Yaş generalleri!

02.08.2010 00:36

D. Mehmet Doğan

Peşin söyleyelim: “General” bizim kelimemiz değil! Hem de öztürkçeciliğin zirvede olduğu 1930’larda resmen dilimize sokulmuş olmasına rağmen!

Halkımız, üst subay denilebilecek askerî erkâna, hâlâ “paşa” der. Paşa ise, Osmanlı tarihinin başından beri kullanılan, muhtemelen “baş ağa”dan gelme tamamen bize has bir kelimedir. Tarihimizde iz bırakmış sayısız paşa vardır. Bunların bir kısmı sivil paşadır; eskiden sivil bürokraside de rütbeler olduğu için paşalık da vardı.
Valiler paşa olurdu, kaymakamlar ise yarbay! Böylece “yarbay”ın, “kaymakam” rütbesine tekabül ettiğini anlamışsınızdır sanırım! Şimdi ilçelerde hâlâ kaymakamlar işbaşında, vilayetlerde ise paşalar yok!
Eskiden Venedik donanmasının kumandanına “general” denirmiş. Latince asıllı bu kelime, Fransızca “capitaine général” umum/genel kumandan mânâsına, 19. yüzyılda yaygın olarak kullanılmaya başlanmış. Her ne kadar resmi ansiklopedimiz “Türk Ansiklopedisi”nde “16. yüzyıldan beri hemen bütün dillerde kulanılan bir unvan” olduğu yazılıysa da, bunun 1930’larda yapılan saçmalığı yumuşatmak amaçlı olduğu düşünülebilir.
“General” hiç şüphesiz yabancı bir kelime ve bir düşman unvanı! Nitekim, Fransız Franchet d’Espérey’nin bir işgal kumandanı olarak İstanbul’da azınlıklar tarafından karşılanışı ile ilgili olarak “Kara bir gün” makalesini kaleme alan Süleyman Nazif, o muhteşem yazısına şöyle başlar: “Fransız generalinin dün şehrimize vürudu (gelişi) münasebetiyle bir kısım vatandaşlarımız tarafından icra olunan nümayiş, Türk’ün ve İslâm’ın kalbinde ve tarihinde müebbeden kanayacak bir ceriha (yara) açtı.” Türkiye’yi işgale gelen İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan kuvvetlerinin başında “general”ler vardı, onlara karşı savaşan kuvvetlerin başında ise paşalarımız!
Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele başlarken liva-paşa idi, şimdiki karşılığı tuğ-general! Sonunda müşir yani mareşal oldu. Vefatına kadar “Gazi Paşa” olarak anıldı. Millî Mücadele’nin kumandanları, 1934 yılında kabul edilen ve “general”i mecbur eden kanuna rağmen “paşa” olarak anılmaya devam edildiler. Kâzım Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa!
“Ya ya ya şa şa şa İsmet Paşa çok yaşa” gençliğimizin meşhur bir tezahüratı idi.
26 Kasım 1934 tarihli kanunla “general” kelimesinin kullanılması zorunlu hale geldi. Fransızca telaffuzu yerine, almancaya yakın bir telaffuz kabul edildi. Daha alt rütbelerde türkçe-öztürkçe unvanlar tercih edilirken neden en üst rütbede latince/fransızca tercih edildi? Emir alanlar türkçe, emir verenler latince!
Bizim üst rütbeliler böylece batılılara iki mesaj verdiler: Birincisi “biz paşa değiliz, yani sizin hep düşman tanıdığınız rütbeden değiliz!” İkincisi, “rütbece sizinle denkiz”! Rumeli Fatihi Süleyman Paşa’dan itibaren tarihimizde milletin hâlâ saygıyla andığı çok büyük paşalar var, fakat hafızamızda bir tane bile unutamadığımız general yok!
General rütbesi, nedense darbe ile birlikte anılıyor. Çünkü en meşhur generaller, darbe yapanlar!
Yüksek Askerî Şura toplanıyor. Şimdi öncelikle generallerin terfileri konuşulacak. Bu seneki mesele, yargı ile sıkıntısı olan yüksek rütbeliler. Bunlar terfi edebilecek mi, edemeyecek mi?
Bize göre, Türkiye’nin iç düşmana göre tanzim edilmiş askerî sistemi değişmedikçe, bu çok da önemli değil!
Subaylarımızın yetiştirilme tarzı, yükselme ölçütleri artık mağlubiyet lideolojisine ayarlı olmaktan çıkarılmak zorunda. YAŞ’ın terfi ettirdiği, bir göreve getirdiği generaller yaş generalleri! Onlar, 20. Yüzyıl Türkiyesi’nin ideolojik yapılanmasına göre yetiştirilmişler, 21. yüzyılın dünyasını kavrayamıyorlar, bu dünyada Türkiye’nin nasıl bir rol oynaması gerektiği konusunda ufukları kapalı. Onlar sadece içe yönelik operasyonlarla, planlarla yükselmiş isimler.
On yıl sonra kimin Genelkurmay Başkanı olacağını otomatiğe bağlayan sistem değiştirilmeden, TSK’nın hamle yapması mümkün değil. Komutanlarımız, liyakatleriyle, liderlik yetenekleriyle, ileri görüşlülükleriyle, geleceğin dünyasında Türkiye’nin rolü konusunda tasavvur ve düşünceleriyle tebarüz etmeli ve emeklilik yaşında değil, daha genç yaşlarda yükselebilmeli. Ancak o zaman kanunla general olmanın ötesinde bir yere yükselirler: Halkın gözünde paşa olurlar.

VAKİT

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim