1. YAZARLAR

  2. Nazlı Ilıcak

  3. Ve İlker Başbuğ konuştu
Nazlı Ilıcak

Nazlı Ilıcak

Yazarın Tüm Yazıları >

Ve İlker Başbuğ konuştu

A+A-

Orgeneral İlker Başbuğ, Uğur Dündar'ın Arena programında "İrtica ile Mücadele Eylem Planı"nın polis tarafından Taraf gazetesine servis edildiğini söyledi. Olabilir. Ama bu servis, işin vahametinin gözden kaçırılmasını gerektirmez. Zira söz konusu belgenin düzmece olmadığı çeşitli raporlarla belgelendi.
İlk günlerden başlayalım: Belge, Ergenekon sanıklarından avukat Serdar Öztürk'ün bürosunun aranması sırasında ele geçirildi. Öztürk'ün avukatı Hasan Gürbüz, belgenin, Emniyet'te hard diske yerleştirildiğini, hatta arama sırasında, büroda Öztürk'ü temsilen kimsenin bulunmadığını, bilgisayar çıktısının da polis tarafından ofisteki kâğıtlar arasına konulduğunu ileri sürmüştü. Takip eden gelişmeler, bu iddiaların doğru olmadığını gösterdi.
1) İrtica ile Mücadele Eylem Planı, Av. Serdar Öztürk'ün hem bilgisayarında kayıtlıydı, hem de 4 sayfalık bir kâğıt çıktısı mevcuttu.
2) 4 Haziran 2009'da, Saat 10.20'de Öztürk'ün ofisinde yapılan aramayı, Ankara Savcısı Hüseyin Görüşen yönetti. Arama sırasında, Baro temsilcisi Avukat Bayram Özkan, Serdar Öztürk ile aynı büroda çalışan avukatlar, Özge Evci, Çağrı Eryılmaz ve Gizem Ulusoy da hazır bulunuyordu.
3) Bürodaki bazı belgelerin yanı sıra, bilgisayar hard diski de, bir delil torbasının içine konulup, mühürlenmişti.
4) Emniyet'e götürülen mühürlü delil torbası, gene Öztürk'ün avukatlarının huzurunda açılmıştı.
5) Tutanağa göre, hard disk Öztürk'ün avukatları, Özge Evci, Çağrı Eryılmaz ve Gizem Ulusoy'un önünde kopyalanmış, bir kopya da, avukatların getirdiği hard diske yüklenmişti.

***


Sonraki gelişmeler: "Fotokopi ya da bilgisayar çıktısı, ıslak imza bulunmadığı için, delil kabul edilemez" denildi. Bilahare, ismini vermeyen bir subay ihbar mektubuyla birlikte ıslak imzalı belgenin gerçeğini gönderdi. TÜBİTAK, Emniyet ile Jandarma Kriminal ve Adli Tıp, o imzanın Dursun Çiçek'e ait olduğunu belirttiler.
İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın Taraf gazetesinde yayınlandığı gün (12 Haziran 2009), karargâhtaki bazı bilgisayarlarda temizlik yapıldığı, ihbarcı subayın mektubunda yer alıyordu. Hatta bilgisayarların numarası bile verilmişti. İhbarcı subay, İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsız'ın talimatıyla yazıldığını da belirtiyordu.
İlker Başbuğ, "Polis belgeyi Taraf'a sızdırdı" diyor. İyi ki sızdırdı. Kamuoyuna mal olmasına rağmen, olayların örtbas edilmesi için nasıl gayret sarf edildiğine birlikte şahit olmadık mı? İyi ki, ismini vermeyen subay da, o ihbar mektubunu yazdı ve beraberinde ıslak imzalı metni yetkili mercilere ulaştırdı.
Genelkurmay Başkanı, Uğur Dündar'a, "Bizim aramızdan da yanlış yapan adam çıkar" demiş.
Hayır efendim! İhbarcı subay doğru yaptı. Yoksa "AK Parti ve Gülen'i bitirme planını" hâlâ bir "kâğıt parçası" sanacaktık.

SABAH

YAZIYA YORUM KAT