Van’ı unutmadan unuttuk

26.11.2011 09:03

Demiray Oral

Başlığı attım, sonra okudum, sonra kendi kendimin okuruymuşum misali “ne demekse artık unutmadan unutmak” diye söylendim.

Yazan tarafım “ne demek olduğunu anlatırım ben sana da, harbi okurlara da” diye cevabı sarkıtınca, bir bildiğim var demek ki deyip yazmaya başladım...

Unutmadan unutmak Van’ı şöyle bir şey.

Unutmak istemiyoruz ama her gün biraz daha unutuyoruz.

Bedelliyle unutuyoruz, KCK’yla unutuyoruz, şike yasasıyla unutuyoruz, Erdoğan’ın tarihî özrüyle Kılıçdaroğlu’nun zavallı tavrıyla unutuyoruz. Bütün bu mevzularla cebelleşirken aklımızın, yüreğimizin bir yerinde var Van ama giderek daha ücra köşelere çekiliyor.

Geceleri eksi 12, gündüzleri eksi 2 derecede bir hayat var Van’da.

Bir müddettir internet üzerinden yerel basını takip ediyorum.

Kaçan kurtulmuş durumda, kalanlar içinse felaket yeni başladı.

Çocuklar soğuktan, yetersiz beslenmeden ölüyor, ölmek üzere.

İnsanlar bir aydır yıkanamıyor.

Kimi aileler gündüzleri çocuklarını sokakta yıkamaya çalışıyor.

Geceleri çadır kentlerden soğuk yüzünden uyuyamayan çocukların ağlama sesleri duyuluyor.

Bez çadırlarda geceleri ısınmaya çalışırken her an yangın tehlikesiyle karşı karşıyalar.

Yakında Van’da hesapta okullar açılacak ama ne şehre gelecek öğretmenlere kalacak güvenli bir yer var, ne de çocuklarda okula gidecek mecal.


Ve biz bunları artık duymuyoruz.


Çünkü ulusal medyanın Van’la ilgili pili bitti. Birkaç istisnai kalem dışında medya, gündem denen canavarı Van canavarına tercih edip oradan çekildi.

Tabii şanlı medyamızın bu tavrında mevzunun siyasi boyutu olmasının da büyük tesiri var. Şimdi durup dururken Van’da şu yok, bu da yok diye haber yapıp hükümete çakmanın ne âlemi var di mi ama?


Kraldan çok kralcı medyadan böyle bir şeyi beklemememiz gerektiğini çoktan öğrendik zaten.


Ötekiler, yani hesapta muhalif olanlar da malum “çok korkuyorlar” şu sıralarda, kusurlarına bakmayın artık.

Van’daki yerel basın ise “burayı unutmayın!” diye haber yapıyor zor şartlar altında.

Depremde matbaaları iptal olduğu için yerel gazeteler her gün sırayla bir başkasının adı altında tek bir gazete olarak çıkıyorlar.


Ve ben diyorum ki şöyle delikanlı bir ulusal gazete çıksa da her gün kendi arka sayfasında Van’daki bu tek gazetenin birinci sayfasını yayımlasa. Arka sayfa güzellerinden ya da hangi akla hizmet kullanıldığını senelerdir anlayamadığım Guinness rekorları tadında haberlerden okuru bir müddet mahrum bırakmak sanırım bizim gazetelerin felaketi olmaz.


Biliyorum oturduğum yerden sallamak kolay ama yeminle ben bir gazeteyi yönetiyor olsaydım yarından tezi yok arka sayfamı Van’daki o gazetenin ilk sayfasının tıpkıbasımına ayırırdım.

Yayın yönetmenlerine önemle duyurulur!


Çivi çakmak- çivi gibi soğuk- çivisi çıkmak

Yeni bir deprem olursa artık Van’a gönderecek binlerce çadır yokmuş.

Vanlı AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik vermiş müjdeyi!

Bu açıklamadan kaç adet “yani” anlıyoruz sayalım:

Yani memleketin çadırı bitmiş vaziyette.

Yani memleketin neredeyse bütün çadırlarını Van’a yollamışız.

Yani memleketin bütün çadırlarının gittiği Van’da çadır sıkıntısı yaşanıyor.

Yani memleketin bütün çadırlarının gittiği Van’da bir çadırda bilmem kaç aile yaşıyor.

Yani herhangi başka bir şehirde de deprem olursa yollayacak yeterli sayıda çadır yok.

Bu kadar “yani”den sonra şimdi sıra bir adet “neden”de...

Madem durum bu minvalde o zaman “neden” Van afet bölgesi ilan edilmedi?

Başbakan Erdoğan bu soruya, soranları hafiften fırçalayarak “Şu anki mevzuata göre bir yeri afet bölgesi ilan edince oraya çivi bile çakamazsın” cevabını vermişti.

Ben de diyorum ki, çivi mi çakmak önemli yoksa Vanlıların acil ihtiyaçlarını giderip, çivi gibi soğukta hayatta kalmalarını sağlamak mı?

Neticede iktidar sizsiniz, önce afet bölgesi ilan edip şehre yollanacak ödenekle oranın acil ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlarsınız, sonra da “çivi çakmak” için mevzuatı değiştirirsiniz olur biter.

Göreviniz memleket insanına hizmet mi yoksa mevzuat hazretlerini korumak mı?

Mevzuat bahane elbet. Gerçek sebep oradaki belediyenin BDP’li olması. Zaten geçen grup konuşmasında Erdoğan da bunu açıkça söyledi: “Belediyelere giden para biraz artacak ya, o para geldiği zaman ondan ne yapılacağını biliyorsunuz zaten. Şu anda Van’da belediyenin yaptığı çalışmalarını görüyoruz. Sadece popülizm, ideolojik yaklaşım tarzı. Bakıyorsunuz belediyenin imkânları oralarda kullanılıyor.”

Bir başbakanın söz konusu olan depremzede vatandaşlarıyken bu yaklaşım tarzına ne denir, benim yerim bittiği için onu da siz bulun... (İpucu: Yazı başlığından faydalanabilirsiniz)

***


Mühim Not: Mardin Kızıltepe’de kütüphanesi olmayan okulları için öğretmenleri kitap rica ettiler. Ben de sizden destek rica ediyorum. Kitap göndermek için adres: Bahçelievler İlköğretim Okulu, 232 sok. No: 22 Kızıltepe - Mardin


oraldem@gmail.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim