'Üniter devlet' ne değildir?

16.08.2009 04:21

Mümtazer Türköne

"Demokratikleşme açılımı" gelip bu kavrama dayanıyor. Baykal ve Bahçeli bu kavramın arkasına geçerek Kürt sorununun çözümüne direniyorlar. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki günlerde "üniter devlet"i daha sık duyacak ve tartışacağız.

Bu kavramla ilgili, tıpkı yer isimlerinde olduğu gibi yaygın bir cehalet söz konusu olabilir mi? Ben "üniter devlet"i kutsal bir mabed gibi korumaya alanların, mabedin içinde neler bulunduğundan haberleri olmadığını düşünüyorum. "Üniter devlet" ile yan yana, bazen eşdeğer gibi kullanılan "millî devlet", "millî kimlik", "millî birlik" gibi kavramlarla "millî birlik ve bütünlük", "devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü" gibi ibareler arasında önemli farklılıklar var. Gereksiz polemikleri, enerji kaybını önlemek ve çözüme kavuşmak için vuzuha ihtiyacımız var.

Evet önce vuzuh. Bu kavram siyasî tartışmaların eğip bükeceği, herkesin işine geldiği gibi kullanacağı bir kavram olmamalı. Olursa aynı dili konuşamayız. Anayasa hukuku siyasetin muayyen kavramlara ve bu kavramların da muayyen içeriğe bağlanması görevini üstleniyor. "Üniter devlet" bir anayasa hukuku deyimi ve teknik bir anlamı var. Bir kavramın iş görebilmesi için efradını cemetmesi ve ağyarını da dışarıda bırakması lâzım. Siyasî hukuk deyimleri hep bir kavram çifti olarak karşımıza çıkar. Birbirine zıt iki kavramla, her bir kavramın ne anlama gelmediği de açığa çıkmış olur. "Üniter devlet"in tam karşıtı "federal devlet". Tam anlamıyla anayasal bir deyim olarak "üniter devlet" egemenliğin tekçi bir anlayışla kullanımını ifade ediyor. Egemenliğin içindeki üç kuvvet: Yasama, yürütme ve yargı tek olacak. Kanunlar tek bir meclis eliyle çıkacak ve ülkenin her yerinde istisnasız bu kanunlar uygulanacak. Yargı tek biçimli olacak ve her yerde aynı hukuk normlarını uygulayacak. Yürütmeye gelince, tek bir yürütme erki olması kural ama icra gücünün ademi merkeziyet (yerinden yönetim) prensibine göre devri üniter yapıya aykırı değil. "Millî devlet"e gelince. Almanya federal bir devlet; ama aynı zamanda millî bir devlet. Dünyada millî devlet düzeni hakim. Bu yüzden her devletin millî bir nitelik taşıması kaçınılmaz. Millî kimlik, millî devleti güçlendirdiği için her devlet nezdinde teşvik ediliyor. Sorun "millî" vasfının tanımındaki farklılıktan çıkıyor. Ama makul olan her devletin, o ülkede yaşayan insanların tamamını içine alacak bir millet tanımına sahip olması.

"Tek dil, tek bayrak, tek devlet" sloganının içeriği de bu millet tanımına göre doluyor Türkiye Cumhuriyeti devleti üniter-millî devlet olarak kuruldu. Anayasa'nın "değiştirilemeyecek" üçüncü maddesindeki "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" ibaresinin, millî devleti güçlendirecek bir yorumuna ihtiyacımız var.

Kavramlar üzerinden kargaşa yaratmayı bir kenara bırakıp karşı karşıya olduğumuz soruya cevap vermemiz lâzım. Üniter ulus devlet, sahip olduğunuz siyasî değerleri muhafaza etmenin aracı, arkasına sığınılacak bir bahane değil. Etnik kimliklerin serbestçe ifadesi ve Kürtçe gibi dillerin kamusal alanlarda saygı görmesi üniter-ulus devleti kuvvetlendirir mi, yoksa zayıflatır mı? Kürtçenin kamusal alana taşınmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Baykal'ın bu soruya cevap vermesi lâzım. Etnik kimlik millî kimliğin karşıtı elbette olamaz; o zaman da size düşen görev millî kimliği etnik kimlikleri içerecek bir zenginliğe kavuşturmak olur. Bir Kürt'ün kendisine yer bulamadığı "millî kimlik"le ulusal-üniter devlet korunabilir mi?

Üniter devlet, Kürt sorununu çözmenin engeli değil; tersine tek yargı ve tek yasamayı ortak payda yaptığınız sürece çözümün de elverişli bir aracı. İşin püf noktası ise herkesi tatmin edecek bir millî kimlik tanımına ulaşmamız.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim