1. YAZARLAR

  2. Atilla Özdür

  3. Vurun Tayyip’e...
Atilla Özdür

Atilla Özdür

Yazarın Tüm Yazıları >

Vurun Tayyip’e...

A+A-

Halide onbaşılar, günümüzde yaşıyor olsa idiler, bu temrini işlerdiler.

Vurun kahpeye’li günlerin şekil şartları değişti. Mahalle imamlarının, kazma dişli çember sakallı yobazlar(!)ın mahalleli üzerinde baskı kurucu etkinliği, medeniyetin değirmeninde un ufak edildi...
Devir demokrasi devri, ‘vurun konuşturman’lı hürriyet devri,
Vurun Tayyip’e, devri...

Memleketimizde bir yalın gerçek var ki, üzeri küllenemez... Kadın istihdamınındaki ideolojik genişlemenin de bir yönüyle etkilediği işsizlik, yüzde onüçlere onbeşlere yükselmiş görünüyor...
Tüketim ekonomisinin ağır reklam saldırıları karşısında iktisaden yetmezliğe düşen emeklinin tavizkar bir ücret karşılığı yeniden tezgah başına geçmesi de, işsizliğin en büyük sebeplerinden birisi...
Bunlara ilaveten, yangına benzin dökercesine bir de dışarıdan içeriye kayıtdışı kaçak işgücü ithalatı...
Bırakın da Halide Edip Adıvar mantığını, siz olsanız Ankara’da, ne yapardınız...
Alman halkıyla birlikte Alman hükümetlerinin yaptıkları da bundan farklı bir şey değil... Yabancı düşmanlığının kökenindeki muharrik kuvvet,
Ekmek...

Kadınlar çalışmak istiyorlarmış... Türkiye, dünyanın en düşük kadın istihdam oranına sahip ülkelerinden birisi olduğu için, özel sektör, istihdam ettiği kadın personelin mutlak ve nisbi sayılarını yükseltmeliymiş... Dışımızdaki gelişkin dünya ekonomisinde kadınların istihdama katılım oranı yüzde altmışların üzerindeyken, Türkiye’de bunun yüzde yirmilerde kalması, hem utandırıcı hem de kadınların baskı altında tutuluyor olmalarının kesin delili imiş...
Sıkıysa Ankara, istihdamdaki kadın erkek oranını yüzde elli elli dengesine niyetlensin...
Bütün sendikalar, olanca cumhuriyetçiliklerine, atatürkçülüklerine, kadın haklarının en ateşli savunucusu olmalarına rağmen, 16-17 Haziran’ı sollamak üzere sokaklara dökülür...
Gelişkin Batı’da kadın çalışanların toplam işgücüne oranının yüksekliği, aile modelinde küçüğün de en küçüğünün benimsenmişliğinden. Bir karı bir koca ve varsa yoksa sadece bir çocuk...
Ekser aile, köpekli...
Türkiye öyle mi ya... Nerede çalıştıracaksınız bu insanları... Gücünüz ve imkanlarınız var ise yatırım yapın... Kim yapacak...
Bu görev öncelikle milletin ortak mülkiyetindeki iktisadi aktifleri, taşınır taşınamaz bütün bilanço değerleriyle birlikte özelleştirmelerden istifadeyle teslim alanlara düşer...
Fabrikalarını kursunlar, üretim bandları üzerinden sağlayacakları istihdam yoluyla, kadın erkek eşitliğinin ekonominin diğer alanlarda hizmet dışına iteleyeceği erkekleri isdihdama dahil etsinler...
Bu kertede Başbakan sıfatıyla Tayyip Erdoğan’ın yapabileceği bir şeyin bulunmaması gerekir. Yoktur, çünkü devlet istihdamdan çekilmiştir...

Kadın dernekleri, kadın istihdamı için işyerlerinde kreş formülünden bahsediyorlar... Bakınız,
Türkiye erkek egemen bir sermaye tarafından yönlendiriliyor. Ağır ve tehlikeli işlerde çalışan kadınların ayda beş günlük ücretli ilave izin hakları var idi... Erkek egemen sermaye dayattı... Hakkı da vardı yani... Kadın işçilere hem de çalışmadan ayda beş gün niye fazladan gündelik versindi, sermaye...
Hükümet ağır ve tehlikeli işler tüzüğünü temizleyiverdi...
Devlete tepeden bakan erkek egemen sermaye aptal mı ki, fabrikalarında kreş açıp, işçilerine süt arası izni verecek, doktor ve hemşire çalıştıracak...
İnsafı elden bırakmadan objektif düşünelim...
Türkiye’de yerli nüfus kağıtlı işçiler bir lokma ekmek için birbirlerinin ayağını karpuzlarken, daha doğrusu, erkek egemen sermaye kadın işçilerinin kanının iliğini hiç utanıp sıkılmadan vantuzlarken, dışarıdan kaçıp gelmiş yabancıya, bir de kendisiyle kayıtdışı çalışarak fiyat kıran yabancıya, yerli işçi, ekmeğini kaptırmak ister mi...
Haydi haydi utanmazsanız, Vurun Tayyip’e

Abdurrahman Atmaca, uzun yol TIR şoförü. Kafa ve beden yorgunluğunun baskın bir zamanında HS Group’tan, bir şekilde kendisine denilmiş ki...
‘Kredi kartının numarasını ver. Garanti Bankası’dan da gir içeriye... Sağa sola, veznedara selam söyle, ayda kırkdokuz liraya senin tabandan tepene bütün organlarının sağlık sıhhat hizmetlerini tekeffül edelim’...
Şimdi gelmiş bana ‘Ağabey, valla uykulu muydum neydim, bir türlü uyanıp da rüyamı kesemedim’. Karagöz Hacivat misali, ‘Yar bana bir eğlence’ diye dönüp duruyor...
Atatürk demiş ki, ‘Türkler çalışkandır, zekidir, az zamanda büyük işler başarır’...
Hayranım ben bizim Türklerin zekasına... Telefonuma mektup üzerine mektup yağıyor... Sanki gönderdiğim gazoz kapaklarıyla tombalaya katılmışım gibi. ‘Kazandınız tebrikler’ girizgahı ile benden de bankaya gitmem, veznerlarla sohbet etmem isteniyor. Tanışma aidatını ödedikten sonra usül ve füruumun yedi nesline kadar sünnetti, kürtajdı, çocuk doğurmak veya doğurtmaktı gibisinden bütün eksiklerimizi bedavadan tamamlayacaklarmış...
Benimkisine aklım kesmedi amma, bu bizim Abdurrahman taş gibi adam. Şimdilik doktora baytara ihtiyacı yok... HS Group’tan rica etsek de, eğer uyku sersemliğiyle bir anlaşma yapıldıysa, hesabını kapatıversinler... İleride eli ayağı teklemeye başladığında nasıl olsa kendisi sizleri arayıp bulacaktır, şüphesiz...
Faks: (0212) 632 83 06

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT