1. YAZARLAR

  2. Ergun Babahan

  3. Yarı-askeri medyaya NTV de mi katıldı?
Ergun Babahan

Ergun Babahan

Yazarın Tüm Yazıları >

Yarı-askeri medyaya NTV de mi katıldı?

A+A-

Yazıişleri Programı kafası karışık bir ürün. Bazen demokrat, bazen açılımcı, bazen faşizan oluyorlar.

Benim Kanal 24’teki yayın saatime denk geldiği için izleyemedim.

‘’Kamplaşıyoruz mu?’’ diye bir yayın yapmışlar, benimle Fikret Bila’nın yazısını karşı karşıya koymuşlar.

Fikret Bila heyecanlı ve iyi bir gazetecidir ancak duruş itibarıyla askere yakındır.

Ama gazetecidir.

Geçirdiği korkunç kazanın ardından kendine ilk geldiğine notlarını sorması bunun göstergesidir.

Ama üç yazısından biri neredeyse Genelkurmay’a atıfta bulunur veya o görüşü yansıtır.

Yani askerle aktif ilişkisi olan biri.

Karşısına da ben konulmuşum, yani iktidarla içiçe olan biri.

Ben bu iktidara en yakın olduğu iddia edilen gazetenin yayın yönetmenliğini bırakmış bir adamım.

Fikret Bila’dan duruş itibariyle farklıyım yani.

Bila askere yakındır, ben ise daha çok sevdikleriyle, dostlarıyla birlikte olmayı tercih eden biriyim.

En son karşılaştığım mevkii sahibi siyasi Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik’ti.

Ama sohbet ortamında da birlikte olmaktan keyif aldığım bir insandır Çelik.

Özetle, asker de, siyasetçi de çok umurumda değil.

İnsanlar ve davranışlar önemli.

Hele halkın seçtiği yönetime komplolar kuran askerler hiç umurumda değil.

Rütbesi, mevkii ne olursa olsun.

Benim için iktidarlara yönelik tek şiar var, ‘’Geldikleri gibi giderler.’’

Yani halk oyuyla.

Zaten sonsuza kadar seçim kazanan iktidar yoktur.

Yazılarımı haberler üzerine yazıyorum, asker veya siyasetçiyle yaptığım görüşme sonucu değil.

Öyle yapmak yanlış olduğu için değil ama Santralistanbul’da Yiğit Ekmekçi ile geçirdiğim bir saat benim için çok daha önemli.

Beni acımasızca eleştirdiği, farklı bakış açıları getirebildiği için.

O yüzden NTV ne yapmak istiyor diye soruyorum.

Birileri ‘’Ergun Babahan fazla sivrildi, itibarsızlaştırın’’ talimatı mı verdi acaba, onu da bilmiyorum.

Ama at izinin it izine karıştığı bir dönemde herşey mümkündür diyorum.

Aynı zamanda Vatan gazetesi yazarı olan Ruşen Çakır’ın bana karşı böyle bir tavır içinde olması benim için sürpriz değil.

Adı geçen gazete, benim bir gün önceden Genelkurmay açıklamasını manşet yapacağını tahmin ettiğim gazete.

Ruşen Çakır da son tavrıyla beni köşelemeye, bir kutuya sokmaya çalışan bir programcı.

Sorun basit.

Askeri vesayetten yana mısın değil misin?

NTV demokrasiden yana bir kanal mı, Genelkurmay’ın utangaç sözcüsü mü?

Kafes’i, Ergenekon’u tartışsın, sorgulasın, bana da istediği eleştiriyi yapsın.

Bu yeraltından çıkan silahları sorgulasın.

Ama belaltı yapmasın.

Belaltı yapma imkanı sadece onlara özgü bir güç değil.

Biz de bu saçları değirmende ağartmadık herhalde.

Onun için diyorum ki, NTV yayıncılık konusunda bir karar versin.

Ya Doğan Grubu gibi yarı-askeri medya olsun ya da askeri vesayet rejimine karşı tavır alsın.

Bu bir dönüm noktası.

Utangaç demokratlara, utangaç vesayetçilere fazla yer olmayan bir nokta.

Unutmayın, taraf olmayan bertaraf olur.

Taraf olmanın da bir bedeli vardır.

Utangaç veya gizli taraf olmanın olduğu gibi.

İsterlerse bir yazıişleri veya basın odası programı yaparız.

Namuslu olması önkoşuluyla.

Ben varım.

Bazıları gibi caymam da!

STAR

YAZIYA YORUM KAT