1. HABERLER

  2. HABER

  3. Yasakçılar Öğretmeni Temizlikçi Yapmışlar
Yasakçılar Öğretmeni Temizlikçi Yapmışlar

Yasakçılar Öğretmeni Temizlikçi Yapmışlar

28 Şubat sürecinde öğretmen olan Aysel Soyalan’ı başörtülü olduğu gerekçesiyle temizlik işlerinden sorumlu eleman yapmışlar.

A+A-

28 Şubat sürecinde öğretmen olan Aysel Soyalan’ı başörtülü olduğu gerekçesiyle temizlik işlerinden sorumlu eleman yapmışlar. 28 Şubat döneminde psikolojik baskılara maruz kaldığını belirten Soyalan, “Önce okuttuğum sınıf zorbalıkla elimden alındı. 2 ay yerime gelen öğretmenle birlikte aynı sınıfa birlikte girdik. Baskıların artması üzerine sınıfı terk etmek zorunda kaldım” dedi.

28 Şubat sürecinde başörtüsünden taviz vermeyen öğretmenin başına gelmeyen kalmamış. Psikolojik baskı, uyarı, kınama ve maaş kesme cezalarından sonra meslekten atılan başörtülü sınıf öğretmeni Aysel Soyalan’ın, Kilis’te görev yaptığı 1998 yılında görevinden el çektirildiği gibi okuluna temizlikçi yapıldığı ortaya çıktı.

“Okulun Temizlik İşlerinden Sorumlusunuz”

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu’na ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan sınıf öğretmeni Aysel Soyalan’ın, Kilis’te görev yaptığı 1998 yılında yıldırılmak amacıyla “temizlikçi” olarak görevlendirildiği ortaya çıktı. Akit’in ulaştığı Kilis Valiliği Mehmet Ferhat Koçaslan İlköğretim Okulu Müdürlüğü’nün 09.09.1998 tarih ve 243.1/566 sayılı kararına göre başörtülü sınıf öğretmeni Soyalan, öğrenci azlığı gerekçe gösterilerek “okulun temizlik işleriyle” görevlendirilmiş. Okul Müdürü Hikmet Özbezek imzasını taşıyan belgede, şu ifadeler yer alıyor: “1998-1999 Eğitim-Öğretim yılında öğrencilerimizin az olması ve sınıf olmaması sebebiyle sizlere sınıf verilmediğinden dolayı öğretim yılı içerisinde okulumuzun temizlik işleri, araç gereçlerinin bakım ve onarımından sorumlusunuz. Gereğini bilgilerinize sunarım.”

“Okuttuğum Sınıf Zorbalıkla Elimden Alındı”

Aysel Soyalan, yaşadığı sıkıntı dolu günleri Akit’e anlattı. 1988 yılında Kilis’te sınıf öğretmeni olarak mesleğe başladığını belirten Soyalan, “1997 yılına kadar ufak tefek sorunlar hariç görevime problemsiz devam ettim” dedi. 28 Şubat süreciyle birlikte psikolojik baskılara maruz kaldığını belirten Soyalan, “Önce okuttuğum sınıf zorbalıkla elimden alındı. 2 ay yerime gelen öğretmenle birlikte aynı sınıfa birlikte girdik. Baskıların artması üzerine sınıfı terk etmek zorunda kaldım” diye konuştu.

“Öğretmen Değil, Sanki Teröristtim”

Verilen uyarı cezalarının ardından defalarca sürgün edildiğini belirten Soyalan, şunları söyledi: “Bu sırada cezalar arka arkaya geliyordu. Bir başka okula sürgün edildim. Gittiğim okulda öğretmen değil, sanki teröristtim. Elime tutuşturulan bir kağıtta, okulun temizliğinden sorumlu olduğum yazılıyordu. Bunlar yetmedi bir de hakkımda olumsuz sicil raporu verildi. Mahkemeye başvurdum. Mahkeme kılık-kıyafetten dolayı olumsuz sicil raporu verilebileceğine dair karar verdi. Önce uyarı cezası, sonra kınama cezası, daha sonra da aylıktan kesme cezası verdiler. En sonunda Ekim 1999’da meslekten attılar.”

“Yaşadığım Sıkıntılar Yüzünden Hastalandım”

Meslekten atıldıktan sonra işsiz kaldığını, psikolojik problemler yaşadığını ve bu sebeble hastalandığını belirten Soyalan, şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 6 yıl işsiz gezdim. Atıldıktan sonra geçinmek için başvurduğum bütün kapılar yine aynı sebebden yüzüme kapandı. 4 tane çocuk okutuyordum. Maddi ve manevi sıkıntılar hayatımızı altüst etti. Psikolojik baskılara ve maddi sıkıntılara daha fazla dayanamayıp hastalandım. Verem, kanser, hepatit vb. tanılar sırasıyla konarken, yaklaşık üç yılım hastanelerde geçti. Ailem ve çocuklarım çok yönlü olarak olumsuz etkilendiler.”

“Sadece tek sevdiğim mesleğimi yapmak istiyorum”

2006 yılında getirilen sicil affı ile göreve yeniden başladığını belirten Soyalan, “Ancak problemlerimiz halen sürüyor. Eskiden başörtülüsün diye okuldan atmak istiyorlardı. Şimdi ise seni korursak bize zarar verirsin diye istemiyorlar. Halen kurumlarda tehdit olarak görülüyoruz. Benim ne şahıslarla ne de kurumlarla herhangi bir problemim yok. Sadece çok sevdiğim yapamadığım görevimi, inancımdan taviz vermeden yapmak istiyorum. Devlete ve millete, devletini ve milletini seven hayırlı nesiller yetiştirmek istiyorum” diye konuştu.

Hasan Tosun / Yeni Akit 

HABERE YORUM KAT