1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. ZONGULDAK

  4. Yasakçı MEB Genelgesi Ereğli'de Protesto Edildi
Yasakçı MEB Genelgesi Ereğlide Protesto Edildi

Yasakçı MEB Genelgesi Ereğli'de Protesto Edildi

Kdz. Ereğli İş Bankası önünde toplanan Feda-Der yönetimi MEB tarafından yayımlanan kılık kıyafet yönetmeliğini eleştirerek, 'Yasakçı MEB yönetmeliğine Hayır' sloganları attılar.

A+A-

Kısa adı Feda-Der olan Kdz. Ereğli Fikir Eğitim İçin Dayanışma ve Adalet Derneği, Milli Eğitim Bakanlığınca 27 Kasım 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan kılık kıyafet yönetmeliğini eleştirerek, başörtüsüne şartsız sınırsız özgürlük istediklerini belirtti.

Kdz. Ereğli Feda Der Dernek Sözcüsü Davut Çevik, İş Bankası önünde yapılan basın açıklamasında, kılık kıyafet yönetmeliği ile eğitim alanında süregelen yasakçı zihniyetin sona erdirildiği iddiasının boş bir iddia olduğunu belirterek, 12 Eylül darbecilerince dayatılan yönetmeliklerden kaynaklanan başörtüsü yasağının ruhu bu yeni yönetmelikte aynen korunmaktadır dedi.

eregli-20121203-2.jpg

eregli-20121203-3.jpg

Basın açıklamasının tam metni:

'İDDİA BOŞ BİR İDDİADIR'

Milli Eğitim Bakanlığının yeni kılık kıyafet yönetmeliği özgürlük alanını genişletmek ve mağduriyetleri gidermek noktasında beklentileri karşılamaktan uzak bir adım olmuştur. Bakanlıkça gelecek öğretim döneminden itibaren uygulanmak üzere hazırlanan ve 27 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kılık kıyafet yönetmeliği ile eğitim alanında süregelen yasakçı zihniyetin sona erdirildiği iddiası boş bir iddiadır.

Bu yönetmelikten sonra da okullarda gerek öğrencilerin, gerekse de öğretmenler ve diğer çalışanların yıllardır maruz kaldıkları çirkin, hukuksuz, iğrenç, başörtüsü yasağı aynen devam edecektir. Daha da acısı şudur ki, darbeci kirlilikle her alanda mücadele edildiğinin iddia edildiği bir vasatta, 12 Eylül darbecilerince dayatılan yönetmeliklerden kaynaklanan başörtüsü yasağının ruhu bu yeni yönetmelikte aynen korunmaktadır.

'MEB'İ UYARIYORUZ'

'Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik' içinde yer alan okul içinde baş açık ifadesi bu ülkede İslami kimliğimize yönelik baskıcı mantığın korunduğunun bir göstergesidir. Mümin hanımların ve kızların, Rablerinin emrine icabet niyetiyle başlarını örtmelerinin şu veya bu mekanda, şu veya bu mesleği icra ederken yasaklanabileceğine, sınırlanabileceğine dair bir yaklaşım tümüyle gayrı meşru bir yaklaşımdır; insanlar üzerinde ilahlık iddiasının bir yansıması ve açık bir tuğyan eylemidir. İnanç özgürlüğünün hakları ilkelerine de, hukuk devleti mantığına da aykırı olduğu tartışmasızdır.

Milli Eğitim Bakanlığını ve AK Parti hükümetini, özgürlük alanlarını belli düzeylerde geliştirme adına şu veya bu zeminde inancımıza ve kimliğimize yönelik yasakçı, dayatmacı uygulamaları içselleştirecek bu tür adımlar atmamaları için uyarıyoruz. İnancımız, kimliğimiz pazarlığa tabi değildir. İnanç yasağı temel bir sorun, bu ülkenin kanayan yarasıdır. Kısmi düzeltmelerle, yüzdelik oranlarda azaltmalarla bu sorunu çözemezsiniz. Bu sorun ancak açık, dürüst, cesur bir tutum alışla ve eşitlik ve adalet temelinde bir hukuk mantığıyla çözülebilir.

'VEBALİN MAĞDURU DEĞİL, UYGULAYICISI POZİSYONUNDALAR'

Halen pek çok okulda başörtülü eğitim görme ısrarlarından dolayı pek çok kızımız baskılara maruz kalmaktalar. Kimi yerlerde Gestapo zihniyetli idareciler ve kişiliksiz, korkak yetkililer yüzünden 13-14 yaşlarındaki çocuklarımız okuldan okula sürgün edilmekteler. 12 Eylül ve 28 Şubat darbe süreçlerinde belki bu tür tablolar sıradan karşılanıyor, vaka-ı adliyeden addedilebiliyordu. Sizin bu zalimlerden ve zulüm dönemlerinden farkınız sadece İmam Hatip okullarında ve seçmeli Kuran derslerinde başörtüsü takabilme serbestîsi mi olacak? Buna razı olacak mısınız? Bilin ki, biz asla razı olmayacağız!

Türkiye'de en netameli konulara bile girebilen, bu konuları tartışmaya açarken cesur davranabilen bir hükümetin, başörtüsü yasağı söz konusu olunca, konuyu sükunetle geçiştirmeye çalışmasının hatta laik kesimin endişelerini giderici bir pozisyon almasının hiçbir anlaşılır koşulu kalmamışken artık büyük bir vebalin mağduru değil uygulayıcısı pozisyonuna düştüklerini de görmelidirler.

Dolaylı biçimde de olsa başörtüsü yasağı içeren yeni yönetmelik yanlış, zaaflı bir düzenleme olmuştur. Başörtüsü ve yasak kavramlarını herhangi bir biçimde ve herhangi bir yerde yan yana getiren, bir arada zikreden, tahayyül eden bir uygulamanın sizin tarafınızdan da asla kabul edilmemesi, içselleştirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor; yanlıştan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. 

HABERE YORUM KAT

9 Yorum