1. YAZARLAR

  2. SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

  3. Yanlışımın Faturası Bana Değil, İnancıma Çıkarılır
SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

Yazarın Tüm Yazıları >

Yanlışımın Faturası Bana Değil, İnancıma Çıkarılır

A+A-

Gönlü ve eli hayır işlerine de açık kimselerce oluşturulan itibarlı bir vakıf kuruluşunun Karaman’daki bir öğrenci yurdunda,  oraya emanet edilmiş çocuklardan onlarcasına bir öğretmen tarafından gerçekleştirilen alçaklık üzerinde durmak bir ayrı dert; durmamak daha bir ayrı dert...

Bu gibi alçaklıklardan dolayı,  elbette bir kurumu bütünüyle töhmet altında tutamayız ve suçlayamayız hukuken..  Ama, hukuken olmasa bile, hele de iletişim ağının bu kadar geliştiği bir zaman diliminde, bu gibi suçlamaların önüne geçilemiyeceği de bilinmelidir.

Ayrıca, ortada uzun zaman gizlenmiş veya üstü örtülmüş bir alçaklık olduğu ve personel  seçim veya istihdamında bir dikkat za’fiyeti bulunduğu da açık...

*

Başbakan Davutoğlu, bu alçaklığın cezasız kalmıyacağını,  ‘bu alçaklığı yapanın gün yüzü göremiyeceğini’,  kendisini paralarcasına şiddette bir hiddetle ifade ediyor.

Ancak, Davutoğlu hissiyatını ifadede samimî olsa bile, mevcud kanun düzenini bilenler, bu sistemin onun gönlünden geçen ve dilinden dökülen o kızgınlıklara uygun bir cezalandırmaya yol vermeyeceğinden emin oldukları için, bu sözleri tebessümle karşılıyorlar.  Çünkü, bundan sonra bir takım kanunî düzenlemeler yapılsa bile bunlar da, -hukuk diliyle-, maqable şâmil / geçmişe yönelik’  olamıyacağı için ve de  mevcud kanunlar,  yargıçlara göre de farklı bir takım hükümlere müsaid olduğundan,  sonunda, ‘dağ fare doğurabilir’;  bir kez daha...

Nitekim, tuzağına düşürdüğü kurbanına tecavüz edip ve sonra da öldüren nicelerinin birkaç yıl sonra serbest kaldıkları devamlı görülmekte...  Ecevit’in çıkardığı ve ‘Rahşan Affı’  diye bilinen uygulamanın ortaya çıkardığı rezaletler unutulmadı...  Hele de ‘yüce yargıçlar’ın bu gibi câni ve alçakların duruşmalar sırasındaki iyi halleri  gerekçesiyle ceza indirimi uygulamaları da bir ayrı konu ve bu yolların nasıl açıldığını sağır sultanlar bile biliyor...

*

Asıl problem şu ki, bu gibi ideolojik veya inanç temelli kurumlarda meydana gelecek her olumsuz durum, o ideoloji veya inançla daha bir ilişkilendirilecektir.

Kocaman harflerle yazılmış bir duvar yazısı vardı:

‘Kardeşim, benim hatamı inancımın hatası olarak görme!’

Doğru denilebilir.  Çünkü, bir kişinin hatasının, bütünüyle onun dünya görüşüne mal edilmesi haksızlık olabilir. 

Ama, bu yazının altına da kor parçası gibi bir cevabî yazı yazılmıştı:

‘Kardeşim; unutma ki, senin yanlışın inancının hatası olarak görülecektir!’

Evet, her iki cümle de doğru ve ama ikincisi, daha bir çarpıcı doğru...

*

Nitekim,  Ana Muhalefet Partisi Gn. Başkanı, bu son alçaklığın üzerinde, Salı günkü Grup toplantısında konuşup, çocuk ların yurtlarda barındırılmasının  bu gibi hayır kurumlarını yerine, devletçe üstlenilmesi ve bu gibi faciaların tekrar yaşanmaması için gerekli hukukî  tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi;  ahlâkî çürümelerin, sadece kanunî tedbirlerle önlenemiyeceğini, bunun için bir inanç ve ahlâk eğitimine ihtiyaç bulunduğunu gözönüne getirmeden...  Laik, hele de kemalist-laik bir dünya görüşüne bağlananlar için inanç ve ahlâk eğitiminin bir mânâsının olmadığı, geçmiş 90 yıldaki uygulamalarla da ortada...  Kalbleri boş bırakılmış ve sadece bedenî hazlarıyla ve içgüdüleriyle hareket eden nesiller için bu gibi sapmalar daha bir kaçınılmazdır.

Ve unutmayalım ki, bu gibi rezalet, ahlâksızlık ve suistimaller laik-kemalist  kadroların elindeki resmî kurumlarda da patladığı zaman, sadece kanunî tedbirlerden meded umulmasının yanlışlığını  ve ahlâk ve maneviyat seferberliği yapılmasının gerekliliğini söyleyenlerle alay edenler de yine o laik taife idi.

*

Evet, nasıl ki biz, karşıtlarımızın yanlışlarını, eğriliklerini onların şahıslarına değil, ideolojilerine  veriyorsak; başkaları da Müslüman kimlikleriyle öne çıkan kimselerin oluşturduğu kurumlarda meydana gelecek her yanlışlığı aleyhimizde  kullanmak isteyeceklerdir.

Bugün olan budur ve şahsî suçların bile, inanç kimliğimizin hesabına yazılmasına da şaşmamak gerekir.

*

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum