Üniversite öğrencileri üzerinden darbe girişimi!

06.04.2011 00:57

Ali İhsan Karahasanoğlu

“Yalçın Küçük ile mi darbe yapılacak? Hah hah hah!” diye işi komikliğe vursalar da..

 “Ne var canım, bi kitap yazmakla darbecilik mi olur?” diye, olayı basın özgürlüğü çerçevesinde göstermeye çalışsalar da..

“oda tv’de bulunan ‘Ulusal Medya 2010’ bir darbe planı hazırlığı ise, Ergenekon’un tamamı hikâyedir” diye iş sulandırılmak isteniyorsa da..

Hiç farkına varmadığımız bir süreçle, darbe ortamı hazırlama programlarından birisi daha, çok ciddi şekilde hayata geçirilmiş durumda..

Nedir o diye sormayın..

Son 4 günde tartıştığımız, üniversite imtihanında, cevap anahtarının şifrelenmesi iddiası, tam bir darbe ortamı hazırlama girişimidir.

Dün de darbe ortamını hazırlama girişimleri “üniversite öğrencileri” üzerinden yapılıyordu.

Bugün de “üniversite öğrencileri” üzerinden yapılıyor.

Dün nasıl yapılıyordu?

Örneğin 1960 darbesi öncesinde, üniversite öğrencileri üzerinden, halk darbeye nasıl hazırlanıyordu?

“Başbakan Menderes, üniversite öğrencilerini öldürtüp, kıyma makinelerine gönderiyor” iftiraları ile..

1960 darbesinde, halkın çok sevdiği bir başbakana, kimsenin sokağa dökülüp de sahip çıkmadığı gerçeğine hep hayret eder dururuz.

Ama hiç düşünmeyiz, o tarihteki propagandalarda, halkta başbakana sahip çıkacak moral bırakılmış mıydı?

Bir yandan “seçimler iptal edilecek” iftiraları..

Bir yandan “ülkeyi Amerika’ya sattılar” iftiraları..

Bir yanda üniversite öğrencileri ile ilgili “kıyma makinelerine atıldıkları” iftiraları..

Ve daha niceleri..

Bugün tüm bunlar bize ne kadar komik geliyorsa, o günlerde oluşturulan kara propaganda ile, o günün insanlarına o kadar ciddi geliyordu bu iftiralar..

İnsanlar korkuyorlardı..

Korkutuluyorlardı.

Halkta güvensizlik ortamı oluşturuluyorlardı.

Aynen bugün olduğu gibi..

Aynen, 12 Eylül öncesinde de, üniversite gençliği üzerinden, insanların birbirlerini öldürmelerine, özellikle seyirci kalındığı gibi..

Halkın “Yeter artık, darbe olsun da, gençlik kurtulsun” deme noktasına getirilmesindeki gizli plan gibi..

Menderes döneminde, öldürülen bir tane öğrenci ve onun kıyma makinesine gönderildiğini belgeleyen tek örnek gösteremeyenler, dünkü kafa karışıklığını, bugün de “üniversite imtihanında şifre” iddiaları ile oluşturmak istiyorlar..

Hemen tüm gazetelerde, hemen tüm televizyonlarda “şifre” olayı gündemde

Siyasi partilerin; MHP’sinden CHP’sine kadar hemen hepsinin, “şifre” olayını kesin doğru imiş gibi kabul edip, bu işin takipçisi olacaklarına dair yaptıkları açıklamalar ardı ardına geliyor.

Maksat; devlete, devletin resmi kurumlarına güvensizlik fikrinin oluşması.

Aslında dertleri devlet de değil.

Dertleri, dindar insanların yöneticiliğine güvensizlik ortamı oluşturmak.

Arkasından darbe ortamına/darbeye kadar gider bu senaryo..

Dün bir tane bile öğrencinin kıyma makinesine atıldığını, hatta bırakın kıyma makinesine atılmayı, planlı şekilde öldürüldüğünü ispatlayamayanlar, bugün de üniversite imtihanında bir soru kitapçığını önlerine alıp, “Alın size, sorulara bakmadan, şifreleme yoluyla, bütün soruların doğru cevaplarını bulma taktiği” diyemiyorlar..

Diyemiyorlar ama, artık hemen herkesin gündemine, “üniversite sorularındaki şifreleme” skandalı girdi bile!

Sanki bu iddia; gerçekmiş, kesinleşmiş gibi anlatılıyor.

“Şifre skandalı” iddiaları kesinleşmiş de, savcılık bu skandalın sorumlularını arıyormuş gibi bir hava estiriliyor..

Kimsenin aklında “acaba” diye bir soru yok artık.

Öyle bir hava oluşturdular ki; “şifre” olayı kesinleşti, şimdi bu şifre skandalından kimler yararlandı, kimler haksız şekilde yüksek puan alacak, onlar araştırılıyormuş gibi, bir gündeme geçildi artık.

İşte darbe ortamı hazırlamak da, tam böyle bir şey.

Halkta yönetime karşı güvensizlik oluşturmak..

Halkın, “Bunlar kendi yandaşlarını gözetiyorlar. Torpil yapıyorlar. Halkın içinden insanlara sahip çıkmıyorlar.” kanaatine kapılmasını sağlamak.

Bu kanaat oluşturulursa, tepedekilere yapılacak her türlü saldırı, “Bize ne canım. İyi oldu” yaklaşımı ile makul görülecek..

Yapılmak istenen işte bu..

Kimse tereddüt etmesin, “şifre skandalı” da, bir “Ergenekon üretimi”dir!

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim