YAŞ tahtaya kim bastı

07.08.2010 17:30

Roni Margulies

Kendi Anayasa’sını yaptıktan sonra, AKP şimdi de kendi Silahlı Kuvvetleri’ni yaratıyor.

Yandık vallahi! Eyvah ki eyvah!

Sivil diktatörlüğü kurdular, sivil vesayeti oluşturdular, yetmedi!

Şimdi bu menfur sivil komplonun askerî ayağını da şekillendiriyorlar.

Kurtuluş Savaşı’nda harikalar yaratan şanlı antiemperyalist ordumuz da elden gidiyor.

Demokrasimizin teminatı, bağımsızlığımızın simgesi, insan haklarının yılmaz savunucusu Silahlı Kuvvetlerimiz hükümetin emrine giriyor.

Anayasa’yı uluslararası sermayenin çıkarları doğrultusunda değiştirmeye çalışan bu hükümet, şimdi de antiemperyalizmin son kalesi olan Genelkurmay’ı kendine bağlıyor.

Yukarıdaki sözleri henüz bir yerde okumadım. Ama Cumhuriyet ve Birgün gazetelerinin yazar ve okurları arasında, İzmir’de, Alevi Dernekleri ve TMMOB yönetim kurullarında bunları düşünenler olduğundan kuşkum yok. Yakında yazarlar, söylerler.

Yüksek Askerî Şûra kararları, kimin orgeneral, kimin emekli olacağı, genellikle solda kimsenin önemsediği bir şey olmamıştır.

Zaman zaman, Genelkurmay Başkanı olması beklenen bir generalin “iyi” veya “kötü” olduğu, darbeciliğe sıcak veya soğuk baktığı gibi dedikodular duyulur. Ama dedikoduların ötesinde pek de ilgimizi çekmez YAŞ.

Çekmemesi makul. Bize ne?

Evet, Genelkurmay Başkanı’nın kimliği ve siyasî eğilimleri bazen önemli olabiliyor. Düşündüğümde soğuk bir ürperti geçiriyorum: 2002-2006 yılları arasında Hilmi Özkök değil de, Şener Eruygur Genelkurmay Başkanı olsaydı, şu anda bu yazıyı ne ben yazabiliyor olacaktım, ne siz okuyabiliyor olacaktınız. Bu gazete çıkmıyor olacaktı, ben ya hapiste ya yurtdışında olacaktım, sizi ise Allah bilir.

Özkök’ün darbeci generalleri dört yıl boyunca nasıl oyaladığını, birbirine karşı nasıl kullandığını, nasıl engellediğini, Özden Örnek’in günlüklerinde heyecanlı bir gerilim romanı gibi okumak mümkün.

Verilmiş sadakamız varmış, hep beraber direkten dönmüşüz.

Ama yine de hangi generalin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı’nda Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü’nden NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atandığı, haklı olarak, derdimiz değildir.

Bize ne? “İyi” askerin “kötü” askerden çok daha iyi olamayacağını, askerin iyisinin de kötüsünün de son tahlilde aynı şey olduğunu biliriz.

Müslüman cenahta ise bu konuya yoğun ilgi vardır. Çünkü YAŞ kararları her yıl düzinelerce, bazı yıllar yüzlerce kişi için yıkım anlamına gelmiştir.

Müslüman oldukları için askerden atılan subayların kurduğu bir dernek bile var.

Adaleti Savunanlar Derneği’nin yedi kurucu üyesinin hepsi Silahlı Kuvvetler’den YAŞ kararlarıyla irtica gerekçesiyle atılmış personel.

Bize garip gelebilir. İnsan niye asker olmak istesin? Ordudan atılınca niye üzülsün?

Ama Müslüman çevrelerde, atılınca aç kalan, atıldığı gün askerî hastanede kanser tedavisi gören karısı da hastaneden atılan, atıldığını annesine söyleyemediği için emeklilik yaşı gelene kadar her sabah tıraş olup evden çıkan kişilerin öyküleri anlatılır.

Müslümanlar arasında, Silahlı Kuvvetler’de kimin namaz kıldığının, kimin karısının veya kızının başörtülü olduğunun dikkatle izlendiği ve bunların atılma nedeni olduğu anlatılır.

Sol, Müslümanların hiçbir sorunuyla ilgilenmediği gibi, bu sorunla da ilgilenmez; farkında bile değildir.

Ben bu yazıyı yazarken, YAŞ toplantıları devam ediyor.

Bu sefer kimin atılacağı değil, savcılık tarafından darbecilik iddiasıyla tutuklanması istenen 102 subayın terfi edip edemeyeceği, kuvvet komutanı olup olamayacağı tartışılıyor.

Herifler teslim olmayı reddediyor, “Bana ne lan savcılıktan, ben hukukun üstündeyim” diyor.

Kılıçdaroğlu, “Askerlerin terfilerinde ve emeklilik sistemlerinde teamülleri var. Kurumları kurum yapan da budur. Siyasetin çok fazla burnunu sokmaması gerekir” diyor.

Geçmişte tek tük müdahaleler olmuştu, ama bu sefer bir hükümet ilk kez YAŞ kararlarına tümüyle sivil bir damga vuruyor. Ve askerler direnmeye çalışıyor. Topluca istifa etmeyi tartışıyorlar. Hükümetin atamayı düşündüğü bir generali istifa ettiriyorlar.

Ve sol hâlâ ilgilenmiyor.

Seçilmiş hükümetin Silahlı Kuvvetler’e memur muamelesi yapmasına karşı çıkmak zor çünkü.

Bu minareye henüz kılıf uyduramadı Kemalist “sol”.

Yakında uydurur.

ronmargulies@btinternet.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim