1. YAZARLAR

  2. Eser Karakaş

  3. Uruguay’da ne oldu?
Eser Karakaş

Eser Karakaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Uruguay’da ne oldu?

A+A-

Türkiye kürt açılımı, “AK Parti’yi ve Gülen’i bitirme planı” belgesi gibi gerçekten çok ciddi konularla yatar kalkarken “Uruguay yazısı da nereden çıktı?” diye sorabilirsiniz.

Ama bence bir okuyun, sonra kararınızı verin.

Uruguay bizim fenerbahçeli haşarı oyuncumuz Lugano’nun memleketi.

Uruguay küçük, dört milyonluk bir Güney Amerika ülkesi; Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ülke sıralamasında insani gelişmişlikte ellinci sırada, yani bizden 23 basamak daha iyi bir yerde.

Dün (25 Ekim) bu ülkede başkanlık seçimleri yapıldı; son aldığım haberlere göre eski bir solcu lider önde gidiyor ve ilk turda gereken yüzde 50’yi bulabileceği ihtimali mevcut.

Bu ülke 1976-1983 seneleri arasında çok acımasız, sert bir askeri diktatörlükle yönetilmiş bir ülke.

Uruguay 1983-1986 yılları arasında bir geçiş dönemi yaşıyor ve 1986 senesinde çok partili demokrasiye geri dönüyor.

Demokrasiye dönüş sürecinde ise yeni siyasiler ve eski diktatörler el ele bir yasa çıkarıyorlar ve askeri diktatörlük

yıllarında işlenen suçlara ve bu dönemin sorumlularına dokunulmazlık

getiriyorlar.

Eski diktatörler ve dönemin generallerini yargı sürecinden kurtaran bu yasa 1989 senesinde referanduma da konu oluyor ve halk referandumda bu yasayı milli uzlaşma adına onaylayarak darbecilere bir yasal (!) koruma kalkanı oluşturuyor.

Bu koruma kalkanının nedeni ise 1976-1983 yıları arasında yani askeri diktatörlük döneminde işkencelerde ölen, kaybolan kişiler nedeniyle açılabilecek soruşturmaları engellemek.

2005 senesinin başında göreve başlayan sosyal demokrat başkan Tabare Vasquez seçim kampanyası döneminde bu meseleyi çözeceğini ve askeri diktatörlük dönemi sorumlularını yargı karşısına çıkaracağı sözünü veriyor ve iktidara geliyor.

Büyük tartışmalar yaşanıyor ve sosyal demokrat lider referandumla oluşturulan bu “yargılanmazlık” meselesini Anayasa Mahkemesi’ne taşıyor, karar çıkarıyor ve dünkü referandumda da halka onaylatıyor.

Anayasa Mahkemesi’nin kararından hemen sonra eski cuntacılar yargı önüne çıkarılıyorlar ve 83 yaşındaki eski diktatör Alvarez yirmi beş sene hapse mahkum oluyor.

Aynı gün eski bir deniz albayı da yirmi sene hapse mahkum oluyor.

Uruguay da böylece geçmişiyle hesaplaşmayı başarıyor ve daha aydınlık bir geleceğe doğru yürüyor.

Aynı seneleri askeri cunta altında yaşayan Uruguay’ın komşusu Arjantin de zaten “yargılanmazlık” yasalarını çoktan kaldırıyor ve eski cuntacılarını yargılayıp hapse koyuyor.

Uruguay’da ve Arjantin’de kaldırılan “yargılanmazlık” yasalarının aynısı bizim Anayasamızın geçici 15. maddesinde lök gibi hala oturuyor.

Bu konu sadece geçmişle hesaplaşma meselesi de değil; geçici 15. maddeyi kaldıramadığınız zaman siyasilerin her an yeni bir muhtıra ya da “kağıt parçasıyla” karşılaşması galiba mukadder.

Geçici 15. maddenin sistemden temizlenmesi Türkiye’nin normalleşmesi demek.

Yaşı galiba doksan olan bizim “tonton” (Ertuğrul Özkök galiba böyle demiş idi) eski diktatörü ve arkadaşlarını yargı önüne çıkarmak da gerekmiyor; önemli olan normalleşme sürecini yürütebilmek.

STAR

YAZIYA YORUM KAT