Umut dağın ardında!

24.05.2010 05:51

Ali Ünal

Doğan Medya Grubu'nun bir yazarı da, mensubu bulunduğu grubun CHP içi operasyona ölçüsüz alkışından rahatsız olmalı ki, şöyle yazıyor: "Bizim grup... 143 gazeteciyle salonda... CHP'nin 140 kişilik İstanbul delegesinden fazlayız... İster misin, Önder Sav, Gürsel Tekin filân derken, Ahmet Hakan'ı genel sekreter, Güngör Mengi'yi genel başkan yardımcısı, Necati Doğru'yla Mustafa Mutlu'yu MYK üyesi yapsın Kılıçdaroğlu... Bi bakıyorsun Mehmet Ali Birand'la Fatih Altaylı parti meclisinde filân..."

Gandhi'nin yürüyüşü, iktidar yürüyüşü değildi; Gandhi, halkının en fakiri, en fedakârı olarak yaşamayı tercih etmiş, menfî davranışı, tahribi ve yıkmayı değil, müsbet davranışı, tamiri ve yapmayı esas almış bir bağımsızlık "savaşçısı"ydı. O, halkının değerlerine sıkı sıkıya bağlı olarak, Müslüman-Hindu ayrımı gibi ayrımlara da asla gitmeden, İngiliz emperyalizmine karşı Hindistan'ın, Hindistan halkının bağımsızlığının, kendisi olmasının mücadelesini verdi. CHP ise retoriği ne olursa olsun, hiçbir zaman bağımsızlıkçı, yapıcı ve tamir edici olmadı ve bu yönde bir irade, bir program, bir uygulama ortaya koyamadı. Retorikte, resmî bayramlarda Batı karşısında bağımsızlık nutukları atarken, uygulamada Batılı "değerler" adına halkımızın çoğunluğunun inancına, tarihine, değerlerine, geleneğine savaş açtı ve bütün 87 yıl boyunca hep bu savaşın ana üssü oldu.

İşte, kirli, ilkesiz ve tiksindirici bir senaryo ile Baykal ve Kılıçdaroğlu üzerinden CHP içinde yapılan operasyona tutulan ölçüsüz alkışın iki sebebi var: Biri, iktidar nimetlerinden artık eskisi gibi keyiflerince faydalanamamanın, iktidar üzerinde istenilen tesiri ve operasyonları yapamamanın, kendini iyice belli eden güç kaybının yol açtığı kin, düşmanlık ve kompleks. Diğeri, belli bir fikre bağlı olmaya değil, ötekine düşman olmaya dayalı ideolojik saplantı. CHP'nin de, ona alkış tutanların da aslında sabit bir ideolojileri yok, olması da mümkün değil. Onların ideolojisi, bu topraklarda oturan halk çoğunluğunun inancına, değerlerine, geleneklerine düşman olmadır. Dolayısıyla, en azından bu inanç, değerler ve gelenekler içinden çıkan iktidarlara 60 yıldır tahammül gösterilememektedir. Oysa bunlar, her ne kadar 1950'den bu yana görünüşte iktidarlarını kaybetmiş de olsalar, bu 60 yıl boyunca menfaatlerine ciddî halel gelmemiş, tam tersine bu süre içinde daha fazla palazlanmışlardır. Üstüne üstlük, DP de, AP de, ANAP da, AK Parti de, bir arada bulunmaya bile tahammül edemedikleri ve tek parti dönemi CHP iktidarının sisteme düşman hale getirdiği halk çoğunluğunu sistemle barıştırmış, hattâ ona entegre etmiştir. Öyle ki, sisteme İslâm temelli muhalefetin içinden çıkan AK Parti iktidarı, mahiyeti ve niteliği tartışılır bu muhalefeti Türkiye'de kırdığı gibi, İslâm dünyasında da kırmaktadır. Halkın tek parti dönemi CHP iktidarında ve darbe dönemlerinde artan İslâmî hassasiyetleri, bu iktidarlar döneminde hep yara almıştır. Fakat bir Adnan Menderes'in, bir Turgut Özal'ın, bir Tayyip Erdoğan'ın ve arkadaşlarının iktidar koltuklarında oturması, halk çoğunluğunun siyasette ve ekonomide az-çok söz sahibi hale gelmesi, asla affedilememektedir.

İktidar hırsıyla yürüyüşe geçenler iktidara geldiklerinde, onu ancak kendileri ve yandaşları için kullanırlar; CHP iktidarları, bunun şahididir. CHP içi kirli operasyonda ilk hedef, güçlü bir CHP, olmazsa bölünmüş bir CHP ve güçlendirilmiş Sarıgül partisiyle AK Parti muhalifi daha fazla partiyi Meclis'e sokmaktır. Kılıçdaroğlu ile de, neredeyse tamamen kaybedilmiş bulunan ve başarılı olmuş bir açılımla AK Parti'ye daha fazla olarak gitmesi mümkün Kürt oylarını ve kısmen küstürülen Alevî oylarını yeniden CHP'ye çekmek de elbette hedefler arasında olsa gerektir. Plana göre böylece, hem 12 Eylül'de yapılacak anayasa değişikliği referandumunda hayır çıkması sağlanacak hem de 2011'de yapılacak seçimlerde AK Parti'siz bir iktidar mümkün olacaktır. Ama umut, dağın ardında! Bu, "son iyilik"leridir, yani CHP ve ölümüne yandaşları için pastırma yazı.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim