1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. “Yanlışa Göz Yummak Yanlış Yapana İyilik Değil, Kötülüktür!”
“Yanlışa Göz Yummak Yanlış Yapana İyilik Değil, Kötülüktür!”

“Yanlışa Göz Yummak Yanlış Yapana İyilik Değil, Kötülüktür!”

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Elazığ Özgür-Der’de günümüzde İslami şahsiyet olmak üzerine konuştu.

A+A-

Haksöz Haber

Elazığ Özgür-Der’de günümüzde İslami şahsiyet olmak üzerine konuşan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, söze İslami camiaların 10 Kasım ile zirveye çıkan ve tedavi edilmek zorunda olan hastalığından başladı.

E-muhtıradan, kapatma davasından, darbe girişiminden halkın desteğini alan AK Parti hükümetinin bu tür süreçlerde İslami camialar tarafından desteklenmesinin gayet normal olduğunu söyleyen Kaya, ancak 15 Temmuz sonrası yükselen milliyetçi, devletçi tavırlar söz konusu olduğunda aynı tutumun şerhsiz, eleştirisiz devam ettirilmesinin doğru olmadığını, bilhassa 10 Kasım vesilesiyle verilen mesajların İslam akidesi ile taban tabana zıt bir karakter arz ettiğinin görülmemesinin mümkün olamayacağını ifade etti.

İslami camia içinde yaygın bir hoşnutsuzluk bulunduğunu ama AK Parti’ye muarızları lehine bir zarar vermeme endişesiyle bu hoşnutsuzluğun dışa yansıtılmadığını, oysa bu tutumun yanlışların meşrulaşma ve kalıcılaşma tehlikesi doğurduğunu vurguladı.

İslami camiaların AK Parti’nin tartışma oluşturan, oluşturması gereken icraatları karşısında genel manada takındığı tavrın ilke temelli olmayıp, duygusal bir mahiyet arz ettiğini söyleyen Kaya, Müslümanların doğru ile yanlışı, adalet ile haksızlığı, merhametli olmak ile gaddarlığı ayırmaması halinde kimlikte uzun dönemli hasarların ortaya çıkabileceğini hatırlattı ve itiraz sorumluluğumuzun olduğunun altını çizdi.

Adalet vasfının Müslümanların sorumluluğu olduğunu söyleyen Kaya, Allah’ın yaptıklarımızdan haberdar olduğu bilinci ile yanlışlara, zaaflara, çelişkilere tavır almak ve yanlışta hikmet aramak, yanlışa meşrutiyet kazandırmak gibi yaklaşımlardan uzak durmak gerektiğini söyledi.

Öte yandan, yanlışlara onay vermek ne kadar yanlışsa, doğruları görmezden gelmenin de bir o kadar yanlış olduğunu, adil olma vasfıyla bağdaşmadığını belirtti. Bu yüzden toptan kabul ya da ret şeklindeki tavırların sorunlu olduğunu belirtti.

Örnek olarak İsrail politikasını veren Kaya, hükümet İsrail’e tavır aldığında bunu büyük bir şecaat örneği olarak alkışlayan bazı çevrelerin bilahare, İsrail’e zeytin dalı uzatıldığında bu durumu görmezden geldiklerini, bunun açık bir haksızlık ve tutarsızlık olduğunu söyledi.

Buna karşın dün İsrail’e tavır aldığında AK Parti’nin eylemini “tiyatro” diye küçümseyen, bunun ardında bir bit yeniği olduğunu, gizli bir pazarlık bulunduğu yönünde kuşkular yayan kimi İslami çevrelerin, sonraki süreçte İsrail ile ilişkiler kurulmasına ihanet, Filistin’in satılması vb. sert tepkiler verdiklerini, oysa mantıksal olarak İsrail ile ilişkilerin gerçekten kesilmediğine inananların bilahare kurulmasına da şaşırmamaları ve bunu eleştirmemeleri gerektiğini söyledi.

Müslümanların çeşitli düzeylerde rahatsızlık oluşturan, haksızlıklara, adaletsizliklere yol açan hükümet icraatlarına tepki vermeleri gerektiğini söyleyen Kaya, susarak destek olma, yardımcı olma yaklaşımının yanlış olduğunu, bu yaklaşımla şahitlik sorumluluğuna aykırı davranıldığı gibi, dost olarak görülen, sahiplenilenlere de aslında iyilik değil, tam tersine açık bir kötülük yapıldığını çünkü yanlış yapanlara en büyük iyiliğin onları yanlıştan vazgeçirmeye yönelik tavır olacağını belirtti.

“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide-8)

HABERE YORUM KAT

1 Yorum