1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Van'da "İslami Mücadelede Gerekli Nitelikler" Semineri
Van'da "İslami Mücadelede Gerekli Nitelikler" Semineri

Van'da "İslami Mücadelede Gerekli Nitelikler" Semineri

Van Özgür-Der de aylık düzenlenen seminerlerde bu hafta Abdulhakim Beyazyüz; "İslami Mücadelenin Başarılı Olması İçin Sahip Olması Gereken Nitelikler" konulu bir sunum gerçekleştirdi.

A+A-

Mesut Baran / Haksöz Haber

Dernek binasında gerçekleştirilen seminerde, Beyazyüz konuşmasına; Hareket olarak ihya ve ıslah çizgisinin takipçisi olduğumuzu, peygamberlerinde yeryüzünün ıslahı için gönderildiğini, toplumlarının ifsad olmaması için mücadele ettiklerini ve peygamberlerden sonra bu bayrağın değerli İslam âlimleri tarafından devr alındığını ifade ederek başladı.

Bu ihya ve ıslah sorumluluğunun asla terkedilmemesi gerektiğini, dünyevileşmenin bu sorumluluğun önünde ciddi bir engel olduğunu vurguladı. Bu bağlamda Allah’ın Müslümanları dünya için çalışmaktan men etmediğini, her şeyin zaten onun için yaratıldığını, kuranda da nefsin bizzat kişinin zatı olarak tanımlandığını ama bunun ölçüsü tutturulmadığında ciddi sorunların doğabileceğini ve aşırı dünyevileşmenin kişiyi Allah’ın dinini anlatmaktan alıkoyabileceğini ifade etti.

Din kavramına değinen Beyazyüz, Dini Allah’ın sıfatlarını kulca yaşayabilme gayreti olarak tanımladı. Dinin bir lütuf olduğunu buna karşın Allaha kulluğun layıkıyla yapılması gerektiğini ifade etti. Allah’ın insanı islam fıtratı üzere yarattığını, insana akıl verdiğini, irade verdiğini devamında doğrudan sapmaması için kitap verdiğini bunun pratize edilmesi için de elçiler gönderdiğini bütün bunların Allah’ın sonsuz rahmetinin neticesi olduğunu ifade etti. Rabbimizin bu lütuflarına karşılık insanoğlunun yanlışlıkta ısrar etmemesi gerektiğini vurguladı.

Tarih süreci boyuncu tevhid çizgisinin kesilmediğini, bazı dönemler incelse de asla kopmadığını, bu sorumluluğu üstlenen ıslah ediciler tarafından kıyamete kadar da devam edeceğini vurguladı. İman etmenin kesinlikle sonucu olan bir şey olduğunu bu sonucun ise tebliğ sorumluluğu olduğunu söyledi. Tebliğ sorumluluğu bağlamında peygamberler nasıl ki toplumlarına rahmet olmuşlarsa bizim de kendi toplumumuza rahmet olmamız gerekir ve toplumun bizim gibi düşünmeyen kesimlerine karşı bu rahmeti elden bırakmamamız gerektiğini ifade etti.

Islah hareketlerinin Kuran merkezli olması gerektiğinden de bahseden Beyazyüz; Hemen hemen bütün ekollerin söylem bazında Kuranı merkeze aldığını ama bunun pratikte böyle olmadığını ifade etti. Kuran okumadan önce bazı ekollerin icad ettiği ritüeller; toplumun Kuranla tanışmasını ya da tanışanlarından da doğru anlamasını engellemiştir. Hz.Muhammed gibi bir örneğin Kuranın eseri olduğu unutulmamalı bunun için hadisin Kuranla yarıştırılmaması gerektiğini bu durumun hadisi küçümsemek anlamına gelmediğini tam aksine her şeyin ancak kuranla doğru bir şekilde anlaşılacağı gerçeğinin bir ifadesi olduğunu vurguladı. Seminer soru-cevap faslından sonra son buldu.

van-20150116-02.jpg

HABERE YORUM KAT