1. YAZARLAR

  2. YILMAZ ÇAKIR

  3. Unutma Ey Halkım!
YILMAZ ÇAKIR

YILMAZ ÇAKIR

Yazarın Tüm Yazıları >

Unutma Ey Halkım!

A+A-

Takvimlerin 15 Temmuz’u gösterdiği sıcak bir akşamda, bu akşamda; “olmaz, yapılmaz, zamanı değil, dönemi kapandı” denilen aşağılık darbe teşebbüsü ile malesef bir kez daha karşılaştık. İnanması cidden zor bir olayın içinden geçiyoruz. Kabus görmüş ya da dehşetli bir korku filmi seyretmişcesine tedirginiz. Ama hamdolsun yılmadık, alanlarda, sokaklardayız. Gece boyunca meydanlarda, çok değişik görüş ve kimlik içinde bulunan onlarca, yüzlerce insanla yan-yana, omuz-omuza yürüdük, sloganlar haykırdık. Halk denilen ve her kesimden insanı kapsayan büyük bir toplulukla aynı amaç için yürümenin müthiş hazzını tattık. “Maşeri vicdanın” anlamını sözlüğe bakmaksızın bir çırpıda çözdük. Toplulukla değil, toplumla birlikte eylemdeyiz. Hep birlikte tekbirler getiriyoruz, hep birlikte “darbeciler yenilecek” diyoruz. Bulunduğumuz yerden, Kavacık’tan FSM Köprüsü’ne doğru yola koyuluyoruz. Köprüyü tutan 4-5 tank olduğu; tanklardan halka ateş edildiği söyleniyor. Endişeliyiz ama yürüyoruz. Yanımızdan bir-kaç kişi motosikletlerle geçiyor, yaralananlar taşınıyor. Suriye’de her gün yaşanan olayları hatırlıyorum birden. Bir farkla ki televizyon başında değiliz artık. Tam bu esnada ömrümde ilk kez duyduğum şiddetli bir patlama sesiyle sarsılıyorum. Ne oldu, ne oluyor derken bir öncekinden daha düşük ölçekli bir patlama daha duyuluyor.  Ardından karanlık semada müthiş bir süratle geçip giden bir karartıyı izliyorum. Ve gerçeği ancak o zaman çözüyor, anlıyorum. Bu dehşetengiz sesler bomba değil, F16’lara ait, Hamile bir kadın hıçkıra-hıçkıra eşi olması muhtemel bir gence yaslanmış ağlıyor. Gençler öfkeyle bağırıyor, küfrediyorlar. Tedirginliğimiz hat safhada, yaşlı bir adam dokunuyor omuzuma, elinde tuttuğu su şişelerinden birini uzatıyor. İkramı için teşekkür edip almıyorum. Bu sefer başka birine yöneliyor müşfikçe. Bir anda Hacc’da, hacılara ikram için koşuşturan hayırsever kişiler geliyor gözlerimin önüne. Ardından bütün minarelerden okunan ezanlar, salalar, salavatlar deliyor karanlığı. Minareler süngü oluyor adeta, müminler asker... Şimdi büyük endişelerimize, kaygılarımıza inat, büyük bir huzur kaplıyor her yanımızı. İçimizdeki umutlar yeniden filizleniyor, yeniden kuvvet buluyoruz, yeniden yürüyoruz...

Haykırmak geliyor içimden; Unutma ey halkım, unutma, bir yaz gecesinde, bu yaz gecesinde onuruna, namusuna alçakça saldıranları. Unutma ey halkım unutma, sana kurşun sıkan aşağılıkları. Unutma ey halkım unutma, destansı direnişini, destansı dirilişini...  

YAZIYA YORUM KAT

3 Yorum