Yaz sıcakları ve Cehennem

23.08.2010 05:45

Ali Ünal

Cennet ve Cehennem, dünyadaki hadiselerin ve yerin şuurlu ve sorumlu sâkinlerinin amelleriyle ürettiği ürünlerin toplanacağı iki mahzen; bu hadise ve amellerin biri hayırları, iyilikleri, diğeri kötülükleri, şerleri taşıyan iki ırmak gibi aktığı ve neticede boşalacağı iki büyük havuzdur.

Bu havuzlardan biri olan Cehennem, İlâhî kahır ve azametin tecelli yeri olarak altta yer alacak ve kötü ameller, dünyanın kötü ürünleriyle dolacaktır. Üstte yer alacak Cennet ise İlâhî lütuf ve rahmetin tecelli yeridir. Meyvenin varlığı ağacın varlığı kadar, neticenin varlığı silsilenin varlığı kadar, mahzenin varlığı ürünün, havuzun varlığı, ırmağın varlığı kadar kesindir.

Şirk ve küfür öyle cürümlerdir ki, kâinatın bütün kemalâtına, ulvî hukuklarına, kudsî hakikatlerine, her bir şeyin, her bir varlığın Allah'a olan şahitliğine, her bir varlığın hakkına, şerefine ve haysiyetine bir tecavüzdür. Ayrıca, hayatlarında tek bir yalanın, sahtekârlığın olmadığı yüz bini aşkın peygamber ile onlara tâbi olan milyonlarca asfiyâ, evliyâ ve milyarlarca mü'minleri dünyanın en yalancı ve sahtekâr, en kolay aldanan ve en ahmak insanları olmakla suçlamak manâsına gelir. Bunu ancak Cehennem temizleyeceği gibi, dünyada o kadar korkunç zulümler, tahripler, cinayetler işlenmektedir ve öyle işler olmaktadır ki, "Yaşasın Cehennem!" der ve dedirtir. Evet, Cehennem lüzumsuz olmadığı gibi, Cennet de ucuz değildir ve mühim fiyat ister.

İman veya küfürdeki, iyi veya kötü işler yapmadaki durumları, seviye veya seviyesizlikleri, yaptıkları işler ve davranışlarındaki niyetleri, samimiyetleri, Allah yolundaki fedakârlıkları veya insanları bu yoldan alıkoymaktaki çalışmaları gibi pek çok faktörler sebebiyle nasıl insanlar dünyada derece derece ise Âhiret'te de Cennet'in ve Cehennem'in dereceleri/derekeleri, menzilleri, katmanları bulunacak, Cennetliklerin Cennet'ten istifadeleri gibi, Cehennemliklerin de azabı birbirinden farklı olacaktır. Kur'ân, Cehennem'in katmanları veya ondaki azap çeşitleri için yedi farklı isim kullanır: Cehennem, Nâr (Ateş), Saîr (Alevli Ateş), Cahîm (Kızgın Alevli Ateş), Hutame (Yok Eden Ateş), Sekar (Kavuran Ateş), Lezâ (Kuduran Alev). Bunun yanı sıra Cehennem, Zemherir denilen kavurucu soğuğuyla da yakacaktır.

Yerküre, güneşin etrafındaki yıllık hareketiyle, Âhiret'te Mahşer Yeri olarak ortaya çıkacak geniş bir daire çizer. Cehennem, dünyaya yansıyan varlığıyla yerin bu yıllık dönüş yörüngesinin altındadır. Ateşi ışık vermediği için görünmemektedir. Bu yörüngede o kadar başka varlıklar vardır ki, ışık vermediklerinden dolayı onları göremiyoruz. Nitekim ay da, güneşten aldığı ışık ölçüsünde tam veya eksik görünür ya da hiç görünmez. Öbür âlemin diğer menzilleri de bizden gizlidir; bizim gözümüz burada onları da göremez.

Bir küçük Cehennem vardır, bir de asıl büyük Cehennem. Küçük Cehennem, yerin altında veya merkezindedir. Yerin altına doğru her 33 metrede sıcaklık 1°C artar. Yerin yarıçapı 6.000 km olduğuna göre, yerin altında yaklaşık 200.000 °C'lik bir sıcaklık var demektir. Bu miktar, Cehennem'le ilgili bir hadise aynen uymaktadır. Küçük Cehennem, bu dünyada ve kabirde büyük Cehennem'in bazı fonksiyonlarını görür. O, Âhiret'te büyük Cehennem'e dahil olacak ve muhtevasını ona boşaltacaktır.

Hadis-i şerifler, büyük Cehennem'in de bu dünya ile bazı münasebetleri olduğunu ifade buyurmaktadır. Çok defa, varlıklarına inanmak imanın şartlarından olmasına ve bizimle, hayatımızla çok yakından alâkadar bulunmasına rağmen meleklerin varlığından habersiz yaşadığımız gibi, hayatın hayhuyları da bizi Kur'an'ın neredeyse üçte birini tutan Âhiret'i düşünmekten alıkoyabiliyor. Hadis-i şerifte, yaz sıcağı için Cehennem'in kaynamasından bir sıcaklık olarak söz edilir. Ve insan kâinat ağacının çekirdeği ve yeryüzünün halifesi, içindekilerle birlikte gökler ve yer onun hizmetine sunulmuş olmakla, yaz sıcaklarının aşırı kaynamasının elbette amellerimizle alâkası vardır ve elbette ikaz da ihtiva etmektedir.

ZAMAN

  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim