1. YAZARLAR

  2. Bülent Korucu

  3. Yargıtay, dinleme kararlarını denetleyebilir mi?
Bülent Korucu

Bülent Korucu

Yazarın Tüm Yazıları >

Yargıtay, dinleme kararlarını denetleyebilir mi?

A+A-

Bu sorunun cevabı 'zaten denetliyor' şeklinde olmalı. Hükme dönüşmüş bütün adli yargı kararları Yargıtay denetimine tabidir.

Tartışma konusu olmakla birlikte asıl temyiz yetkisi usul yani şekil üzerinedir. Esasla ilgili temyiz tartışmalı ve bugünkü konumuzla ilgili değil, geçelim. Yargıtay, öncelikle soruşturma ve yargılamanın usul kanunlarına uygun yapılıp yapılmadığını denetler. Delillerin elde ediliş şekli de bunun içindedir. Sözün kısası dinleme kararları da Yargıtay'ın denetimine tabidir.

İkinci boyut soruşturma ve yargılamanın hiçbir aşaması hüküm tesis edilmeden Yargıtay denetimine tabi değildir ki, dinleme kararları olsun. Böyle bir girişim zaten ağır işleyen adalet mekanizmasını tamamen durma noktasına getirecektir. Bırakın mahkemeyi, hazırlık soruşturmaları bile onlarca yıl sürer. Düşünsenize arama kararı çıkarıyorsunuz, Yargıtay'dan dönüyor. Dinleme kararı aynı şekilde. Savcılığın elindeki dinleme, arama ve tutuklama gibi bütün enstrümanlar zaten hâkim kararına bağlanmış durumdadır. Yerel mahkemeler tarafından denetlenmektedir. Yargıtay'ın yerel mahkemeliğe soyunması ihtimalini müzakere etmeye bile değmez.

Biriken 700 bin dosyanın temyizini yapmaktan aciz kalan Yargıtay'ın iş yükü azaltmak için yerel mahkemelere yetki devrinin ve istinaf mahkemeleri kurulmasının konuşulduğu bir dönemde "dinleme kararlarında Yargıtay denetimi olmalıdır" sözünün içi doldurulamaz. Yargıtay önce hüküm haline gelmiş mahkeme kararlarını sonuçlandırma görevini yerine getirsin, sonra vakti kalırsa soruşturma süreçlerine eğilebilir!

Diğer can alıcı soru "Hakimler ve savcılar suç işler mi?" Argoda 'herald yani' tabiri tam buraya oturuyor. İşin teorisinden başlayalım. Hukukta herkes eşittir, yani herkes suçu ispat edilene kadar 'masum'dur. Hiç kimse 'masun' yani günahsız değildir. Hiçbir sınıfa bu imtiyaz verilemez. Hâkimler de buna dâhildir. İkincisi fiiliyat günahsız olmadıklarını ortaya koyuyor. Suç örgütleriyle iltisakî sebebiyle tutuklu yargılanan üst düzey bürokratlar içinde hâkim ve savcıların da bulunduğu biliniyor. En son Hava Kuvvetleri Adli Müşaviri Askeri Hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok, 'suç örgütü üyeliği ve yağmaya azmettirmek' suçlamasıyla cezaevine gönderildi. İzmir 10. Ağır Ceza reisi de benzer suçlamalarla tutuklandı. Ergenekon dinlemelerinin basına yansıdığı gün Milliyet'in sürmanşetindeki haber 'Fuhuş dosyasında 6 hâkim ve 3 savcı' idi. Üçüncüsü Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek, 'Bu ülkede Başbakan'ın 6 yıl kanunsuz biçimde dinlendiği ortaya çıktı. Kimse tepki göstermedi.' demişti. Ben daha büyük bir çelişkiyi hatırlatayım. Başbakan'ı dinleyenlerin 91 Yargıtay mensubu hakkında teknik takip, fişleme ve görüntü kaydı yaptığı tespit edildi. Ergenekon savcıları ilgili dosyaları Yargıtay Başkanlığı'na gönderdi. İşlem yapılması ve şikâyetçi olunmasının yolu açıldı. Yasal dinleme karşısında yeri göğü inletenler, hukuksuz takip hakkında üç maymunu oynadı. Bu arada dinlemelerin yasal olduğunu ben değil, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker söylüyor. Yasalmış ama hukuki değilmiş! Bakınız dünkü gazeteler.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT