1. HABERLER

  2. HABER

  3. YAŞ'ta İhraç Edildim Diye Kimse İş Vermedi
YAŞta İhraç Edildim Diye Kimse İş Vermedi

YAŞ'ta İhraç Edildim Diye Kimse İş Vermedi

12 Eylül referandumu, YAŞ'ta ordudan atılarak hayatları karartılan subay ve astsubaylar için bir başka anlam taşıyor. Kimi pazarcılık, kimi benzin istasyonunda pompacılık yapan eski askerler, YAŞ kararlarına yargı yolunun açılacağı referandumu iple çekiyo

A+A-

 Astsubay Osman Kaçmaz, iş başvurusu yaptığı kapılar yüzüne kapanınca, böbreğini satmayı bile düşünmüş. Lojmandan çıkarılan Harp Okulu birincisi Yüzbaşı Cengiz Kömürcü ise 'hayır' isteyenlere soruyor: "Haksızlık devam mı etsin?"

"Mesleksizlik ve ordudan ihraç edilmenin doğurduğu ekonomik sıkıntılar kemiğe dayanınca böbreğimi satışa çıkartmak zorunda kaldım." 28 Şubat sürecinde sorgusuz sualsiz ordudan atılan takdirname sahibi bir YAŞ mağduruna ait bir cümle bu. Hava Astsubay Osman Kaçmaz, şimdilerde pazarlama işiyle uğraşıyor. YAŞ kararlarına yargı yolunu açan referandum tarihini 'iade-i itibar günü' olarak gören Kaçmaz, 12 Eylül'ü sabırsızlıkla bekleyen yüzlerce mağdurdan sadece biri.

Meslek hayatı başarılarla dolu Kaçmaz'ın yürek burkan hikâyesi 13 yıl önce, emekliliğine 6 ay kala meslekten ihraç edilmesiyle başladı. Lojmandan atıldığı için kirada oturmak zorunda kalan Kaçmaz, bir babaydı ve ondan ekmek bekleyenler vardı. Arabasını satıp bir süre evini geçindirdi. Askerlikten başka mesleği olmayan Kaçmaz, bugüne kadar çok sayıda iş değiştirdi. Ekonomik sıkıntılarla başa çıkamayınca psikolojik bunalıma girer ve çareyi böbreğini satmakta bulur. Bu kararından yakın arkadaşlarının desteğiyle dönen Kaçmaz, "Referandumda, yaşadığım sıkıntıların kaynağı olan şûra kararlarının hesabını sormak için 'evet' diyeceğim." diyor.

1998 yılı YAŞ kararları ile ordudan ihraç edilen Kıdemli Yüzbaşı Cengiz Kömürcü'nün çektikleri de Kaçmaz'ın yaşadıklarından farklı değil. Hikâyeleri farklı olmasa da haksızlığın yol açtığı çile aynı. Ordudan atıldıktan sonra bütün özlük haklarını kaybeden Yüzbaşı Kömürcü, geçimini sağlamak için yurtdışına çıkıp kaçak işçi olarak pompacılık ve kasiyerlik yapmış. Ordudan ihraç edildiği için güvenlik şirketlerine alınmayan Kömürcü, yaklaşık 10 aydır kirasını ödeyemiyor.

Yüksek Askerî Şûra'nın (YAŞ) kararttığı öyle hayatlar var ki, 'irtica gerekçesi' ile ihraç edilen 1700 askerin, adeta 1700 ayrı dramı var. Zaman dün emekliliğine üç ay kala YAŞ kararıyla ordudan atılan usta edebiyatçı İskender Pala, Tabip Albay Mustafa Kahramanyol ve Mustafa Hacımustafaoğulları'nın 12 Eylül referandumuyla ilgili görüşlerini manşetine taşımıştı. Fakat Pala ve Kahramanyol'dan daha şanssız olanlar var. Çünkü onların askerlik dışında başka meslekleri yoktu. Çoğunun 28 Şubat'ta başlayan çileli hayatları hâlâ sürüyor. Sırf dindar oldukları için ya da eşleri başörtülü olduğu için yaşadıkları zulmü, "Bir biz bir de Allah bilir." diye anlatıyorlar. Kara Harp Okulu Piyade Bölümü'nü 1982 döneminde birincilikle bitiren Kıdemli Yüzbaşı Cengiz Kömürcü'nün (46) dramı da bunlardan biri. YAŞ'ta ihraç edildiği haberini, bir aylık operasyondan geldikten sonra almış. Gerekçe ise eşinin başörtülü olması. Fakat kayıtlara, tıpkı İskender Pala'da olduğu gibi 'disiplinsizlik' diye geçmiş. 17 yıl görev yaptığı ordudan ihraç edildikten sonra geçim sıkıntısı da başlamış. Yurtdışındaki kaçak işçilik, pompacılık ve kasiyerlik maceralarından sonra iş için başvurduğu her kapı ordudan atıldığı gerekçesiyle yüzüne kapatılmış. Atıldığı günden beri maddi sıkıntıları devam eden ve şu an işsiz olan Kömürcü, İstanbul Büyükçekmece'de oturduğu evin kirasını 10 aydır ödeyemiyor. Kredi kartı borcunu çevresinden ödünç alarak kapatıyor. "Piyasa alanında mesleğim olmadığı için ithalat ihracat kursuna bile gittim." diyen Kömürcü, profesyonel askerlik yaptıktan sonra sivil hayatta meslek edinme sıkıntısını fazlasıyla çektiğini anlatıyor.

1997 Aralık YAŞ'ında, emekliliğine 6 ay kala disiplinsizlik gerekçesiyle ordudan ihraç edilen Hava Astsubay Osman Kaçmaz'ın hikâyesi de benzer. Emeklilik hesapları yaptığı ve yeni bir hayat kurmayı planladığı bir dönemde ihraç kararıyla şoka uğrar. Birçok üstün başarısına rağmen "disiplinsizlik" kararıyla ihraç edilmesi onu derinden yaralar. Kaçmaz geçimini sağlamak için çeşitli firmalarda pazarlama elemanı olarak çalışır. Çalıştığı işyerinde ordudan ihraç edilen asker kökenli biri olması nedeniyle uyum problemi yaşar ve işyerinden ayrılmak zorunda kalır. Bakkal dükkânı işletmeye başlayan Kaçmaz, esnaflığı bir yıl kadar yaptıktan sonra dükkanı zararına devreder. Kirada oturan Kaçmaz'ı ekonomik sıkıntılar psikolojik bunalıma iter. Evine ekmek götürmek için böbreklerinden birini bile satmayı düşünür. En son ev aletleri pazarlamacılığı yapmaya başlayan Kaçmaz kapı kapı dolaşarak sattığı ürünlerle ailesinin geçimini temin etmeye çalışıyor. YAŞ mağduru astsubayı en çok TSK'dan ihraç sebebi üzüyor. Bilgi edinme yasasından faydalanarak neden TSK'dan ihraç edildiğini öğrenmek isteyen Kaçmaz'a gelen cevap çok ilginç, "Nizamı Alem isimli dini bir örgüte üye olmaktan dolayı ihraç edildiniz". Bugüne kadar bu dini örgütün ismini duymadığını söyleyen Kaçmaz, "Çektiğim sıkıntıların kaynağı hak ihlalleri içeren şûra kararları, 12 Eylül gününü nefes alma günü ilan edeceğim." diyor.

ZAMAN

HABERE YORUM KAT