Uzan'ın 'uzun kulakları'

04.01.2010 00:38

Adem Yavuz Arslan

Ankara uzunca bir zamandır 'kozmik' aramalar ve cunta iddialarıyla 'kafese' alındığı için dengesi bozuldu.

Tabiri caizse ortalık toz duman.

Bu hengâmede sıcak gündemle ilgisi olmayan ama bizatihi kendisi de çok ilginç gelişmeler de yaşanıyor.

Mesela Uzan ailesinin 7 yıldır yurtdışında firarda olduğunu sanıyorduk. Daha doğrusu devlet öyle sanıyor ve Kırmızı Bülten'le tüm dünyada arıyordu. Oysa Kemal Uzan buralardaymış ve şirketlerinin akıbetini takip ediyormuş(!)

Malum olduğu üzere Uzan ailesi Türkiye'nin en büyük sermaye gruplarından birisiydi. İnsanın başını döndüren güce ve paraya sahiptiler.

Hatta dönerli-pilavlı-konserli seçim kampanyası ile az daha Meclis'e temsilci bile yolluyorlardı. Fakat 2003 ortasında Uzan ailesi için deniz bitti ve TMSF İmar Bankası'na el koydu. Bankanın içi 'bugün bile hâlâ net olarak çözülemeyen bir sistemle' boşaltılmıştı. Ardından da aile fertleri için dava açıldı. Polis Rumeli Holding'i bastığında Kemal Uzan ailesi ile birlikte helikopterle kaçtı. Oğlu Hakan Uzan da lüks yatı ile çıktığı mavi turdan hâl dönemedi(!)

İşte 2003'te yurtdışına çıkan Uzan ailesi ki sonradan Cem Uzan da bu listeye dahil oldu, o gün bugündür kayıp. Görüldükleri yerlerle ilgili efsaneler kulaktan kulağa yayıldı. Kırmızı Bülten'le aranıyor. Gerçi onlar aranırken bazı Ortadoğu ülkelerinde yeni şirketler kurduğu da tespit edildi ama yakalanıp iade edilemediler.

2010 yılı başında bu konuya neden döndük? Uzanlar'ın hayatından bin bölümlük bir Brezilya dizisi çıkar ama konumuz firarda olan baba Kemal Uzan'ın Ankara'yı karıştıran ihbar mektupları.

Bunca zamandır Türkiye'den uzak olan Kemal Uzan ve çocuklarının uzun kulakları(!) varmış. TMSF başta olmak üzere Maliye ve yargı bürokrasisinde ne olup bittiğinden anında haberdar oluyorlar. Baba Kemal Uzan, 'uzun kulakları' sayesinde edindiği bilgileri ihbar mektubu haline getirip ilgili kurumlara yolluyor.

Son olarak Adabank'ın satışı ile ilgili olarak Başbakanlık'a ihbar mektubu yolladı. Kemal Uzan mektuba imzasını atmış ama ihbarın nereden yapıldığına dair en ufak bir iz yok. Dile getirilen noktaları ciddiye alan Başbakanlık, Teftiş Kurulu'nu harekete geçirdi. Uzmanlar Uzan'ın iddialarını araştırıyor. Duyumlara göre de 'çok uzaklardaki' Kemal Uzan çok sağlam bilgilere sahip. Hatta deniyor ki, "Burada olsa ancak bu kadar konuya hakim olabilirdi." Bunu şöyle de yorumlamak mümkün; kendileri yurtdışında olan Uzanlar'ın içeride sağlam bir ekibi var. Teftişten ne çıkar şimdilik bilmek zor ama Uzanlar'ın uzunca bir süre daha gündemimizde olacağı kesin gibi.

Öcalan'ın yol haritasını açıklayın ki...

Demokratik açılım süreci ağır aksak giderken Öcalan'ın yol haritası tekrar önümüze çıktı. Bu kez Avrupa'dan bir karar geldi ve AİHM Öcalan'ın yol haritasını istedi.

Aslında AİHM'in derdi Öcalan'ın 'Kürt sorununu nasıl çözeceği'ni merak etmek filan değil. Rutin işlemi yapıyor. Şöyle ki; Öcalan'ın 20 Ağustos'ta İmralı Cezaevi Müdürlüğü'ne teslim ettiği yol haritası 'incelenme' bahanesiyle avukatlarına verilmemişti.

Avukatları da yol haritasını örgüte ulaştırmak için ince bir taktik geliştirdiler. Öcalan'ın halen AİHM'deki başvurusuna yaptıkları savunmanın içine yol haritasını da eklediler. Öcalan 550 sayfalık AİHM savunmasına, 160 sayfalık yol haritasını ekleyerek savcılığa verdi. Fakat Bursa Savcılığı 550 sayfayı avukatlara verip 160 sayfalık bölümü incelemek üzere alı koydu. AİHM de avukatların talebine uygun olarak 'yol haritası savunmanın bir parçası' diyerek savcılıktan yol haritasını istedi.

Şimdi Türkiye'nin ne yapacağı belli değil. Savunmayı verecek mi, verecekse nasıl verecek muamma.

Ama kesin olan bir şey daha var açılım sürecinde yapılan hatalardan birisi de İmralı ve Öcalan'a biçilen roldü. Devletin hangi milli kurumu 'Öcalan'ın ikna edildiği' yönünde pozitif hava yaymışsa(!) İmralı'ya güvenildi.

Hazırlayacağı yol haritasının sürece katkı sağlayacağı beklentisi oluşturuldu. Oysa halen incelendiği söylenen yol haritasını Ankara kulislerinde herkes biliyor. Öcalan'ın yol haritası neredeyse sadece kendisiyle ilgili. Öncelikle özgür olmak istiyor ki ev hapsine bile itirazı var. Koşulsuz af ve siyaset hakkı talebi var. Ayrıca federasyon istiyor. Tabii bunları laf cambazlığı ile kamufle etmiş. Ama özü bu. Yani dört maddelik yol haritası tamamen kendi kariyeri ile ilgili. Kürtler'in demokratik hakları pek de umurunda değil. Hal böyle iken yol haritasını açıklamamak anlaşılır değil. Açıklayın ki Öcalan'ın ne olduğunu herkes görsün... 

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim