'Vur' Emrini Muhbir Öğrenci mi Verdi?

18.10.2010 11:52
Vur Emrini Muhbir Öğrenci mi Verdi?
11 Mayıs'ta polis kurşunuyla hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şerzan Kurt'un davasında önemli bir gelişme yaşandı.
'Abi, Koray abiyi aldılar, sıkın abi, Gültekin abi içeri gelin!' Bu konuşma, Muğla'da polis kurşunuyla yaşamını yitiren Şerzan Kurtun davasında dosyaya giren 'Alo 155 Hattı' kayıtları arasında yer alıyor.

Konuşma, iddialara göre Kurt'un polis Gültekin Şahin'in silahından çıkan kurşunlarla öldürülmesiyle sonuçlandığı gece, 20 yaşındaki Samet E. tarafından yapıldı. Saat 01.58'de gerçekleşen konuşmadan 56 dakika sonra, saat 02.54'te, ikinci kavga sırasında polis Şahin silahına davranıp ateş etti ve iddiaya göre kurşun, Kurt'a isabet etti. Şahin, ilk duruşmada, yedi yıldır üniversitede görevli olduğunu, Samet E.'yi aşırı milliyetçi olarak tanıdığını açıkladı. Bu arada, Samet E.'ye ait ikinci konuşmada, polise hakaret ve küfür yağdırırken "Abi ben Samet'im" diyerek hemen tanınacağını düşünmesi, polis muhbiri olabileceği kuşkusu uyandırdı.

İddianameye göre, 12 Mayıs 2010'da saat 00.30 sularında Muğla'da İstanbul Birahanesi'nin önünden geçen Cansel İ. ve Sefa Ö. adında sol görüşlü iki öğrenciye küfredilince arkadaşları birahanenin yakınındaki parkta toplandı. Küfrettiği iddia edilenler arasında, Samet E. adlı kişi de vardı. Sol görüşlüler Samet'i dışarıya çağırınca kavga patladı. Kavgaya, polis Gültekin Şahin'in de içinde olduğu polisler müdahale etti. Grup gözaltına alındı. Bu arada iki el silah sesi duyuldu.

Saat 02.30-02.40 sularında Şerzan Kurt'un da aralarında olduğu bir başka sol görüşlü grup arkadaşlarının gözaltında bulunduğu polis merkezine doğru yürüyüşe geçti. Grup, yol üzerindeki lokantada bulunan sağcılarla taşlı kavgaya tutuştu. Bu arada polis gaz sıkıyordu. Şahin, bu kez o noktadaydı. Önce havaya ateş açtı. Göstericiler koşarken, Şahin, saat 02.54'te tetiğe bastı. Şahin'in silahından çıkan kurşunun isabet ettiği öne sürülen Kurt, ağır yaralandı, 24 Mayıs'ta da öldü.

Telefon açıkken: Gültekin abi içeri gel

Kurt'un ölümü sonrası savcılık o geceki Alo 155 kayıtlarını istedi. Kayıtlar arasında, dikkat çeken bir konuşma vardı. Saat 01.58'deki arama, Samet E.'ye aitti. Samet, İstanbul Birahanesi önündeki ilk kavga sırasında 155'i aramıştı. Fakat konuşmanın son cümlesi, 155'e değil, kavgaya müdahalede bulunan polis Şahin'e yönelikti:

İHBAR: Bana bakın, biz İstanbul'un (İstanbul Bar) önünde, hep toplandılar bak, bizi kumpasa getirecekler, acil buraya ekip gönderin yoksa kötü olacak, aa hep sıkacam haa, gönder ekibi, saldırıyorlar, saldırıyorlar.
MERKEZ: Benim ekiplerim orada.
İHBAR: Çabuk gönder (Telefon açıkken mekândakilere söylüyor: Abi Koray abiyi aldılar, sıkın abi, Gültekin abi içeri gelin)
Eskişehir Ağır Ceza'da 15 Ekim'de ilk duruşması görülen 'Kurt Davası'nda, müdahil avukatlar saat 01.58'de kayıtlara geçen konuşmayı Şahin'e sordu. Şahin, 'Gültekin abi'nin kendisi olduğunu kabul etti:
"O sırada ekip olarak İstanbul Birahanesi önündeydik. İhbarda bulunan, adının Samet olduğu söylenen kişinin öğrenci olduğunu düşünüyorum. Bizi dışarıda gördüğü için yaptığı konuşma olması gerek. Çünkü mahsur kaldıklarını, grubun içeri girip linç edeceklerini düşündükleri için beni görünce içeri çağırmak için yaptı. Şahıs tarafından birahaneye çağrılmadım, birahaneye girmedim. Herhangi bir öğrenci grubuyla karşılaşıp şuradan gidin diye yönlendirmede bulunmadım."

Şahin, daha sonra da, "Samet diye bir öğrenci sağcılar içinde vardı, simaen, eylemlerden dolayı kendisini tanırım" dedi. Polis memuru, Kurt'u da tanıdığını "Üniversiteden dolayı bulunduğu grup içinde olduğunu bilirim ve tanırım. Eylemlerden bilirim, simaen ve ismen de bilirim" sözleriyle açıkladı.

Bu arada, Samet E.'ye o gece 'hakaret' iddiasıyla işlem yapıldı. Samet E., ifadesinde, kendisine taş atıldığını vurgulayarak, şikayetçi oldu.

Polis muhbiri mi? 

Samet E., ilk konuşmadan iki dakika sonra, saat 02.00'de yeniden Alo 155'i aradı. Samet E.'nin polise hakaretler yağdırması ve sonra, "Abi ben Samet'im" deyip tanınacağını düşünmesi, kendisinin haber elemanı olabileceği kuşkusunu uyandırıyor. O konuşma kayıtlara şöyle geçti:     

İHB: Abi bak 155'i gönder, anasını bacısını s...... gelirim emniyetten seni arar burayı... A... g... şerefsizleri gönderin lan İstanbul'a (İstanbul Bar'ı kastediyor).
MRK: Kapat lan, kapat terbiyesiz.
İHB: Ben Samet bak, burayı bastılar, bak geliyorlar.
MRK: Küfrün âlemi yok, kapat telefonu.
İHB: Abi ben Samet'im. Buraya gönder ekipleri.
MRK: İyi de niye küfrediyorsun?
İHB: Gözünü yiyeyim, gönder buraya.

(İsmail Saymaz / Radikal)

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim