Wikileaks ve Türkiye'nin cezalandırılması

07.12.2010 00:26

Muhammed Nureddin

Türkiye, Wikileaks sitesinin yayınladığı özel belgelerde 9 binden fazla belgeyle ilk sırada yer alıyor. Türkiye hakkında şu ana kadar yayınlanan ise yüzde 1'i geçmez.

Bu yüzden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bekledi ve 'Wikileaks'in eteklerindeki taşların dökülmesini bekleyelim.' dedi. Belgelerde Türkiye'ye karşı komplo açık. Bu komplo ilkin bazı belgelerin doğru olmamasında, ikincisi Türkiye ile komşuları Araplar, İran ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerde şüpheyi körüklemesinde ve üçüncüsü, belgelerin sızdırılmasından sorumlu tarafta yer alıyor.

Belgeler Erdoğan'ı İslamcı eğilimli olmakla, politikalarından resmi sıfatı ve Türk ulusal çıkarlarını yabana atarak İslamcı eğilimle İsrail'e karşı kampanyasını başlatmakla, kendi iç dürtüleriyle hareket etmekle ve sadece kendisine yakın olanlara güvenmekle tanımlıyor. Fakat daha da önemlisi, belgeler Erdoğan'ı, beslendiği en güçlü noktada yani temiz el noktasında yaralamak istiyor ve Erdoğan'ın İsviçre'de sekiz banka hesabı olduğunu açıklıyor.

Erdoğan'ın banka hesapları suçlamasının doğru olmaması, diğer belgelerin doğruluğuna şüphe düşürdü. Belgeler Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinde olumsuz bakış açısı göstermeye çalıştı. Belgeler Türk Dışişleri'nin genel müdürü veya dışişleri bakanının, Türkiye'nin, İran'ın ve Suudi Arabistan'ın rakibi veya alternatifi olduğunu, Türkiye'nin Suriye'yi İran'dan ayırmaya çalıştığı veya Suriye ile İsrail arasındaki Türk arabuluculuğunun İran'ın yalnızlığını artırdığını aktarıyor. Yine belgeler, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in Türkiye'nin değil, İran'ın Ortadoğu'da en önemli devlet olduğunu ve akabinde Türkiye ve Suriye'nin geldiğini düşündüğünü aktardı. Keza belgeler, Davutoğlu veya ona yakın isimler hakkında 'Ankara dünyanın merkezi' sözüyle Osmanlı hayali istediğini aktardı.

Bölgede merkezî rol oynamak isteyen her ülke için ve özellikle de köklü bir tarihe sahip Türkiye gibi bir ülke için meşru işin Arap-İslam ülkeleri ve halklarıyla işbirliği kanalıyla olması gerekir. Yoksa merkezî rol oynamak, ülkelerin kendilerini rakip, alternatif veya hasım olarak sunmasıyla olmaz. Belgelerin göstermeye çalıştığı da bu. Herhangi bir ülkenin imparatorluk veya üstünlük eğilimini inkâr etmek mümkün değil; ancak Türkiye ile komşuları ve özellikle Suriye, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri arasındaki bütünleşmeyi gösteren ortak etkenler ve olumlu adımlar, Wikileaks belgelerine bu kadar konuşma imkânı vermemekte.

Belgeler Türkiye'nin Arap ve Müslüman komşularıyla ilişkileri bardağın boş olan yüzde 1'inin görülmesini hedefliyor ve dolu olan yüzde 99'unun görülmesini istemiyor. Yüzde 1'i bile ilgili ülkelerin ve özellikle de Türkiye'nin doldurması gerekiyor. Ki böylelikle ilişkiler karşılıklı güven içinde olsun. Etki ve nüfuzun sürmesi için bu ilişkilerin alternatifi yoktur.

Belgelerdeki ve özellikle Türkiye ile ilgili kısımlarındaki hedefe gelince, bütün Türkiye kuşkuları, tek bir yöne, İsrail'e ve arkasındaki Washington'a işaret ediyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İsrail'in belgelerde olmayışının sebebini sorgulayarak ortada bu belgelerin yayınlanmasının arkasında bir niyet olduğunu belirtiyor. Parlamento Başkanı Mehmet Ali Şahin de İsrail'in bu belgelerden ilk istifade eden taraf olduğuna ve bu belgelerin Amerikan Dışişleri'nin bilgisi dışında sızdırılamayacağına işaret etti.

Belgelerde şu ana kadar Türkiye hakkında yayınlananlar, hedefin AKP milletvekilleri içinde dahi Türkiye iç sahnesinin ilişkiler 'haritası' ve Erdoğan'ı yolsuzlukla suçlayarak partiyi zayıflatmak olduğunu yansıtıyor. Ayrıca belgeler Türkiye'nin Araplar ve İran'la yakınlaşmasını vurmaya çalışıyor. Erdoğan'ın Davos'taki duruşundan Özgürlük Filosu'na ve oradan İran nükleer programı ve Suriye ile seçkin ilişkilere kadar İsrail'e yönelik tutumlarından dolayı ABD ve İsrail'in Türkiye'den intikam almasının en iyi aracı bu belgeler.

Belgeler bazıları ile Amerikan yönetimi arasında birçok gizli ilişkiyi ortaya çıkarsa da şu ana kadar Türkiye hakkında yayınlananlar Erdoğan lehinde tersi sonuçlar verdi ve Erdoğan'ı şu ana kadar izlediği aynı yolu sürdürmeye ve özellikle de Arap ve Müslümanlarla ilişkileri güçlendirmeye sevk edecektir. Komploya verilecek en iyi cevap da budur. Katar gazetesi El Şark, 5 Aralık 2010

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim