Van’da “Kur’an’ın Çağa Mesajı” Konferansı

03.04.2013 01:30
Van’da “Kur’an’ın Çağa Mesajı” Konferansı
Ramazan Yazçiçek, Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde “Modern Dünyanın Bunalımı ve Kur’an’ın Çağa Mesajı” başlıklı bir konferans verdi.

Düşünce ve Medeniyet Topluluğunun düzenlediği konferansta araştırmacı-yazar Ramazan Yazçiçek, konuyu, "Modern Dünyanın Bunalımı" ve "Kuran'ın Çağa Mesajı" başlıkları altında iki bölümde ele alarak anlattı.

İlk bölümde modern dünyanın bunalımının kaynağının aydınlanma felsefesine ve reform dönemlerine dayandığını söyleyerek, modernizmin tarihi serüvenine dair paylaşımlarda bulundu. Modernizmin esas olarak üç sacayak üzerine oturduğundan bahisle; bunların sırasıyla, bireycilik, sekülerlik, ve ulus-devletçilik olduğunu belirtti.

Bireyselleşmenin modern çağın hastalıklarından biri olduğunu belirten konuşmacı, birey ve toplumların bireysellikten etkilendiklerine dair örnekler verdi. Mukabilinde Kur’an ayetlerinden örnekler vererek konu temellendirildi. Allah (c.c)’ın yüce kitabında inananları bireysel değil ümmet olmaya yönlendirdiğini belirtti. Buna en açık delil Kuran-ı Kerim'deki hitapların olduğunu belirterek aile, cemaat ve ümmete dair sorumluluk ve yönlendirmeyi gösterdi.

Konu sekülerizme geldiğinde, Yazçiçek, sekülerizmin modernizm tarafından hayata taşındığını ve seküler zihniyette tanrının yerini aklın, insanın aldığını belirtti ve şunları ekledi: Dünyevileşme sekülerizmle bağlantılı olup hayatın her alanına hatta dine müdahale taleplidir. Ayrıca dünyevileşme insanların ahiret inancını yok ederek hayatı sadece bu dünya hayatından ibaret algılamalarına sebep olmuştur. Sadece dünyadan ibaret olan bir hayat anlayışı, insanları tüketim çılgınlığına sürüklemiş ve böylece popüler kültür ortaya çıkmıştır. Popüler kültür, Nihilizmde olduğu gibi haz merkezlidir ve taklide, gösterişe dayalı bir tüketim anlayışına yöneltirken, ihtiyaca bağlı tüketim bilincini ortadan kaldırmış insanı hiçliğe terk etmiştir. Tüm bu anlatılanların örneklerini görmek için çokta uzaklara gitmeye gerek yoktur, aksine tam da içinde bulunduğumuz yaşam tarzı popüler kültürün ta kendisidir. Konu modernizm olunca küreselleşmeye değinmeden geçilmeyeceği kesindir. Küresel hegemon iradeler insanları kendi emirlerinde birer kul haline getirme çabasındadır ve asimile olmayan elimine edilir mantığını temel alan bir yaklaşımdır. Buna mukabil İslam kimliği, Müslüman adı insanlara Müslüman olmanın gereklerini yaşadıkları için verilir, aksi takdirde bu içi boş bir iddiadan ibaret kalacaktır.

 Son olaraktan yazar, Modern Dünyanın Bunalımı başlığı altında modernizmin üçüncü ayağı olan Ulus-devlet anlayışından bahsederek bu bölümü sonlandırdı. Yazçiçek, bu bölümde Hz. Âdem’in kıssasının ardında yatan faktörlerden bahsederek konuya farklı bir bakış açısı kazandırdı. Bu olayın arkasında üç unsur yatmaktadır; birincisi, Hz. Âdem’e telkin edilen ölümsüzlük; ebedilik arzusu, ikincisi, haz merkezli bir refah arzusu (Ta-ha/ 120) ve üçüncüsü ise şeytanın Hz. Âdem’den daha üstün olduğu iddiasını dile getirmesidir. Bununla iblis, yaratılış yönüyle muhatabından üstün olduğunu; ateşten yaratıldığını söyleyerek (Araf/ 12) Âdem’in önünde secde etmemiştir. Aslında bugün modernliğin özü; ulusçuluk/kavmiyetçilik akımının arkasında yatan zihniyet tam da budur. Çünkü Allah'ın insanların eşit olduğunu ancak takvada farklılık gösterebileceklerini söylemesine rağmen, insanlar kendi aralarında ırkça üstünlük iddiasında bulunarak aslında şeytanın mesleğini takip etmişlerdir.

Modern dünyanın tam anlamıyla bunalım içinde olduğunu izahla birçok alandan tarihi ve aktüel istatistikî bilgileri paylaşarak kanaatlerini teyit etti.

Yazçiçek, ikinci kısımda yani "Kuran'ın Çağa mesajı" başlığı altında konuşmasına, "vahyin ilahi bir yönlendirme olduğundan ve tarihe müdahale ile ezber bozduğundan bahsetti. İçinde bulunduğumuz anın vacibini idrak etmek zorunluluğumuzdan ve bütün inançların batıllığının doğru bir Allah inancından uzaklaşmaktan kaynakladığına değindi. İslam'da din kavramı, Batı'da ortaya çıkan seküler bir kavram olan "religion"dan, ahlak kavramı, “etik”ten ve Allah kavramı da “god”dan farklıdır dedi. Yazçiçek, "religion"ın aksine ed-din olan İslam’ın insan hayatının bütün safhalarıyla ilgilendiğini belirtti. “Ed-din olan İslam, yaşamın tümüne ışık tutar” söyleyerek, maddi ve manevi bütün zaman ve zemin, eylemsellik arz eden bütün konuların yaşam tarzının içinde yer aldığına değindi. Yazçiçek, oluşmamış problemler yerine günümüz problemlerine çözüm için çağı doğru okumanın ve zamanın fıkhını oluşturmanın gerekliliğine değinerek, Ebu Hanife'nin "Dinde fıkıh, ahkâmda fıkıhtan daha üstündür" ibaresinden yola çıkarak “bahsettiğimiz fıkhın, dini yenileyecek değil dinde yenilenecek bir fıkıh” olması gerektiğine vurgu yaptı.

 Kur’an’ın yeniden tarih sahnesine çıkabilmesi için gerekli şartlara değinen Yazçiçek, bu şartların, Kur’an tasavvurunun geleneksel atıklardan ayıklanması, modern hurafelere düşülmemesi; Kur’an’ın esas alınması ve Sünnetin yaşam tarzı edinilmesi olduğunu söyledi.

Yazçiçek konuşmasını, "İslam yeniden tarih sahnesine çıkıyor. İslam bilgi kaynağı itibariyle ve tarihsel tecrübesiyle çağı yeniden şekillendirebilecek kudret ve potansiyele sahiptir. Ed-din olan İslam, bireysel ve toplumsal hayatı yeniden ve her an dizayn edecek bir medeniyet projesi olarak hayatın her alanını inşa etmeye taliptir. Bu imkân, Adl, Kıst ve Mizan’ın tekrar elde edilmesi yani tevhid üzere olunmasıyla gerçekleşecektir. Beşeri ideolojiler iflas etmiştir. Tuğyan iflas etmiştir. Bu sebeple, belirlenenin değil belirleyenin Kur’an olduğu; uydurulanın değil uyulanın Kur’an olduğu bir yaşam tarzı için Peygamberimizin (sav) bize şahit olduğu gibi bizlerin de insanlığa şahitler olma zorunluluğu vardır.” dedi. Bunun imkânının da dinin doğru anlaşılması ile mümkün olduğunun altını çizerek dini Allah’a has kılmaya dair ayetleri hatırlattı.

Ramazan Yazçiçek, konuşmasını, Müslüman gençliğe ümit veren ifadeleriyle tamamladı.

Tayfur Bayraklı / Haksöz-Haber

van-20130403-2.jpg

van-20130403-3.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim