Yargıda yeni dönem HSYK seçim sonuçları ne anlama geliyor?

19.10.2010 12:00

Reşat Petek

Anayasa değişikliğinin somut bir sonucu daha gerçekleşti. 17 Ekim Pazar günü Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na yeni üyeler seçildi. 22 üyeli yeni Kurul'un 10 üyesi seçimle belirlendi.

Adli yargıda 167, idari yargıda 34 aday yarıştı. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı'nca açıklanan kesin olmayan sonuçlara göre 7 asıl 4 yedek üye adli yargıdan, 3 asıl 2 yedek üye de idari yargıdan seçildiler.

Değişime karşı tavır alan YARSAV'ın desteklediğini duyurduğu adaylardan hiçbiri asıl veya yedek üyeliklere seçilemediler. İçlerinde Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İbrahim Okur ve Personel Genel Müdürü Birol Erdem'in de yer aldığı değişimi savunan adaylar çok açık farkla HSYK üyeliğine seçildiler. Eski üyelerden Ali Suat Ertosun dışındaki üyelerin istifa etmeleri sebebiyle Yargıtay kontenjanından 2 üye, Danıştay'dan da 2 yeni üye seçilecek. Adalet Akademisi'nden seçilecek 1, cumhurbaşkanınca atanacak 4 üye ile birlikte 22 kişilik yeni HSYK üyeleri muhtemelen önümüzdeki hafta görevlerine başlayacaklar.

Anayasa değişikliğinin özünü yargı reformu oluşturuyordu. HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısındaki değişim ihtiyacı gündemden hiç düşmüyordu. Referandum sürecinde HSYK çok tartışıldı. "Hayır" kampanyası yürütenler, yürütmenin yargıyı kontrol altına almak istediğini, bu nedenle karşı çıktıklarını ileri sürdüler. Değişimi savunanlar ise, HSYK ve HSYK'nın seçtiği yüksek yargıdaki kast sistemine dikkat çektiler. Yüksek yargının kangren olmuş sorunlarıyla ilgilenmek yerine, yasama ve yürütmenin görev alanına müdahaleleri somut örnekleriyle gündeme geldi. HSYK'nın hâkim ve savcılar üzerindeki meslekten ihraca kadar uzanan denetim yolu kapalı kararları olduğu halka anlatıldı. Tarafsız olması gereken Kurul'un Ergenekon bağlantılı davalara taraflı yaklaşımları, ses kayıtları, fotoğraflar halkın gözünden kaçmadı. Yargı bürokrasisindeki dokunulmazlıkları görmezden gelip milletvekili dokunulmazlığını en büyük sorun olarak gösteren anamuhalefet anlayışına halk prim vermedi. Sonuçta halkın yüzde 58 çoğunlukla evet dediği değişime hâkim ve savcılar daha yüksek oranda evet dediler.

Hâkim ve savcıların kendi yönetimleri için daha demokratik bir sisteme merhaba dedikleri bu ilk seçimde adli yargıda görevli 10.430 hâkim ve savcıdan 10.222'si oy kullandı. Geçerli oy 10.055. En fazla oy alan aday yüzde 63 oranla 6.401 oy alırken, 11. sırada yedek üye seçilen aday yüzde 45 oranla 4.542 oy aldı.

İdari yargıda görev yapan 1.278 hâkim ve savcıdan 1.265'i oy kullandı. Geçerli oy sayısı 1.261. Birinci seçilen yüzde 69 oranla 870 oy alırken 5. sırada yedek üye 561 oy ile yüzde 44 oranında oy aldı.

Oylar adli ve idari yargıda toplam 201 aday arasında paylaşılırken sonuçların kayda değer en önemli yanı, değişime karşı olan, referandum sürecinde de "hayır" kampanyaları yürüten HSYK üyeleri ile onların da bir kısmının üyesi olduğu YARSAV'ın seçimlerde bekledikleri desteği alamamış olmaları. YARSAV'ın açık destek verdiği idari yargı adayları arasından en fazla oy alan Adalet Başmüfettişi Abidin Çelik 273 oyla yüzde 21 oranında oy alırken, yine YARSAV'ın destek listesinde yer alan adli yargı adaylarından Osman Kaçmaz 2.215 oyla yüzde 22 oranında oy alabildi. Seçimler YARSAV için ve aynı zihniyeti savunanlar için tam bir başarısızlık. Hukuku, adaleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını ve demokratik meşruiyeti savunanlar için ise tam bir başarı anlamına geliyor.

Sandığın VERDİĞİ MESAJLAR

Üyelerinin yarısı bundan böyle her dört yılda bir seçimle belirlenecek olan HSYK seçimlerinin ilk sonuçları çok önemli mesajlar veriyor. Anayasa değişikliğinin ardından ilk yapılan bu seçimin sonuçları ve verdiği önemli mesajları şöyle özetleyebiliriz:

1Hâkim ve savcılar yüzde 80 oranında değişimden yana irade ortaya koymuşlardır.

2HSYK'nın mevcut yapısından yargı mensuplarının memnun olmadığı anlaşılmıştır.

3Anayasa değişikliğine sebep olan HSYK'nın son icraatlarından, özellikle önemli soruşturmaları yürüten hâkim ve savcılar üzerindeki baskılardan ciddi anlamda rahatsızlık duyulduğu ve bu rahatsızlığın sandığa yansıdığı görülmüştür. Ayrıca;

4Darbecilere dava açan Savcı Sacit Kayasu'yu meslekten ihraç eden HSYK kararını hâkim ve savcıların onaylamadığı ve haksız bulduğu,

5Devlet adına cinayet işleyenlere karşı görevini yaparak dava açtığı için, generallerin baskısıyla Savcı Ferhat Sarıkaya'yı meslekten atan HSYK üyelerinin bağımsızlık ve tarafsızlık söylemlerinin samimi olmadığı,

6Darbe teşebbüsünde bulunan cuntalarla, illegal yapılanmalarla ilgili hukuk çerçevesinde soruşturma ve kovuşturma yapan hâkim ve savcılara karşı HSYK'nın ve yüksek yargının taraflı tutumlarına hâkim ve savcıların şiddetli tepki gösterdiği,

7Mahkeme kararlarına uyulmaması, özellikle Balyoz davası sanıkları gibi üniformalı ve unvanlı sanıklar hakkında verilen yakalama kararlarının uygulanmaması karşısında sessiz kalan bir HSYK'nın mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatına sahip çıkmadığı,

8Mahkemelerin iş yükü, adaletin gecikmesi, istinaf mahkemelerine atama yapılması gibi pek çok yargı sorunuyla ilgilenmek yerine, yasama ve yürütmenin görev ve yetki alanıyla ilgilenen ve siyasal parti gibi, kamuoyu önünde taraf olan bir HSYK ve yüksek yargının hâkim ve savcılardan onay almadığı,

9Hukuka aykırı, kanunlarla ve kendi içtihatlarıyla çelişen bir tutumla CD kayıtları ve fotokopi evraklarla, davalara el koyarak, ses kayıtlarıyla şaibelenen kararlara imza atan yüksek yargıyı ve bunların karşısında tepki göstermek yerine destek olan bir HSYK istenmediği mesajları verilmiştir.

HSYK ve yüksek yargının toplumdan ve yargı mensuplarından tasvip görmeyen uygulamalarını çoğaltmak ve seçim sonuçlarından alınması gereken mesajları çoğaltmak mümkündür. Bu olumsuz uygulamalar hâkim ve savcıların tepkilerine neden olmuş ve sandığa yansımıştır. Yargı mensupları kendileri hakkında söz söyleyecek kurumda demokratik yöntemle temsilci bulundurmayı ise benimsemişlerdir. Seçilenlerin seçmenlerine hesap verme temel anlayışı HSYK oluşumuna bu seçimlerle girmiş bulunmaktadır. Yargının çözüm bekleyen yığınla sorunu yeni HSYK'yı beklemektedir. Yargının sorunları tüm toplumun sorunudur. Yeni seçilen üyelere bu zorlu çalışmalarında başarılar dilemeliyiz.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim