmaları durdurmaya, 'meşru yönetimi' geri kazandırmaya çağırdı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Yemen krizi ile ilgili özel toplantısı hakkında konuşan Ban, ülkede gerçekleşen şiddet olaylarından 'son derece endişeli' olduklarını dile getirdi.

Ne olmuştu?

Yemen’de Pazartesi günü Husilerle Devlet Başkanlığı Sarayı Muhafızları arasındaki çatışmalarda 9 kişi ölmüş, 67 kişi de yaralanmıştı.

Devlet başkanı Hadi, Başbakan Bahhah ve Husi danışmanıyla bir toplantı yapmış ve ardından çatışmaları durdurmak amacıyla bir komisyon kurulduğu açıklanmıştı.

Hükümet Sözcüsü Racih Badi, ateşkesin devreye girmesi ardından Husilerin Başbakan Halit Bahhah'ın konut olarak da kullandığı Başbakanlık binasını kuşattığını ifade etti.

AFP'ye konuşan Badi, ağır silah donanımlı Husilerin başbakanlık binasnının tüm girişlerini kapattığını, Başbakan Bahhah'ın hala binada bulunduğunu söyledi.

Buna rağmen çatışmaların önüne geçilemedi.

Başbakan'ın konvoyuna saldırı

Al jazeera muhabiri Husilerin Pazartesi günü Yemen Başbakanı Halid Bahhah'ın konvoyuna ateş açıldığını bildirmişti. Yemen Enformasyon Bakanı saldırıya ilişkin Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada ‘Saldırı Başbakan’ın konvoyuna yönelikti. Kendisi iyi ama henzü daha güvenli bir bölgeye ulaşamadı. Devlet Başkanı, Başbakan ve Husi danışmanı arasındaki toplantı sona erdi. Ateşkesin uygulanması için bir komite kurulmasına karar verildi. Herkes ateşkesi kabul etti ama üçüncü taraf bunu engelliyor. Bunlar eski rejimin unsurları. Bugün olanlar bir darbe girişimiydi’ demişti.

'Tam anlamıyla bir savaş'

Husi Hareketi Siyasi Büro üyesi Muhammed Bahiti, Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada başkent Sana’da yaşanan çatışmaların sorumlusu olarak Devlet Başkanı Abdu Rabbu Mansur Hadi’yi göstermişti.

Bahiti, ‘Sana’da yaşanan tam anlamıyla bir savaştır. Herkes savaşı kendi hesabına kazanmak için çalışıyor. Bu tabii bir şey. Saldırıyı başlatan yönetimdir, biz değiliz. Yönetim saldırılarını durdurmazsa tabii ki çatışmalar devam edecektir’ ifadelerini kullandı.

Şiddetin önüne geçilemiyor

Yemen’de eski devlet başkanı Ali Abdullah Salih’in görevini bırakmak zorunda kaldığı 2011'deki ayaklanmanın ardından ülkede istikrar ve güvenlik sorunu sürüyor.

Güneyde ayrılıkçı Güney Hareketi, Yemen güvenlik güçleriyle çatışıyor. Kuzeyde ise Şii Husiler ile Sünni aşiretler ve ordu arasında sık sık çatışma yaşanıyor.

El Kaide ise güçlü olduğu birçok bölgede üslerini Yemen ordusuna kaptırıyor, buna karşın petrol ve doğalgaz borularına saldırarak orduyu operasyondan vazgeçirmeye çalışıyor.

Hasar gören boruların tamiri güvenlik nedeniyle uzun süre alıyor, bu nedenle de ülkede sık sık doğalgaz ve petrol arzında ciddi sorunlar yaşanıyor.

Yemen'de açlık sınırında yaşayan insan sayısı 10 milyona yaklaşmış durumda.

Hadi: İstikrarsızlığın sebebi İran

Son dönemde Yemen'de Şii Husiler ülkede bazı kentlerdeki birçok önemli noktayı ele geçirdi. Ele geçirilen yerler arasında birçok hükümet binası da bulunuyor.

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabbu Mansur Hadi, İran'ı ülkesinin güvenliğini ve istikrarını sarsmakla suçlamıştı.

Hadi, İran'ın Yemen'deki bazı gruplara silah gönderdiğini de ifade etmişti.

Suudi Arabistan ise güneydeki komşusu Yemen'deki gelişmelerden rahatsız olan ülkelerin başında geliyor. Şii bir hareket olan Husilerin bu denli yükselmesi Suudi Arabistan ve diğer körfez ülkelerinin gözlerini bu ülkeye çevirmesine neden oldu.

Kaynak: Al Jazeera

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim