Umutlu olmak için çok sebep var

10.01.2013 06:27

Yasin Doğan

İmralı ile görüşme sürecine yönelik pozisyonlar yavaş yavaş belirginleşiyor. Bu tür uzun soluklu süreçlerde süreci çok hızlı tüketmek ve ayrıntıya boğmak yerine 'sonuç'a odaklanmak gerekir. Her konuşma, her polemik, her ayrıntı, her tartışma enerjimizi biraz daha tüketir. AMA ile başlayan cümleler asıl pozisyonları anlamsızlaştıran etkiler yapar.

Kendisini çözüm sürecinin parçası olarak gören kesimlerin, devam eden görüşmelerin mahiyetine ve ruhuna uymayan şekilde çıkışlar yapması, söylemler geliştirmesi, şartlar koşması sürecin selametine değildir. Aynı şekilde kamuoyunu bilgi bombardımanına tutmak, işi magazinleştirmek, manipülatif haberlere sarılmak, işi karmaşıklaştırmaktan öteye geçmez. Kuyruğu dik tutmaya yönelik tavırlar içine girmek ve siyasi çekişmelere alet olmak da sürece olumsuz etkiler yapar.

Kandil'den ve BDP'den gelen ilk açıklamalar çok umut vermese de ben, süreçten daha fazla umutluyum.

Söylem ve üslup değişikliğine gitmek de, pozisyonu ve perspektifi değiştirmek de çok kolay olmayabilir. Manevra kabiliyeti, sadece lokomotifin değil, vagonların da aynı istikamete yönelebilmesini gerektiriyor. Bu kez, kitle istikamete yönelmiş durumda ama, kendisini lomokotif gibi görenler klasik ezberlerinden ve alıştıkları dilden çok kolay vazgeçemiyorlar. BDP kitlesi, Kandil'dekilerin savaş naralarından ziyade Öcalan'ın çözüm çağrısına daha yakın görünüyor.

Bu süreci propaganda faaliyetlerine ve kısır çekişmelere kurban etmememiz önem taşıyor. Kandil'den ve BDP'den gelen açıklamalar çok da sürecin ruhuna uygun düşmüyor. 'Devleti dize getirdik, bizim mücadelemiz sonucu İmralı muhatap alındı, operasyonlar durmadıkça adım atılamaz, Öcalan'ın koşulları düzelmedikçe süreç başlayamaz, biz olmazsak hiçbir şey olmaz' türü açıklamalar derdin üzüm yemek olmadığı izlenimi uyandırıyor. Demirtaş'ın 'operasyonlar durmalı' dediği günün sabahı, terör örgütü Çukurca'da 100'ü aşkın kalabalık bir grupla karakol basıyordu. Bu yüzden sürecin selameti için güvenlik tedbirlerinin aynen korunması mutlak şarttır.

Bu kez daha umutlu olmamı gerektiren bir sebep, yeni dönemde bazı parametrelerin daha olumlu olması…

Geçen sefer BDP, kendisini sürecin kenarında kalmış veya çok dolaylı olarak sürecin parçası olarak hissediyordu. Yeni süreçte BDP'ye daha büyük rol biçilmiş ve sürece katılmış görünüyor. BDP'nin ne derece sorumlu davranacağı ve büyük rolün hakkını vereceği ayrı bir konu…

Oslo sürecinde ve öncesinde 'terör olgusu' üzerinden siyasi iktidarı baskı altına almaya, yönlendirmeye çalışan vesayetçi odaklar daha güçlüydü. Bugün hem derin devlet yapılanmaları daha etkisizleştirilmiş durumda, hem de asker-sivil ilişkileri daha olumlu bir yapıda.

Oslo sürecini sabote eden Kandil'deki kanatların stratejilerinin boşa çıkması ve hayallerin yıkılması da daha gerçekçi zemine meseleyi taşıyabilir. Silahlı kanadın şahinleri ayak direseler de elleri düne göre daha güçlü değil…

Bugün çözüm konusunda daha büyük bir toplumsal ve siyasi destek sağlanmış durumda. CHP'nin ikircikli de olsa yeşil ışık yakması ve BDP kitlesinin çözümü zorlaması daha olumlu bir durum. Ayrıca belki de özgül ağırlığı en fazla olan desteklerden birisi Fethullah Gülen Hocaefendi'nin geçen günkü açıklamaları. Tabiri caizse ciğerinden konuşan kanaat önderlerinin bu sürece olumlu katkı yapması, toplumsal desteği şekillendirme adına da çok büyük önem taşıyor.

Dış dinamikler içinde süreci sabote etmek isteyen aktörler varlığını korusa da, iç dinamiklerdeki bu olumlu değişim, sürecin kaderini şekillendirebilir.

Bu noktada MHP gibi duruşu ve görüşü belli olanların ne dediğinin ise çok bir önemi yok. Bu zihniyetin herhangi bir çözüm projesi önermediği ve sorundan beslendiği çok açık. Bahçeli'nin son konuşmaları zaten içerikten yoksun bir siyasetsizlik halini yansıtıyor, ama daha vahimi seviyeleri çok düşüren bir hakaretler manzumesi içermesi... Anlaşılan MHP'nin muhafazakarlığı gitmiş sadece milliyetçiliği kalmış, o da edep adap sınırlarını çok aşan bir saldırganlık içeriyor.

Çözümden yana olanların gücü ve inancı, bu sorunu altedebilecek yeterliliktedir, yeter ki sonuca odaklanalım…

YENİ ŞAFAK 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim