Vahim iddia: O kurum dokunulmaz mı?

09.07.2009 00:12

İbrahim Kahveci

Doğan Grubu vergi cezası ile karşı karşıya kaldığında, kamu kurumunun siyasi etki ile davranabildiğini ileri sürmüştü. Siyasi etkiden kurtulması için vergi idaresinin bağımsızlaşması fikrini ortaya atmıştı.

Türkiye, ilk bağımsız ekonomik kamu kurumu olan SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) ile 1981'de tanıştı. Bankerler olayının ardından kurulan SPK, ilk yıllar Ankara'da çok fazla bilinilirliği olmadan yürüdü gitti.

Ülkemiz 1986 yılında borsa ile tanışmasının ardından SPK'nın etkinliği bir adım daha artarken, insanlar bu kurumu en fazla 90'lı yılların ortasından sonra duymaya ve hissetmeye başladı. Doğan Grubu'nun "siyasi davranışla" itham ettiği Maliye Teşkilatı'na karşılık uzun yıllar SPK hakkında da "ekonomik davranıyor" iddiaları kulaklara geliyordu.

Özellikle borsada manipülasyon gibi suçlarda, aracı kurumların denetimi gibi konularda SPK'nın muallak yetkilerle suç duyuru alanının çok geniş olduğu belirtiliyordu. Bir yatırımcı birilerine zarar verdiğinde SPK'nın devreye girebildiği söylenirdi. Bir yasak kararı ile yıllarca sürecek mahkemelerle yollar kesilebilir denilirdi. 'Düşmanlar SPK aracılığı ile çatışır' mantığı dedikodu olarak yürüyüp gitmişti.

Bu dedikodulara dayanak teşkil edebilecek sayısız dosyalar da ortaya çıkmıştı. Milyonlarca lot işlemler SPK'dan suçsuz çıkabilirken, birkaç lot işlemden hapis cezasına yollanan yatırımcılar çıktı. Sadece küçük virmanlardan dahi yıllarca hapis cezası ile yargılananlar oldu. Hatta seçme hâkim bazında bazıları hapis cezalarına da çarptırılabilmişti.

Yani SPK Yasası'nın muallak yapısı nedeniyle birine suç kabul edilen olaylar bir diğerine gayet normal olarak görülüyordu. Peki, bu tercihi ne belirliyor derseniz, maalesef hâlâ kimse bilmiyor. Çünkü objektif bir yasa ve uygulama halen gözleyemiyoruz.

Geçen hafta SPK, Beşiktaş hisse senetleri ile ilgili bir yasak kararı ve suç duyurusunda bulundu. Yüzde 300'e ses çıkmadı ama iki günlük yüzde 10-20'ye ceza geldi. Bu cezaya uğramış kişi dosyasını alarak bilgi vermeye çalıştı.

Elbette Beşiktaş cezasına çarptırılan kişi yargıda kendini aklamaya çalışacak. Belki yıllarca sürecek bir yargı süreci olacak. Yargı süreci sonunda aklansa da SPK'ya geri dava açamayacağını diğerleri gibi açıkça ifade ediyor. Çünkü devamında başım hiç dertten kurtulmaz korkusu piyasadaki herkes gibi sarmış durumda.

Ama bir dosyası dikkatimi çekti. Dosyada yer alan listelerin hepsinin başında bir kurum vardı. O olmadığına göre neden birinci kuruma dokunulmuyordu? Cevap bulamadık ve öylesine geldi geçti bu dosya. Ama dün akşam başka yatırımcılar aradılar. Ve dediler ki bugün piyasada her oyunun nerede ise kilidi bir kurumdan geçiyor. O kurumdan olunca işlemlere ceza gelmiyor, ama aynı işlemler başka kurumdan olunca çatır çatır SPK'dan cezalar geliyor. Bu nedenle herkes o kuruma koşuyormuş.

Evet, biz de bazı işlemlerde o kuruma bakıyoruz ki SPK'dan çıt yok. Kimse konuşamıyor, kimse söyleyemiyor herkes korkuyor başımıza bir iş gelir diye. Ama fırsat buldukça öyle bilgiler akıtılıyor ki insan inanamıyor. Bu ülkede hukuk nasıl işliyor? Yargısal telkinlerle artık suçlamalar-suça dönüşüyor. Ama ağırlıklı olarak üç-beş işlemler suça dönüşüyor. Maddi imkânı olabilenler, milyonlarca işlemler ya hiç suç kapsamına girmiyor veya bir kısmı da yargısal aşamada gidiyor.

Üç-beş işleme cezaya karşı milyonlarca işlemin cezasız kalması nasıl bir vicdan ile açıklanabilir. Kurumsal koruma var mı yok mu? Şirketsel koruma var mı yok mu? Yani sermaye piyasamız objektif mi işliyor, yoksa kişiye, kuruma göre mi işliyor?

Doğan Grubu'nun vergi cezasına karşı suçladığı siyasallaşma riskine karşı belki de duygusallaşma riskini de hesaba katmak gerekiyor. Yani anlaşılan siyaset veya başka şey, her ne olursa olsun kurumsal etkisizliği sağlayamazsak çözüm bulamayacağız.

Bu ülkeyi sadece faiz esaretine bırakmamamız lazım. Bunun için faiz dışı piyasada adaletin bir an önce kurulması gerekiyor.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim