Yargıya müdahale ve Balyoz darbesi

07.04.2010 00:02

Erhan Başyurt

Türkiye'de şu an yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı var mı?

Hâkim ve savcı teminatından bahsetmek mümkün mü?

İsterseniz son dönem yaşanan bazı olayları alt alta yazıp bu sorulara öyle cevap arayalım.

Bir hâkimin nöbeti sırasında Balyoz sanıklarını tahliye edeceği haber olarak yazılıyor.

Kulisleri kaplayan söylentiler gerçekleşiyor.

Daha önce tahliye talepleri mahkeme tarafından defalarca reddedilen sanıklar, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun son krizde atadığı hâkim tarafından topluca salıveriliyor.

Sonra tutuklama talebinde bulunan soruşturmayı yürüten savcılar itiraz ediyor.

Sanıkların hepsi hakkında mahkeme heyeti yeniden tutuklama kararı veriyor.

***

İstanbul'da "Fatih ve Beyazıt camilerini bombalayarak" kaos çıkarıp, sonra da darbe yapmayı planlayan Balyozcular hakkında soruşturma açılıyor.

Şüpheliler hakkında ses kayıtları, çok sayıda el yazması metinler ve dijital kayıt delilleri bulunuyor.

Askeri bilirkişi dahi "plan semineri"nin bir darbe çalışması olduğunu doğruluyor.

Bunun üzerine arama ve gözaltı kararları veriliyor. Bazıları tutuklanıyor.

Ancak soruşturmayı yürüten özel yetkili savcılar 75 günde 4 kez değiştiriliyor.

Darbe çalışmasına vakıf olup gözaltı kararı veren her savcı görevden alınıyor.

Böylece adım atacak cesaretleri kırılıyor.

Soruşturmanın ilerlemesi engelleniyor.

***

Daha ilginci; savcılara aldıkları her kararda başsavcı ve vekilinin onay şartı getiriliyor.

Emniyet Genel Müdürleri'ne "üzerinde imzamız olmayan talepleri gerçekleştirmeyin" yazısı gönderiliyor.

Yani savcılara Anayasa ile verilen yetkiler, genelge ile kısıtlanmaya çalışılıyor.

Tam bu esnada bütün bu talimatları veren ve görev değişikliklerini gerçekleştiren Başsavcı Aykut Cengiz Engin'in, tutuklu bir Ergenekon sanığı ile yaptığı konuşmanın gizli kaydı ortaya çıkıyor.

Başsavcı net bir şekilde muhatabına "talimatınızla" diyor.

Sonra da bunun bir "dil sürçmesi" olduğunu belirtiyor.

Ancak bu da yetmiyor.

Başsavcının dört kez müdahale ettiği soruşturmada, Balyoz darbecilerinin hazırladığı "Faydalanılacaklar" listesinin başında yer aldığı ortaya çıkıyor.

***

Bu şartlar altında, hiç kimse "Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı var" diyemez.

Hâkim ve savcı teminatının işlediğini de kimse iddia edemez.

Yaşananlar, Anayasa Değişiklik Paketi'nde yer alan yargı ile ilgili düzenlemelerin neden bu kadar tepki topladığı konusunda da kanaat veriyor.

Avrupa Birliği standartlarında bir yargı sistemi, soruşturmaların bu şekilde önünün kesilmesini mümkün kılmayacaktır.

Yargıya açık müdahaleler, yargı reformunun ne kadar elzem olduğunu bir kez daha teyit ediyor.

Olay çok ciddi...

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, yürümekte olan Balyoz soruşturması hakkında 14 Mart 2010 tarihli Milliyet gazetesine ilginç açıklamalarda bulunmuştu.

Fikret Bila'nın sorularını yanıtlayan Orgeneral Başbuğ, "Olay ciddidir ve bugüne kadar belki yaşanan olayların Türk Silahlı Kuvvetleri üzerindeki etkisi açısından en önemlilerinden birisidir" diyor.

Ardından da ekliyor; "Niçin? Bir; uzun süre üstün, değerli hizmet vermiş arkadaşlarımız, komutanlarımız var. Emekli olmuş... Yakinen tanıdığım, beraber omuz omuza mücadele ettiğimiz arkadaşlar... İki; muhatap sensin. General, amiral, subay var aralarında. Bir suçlama ile karşı karşıyalar... Şu anda emrimde olan personel var. Onların sorumluluğu da bana ait."

Bu değerlendirmeler ışığında bakıldığında Balyoz soruşturması daha da karmaşık hale geliyor.

Önceki gün Balyoz savcıları bir kez daha değiştirildiğinde, 79'u muvazzaf 95 asker hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.

Olay gerçekten çok ciddi...

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim