Ümmetin İki Büyük Şehidi

21.04.2016 10:52

Ahmet Varol

 

Tarih boyunca İslâm ümmetinin birçok önemli lideri Allah yolunda şehit edildi. Bundan dolayı belki her gün ümmetin dava önderlerinden, hareket liderlerinden veya ileri gelenlerinden birinin şehadetinin yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bunda elbette Yüce Allah’ın kitabında, gerçek hayatın bu dünya değil ölümden sonra gelecek sonsuz hayat olduğunun vurgulanmasının önemli rolü var. Çünkü bu gerçeğe inananlar, sonsuz hayatı kazanmak için karşılığında dünya hayatlarını satmışlardır.

Kur’an-ı Kerim’de de şöyle buyrulur: “O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Kim Allah yolunda çarpışır sonra öldürülür veya üstün gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.” (Nisâ, 4/74).

O yüzden her gün bir dava önderinin şehadetinin yıl dönümünü idrak ederiz. Ama bunlardan bazıları kilometre taşı gibidir. Onları özellikle anmak gerekir. Biz de bugün ümmetin iki önemli şehidini anmak istiyoruz.

Bunların biri 21 Nisan 1996’da şehit edilen Cevher Dudayev’dir. Bugün yani 21 Nisan 2016, Çeçenistan davasının karizmatik lideri Cevher Dudayev’in şehadetinin yirminci yıl dönümüdür.

Dudayev, sadece Çeçenistan’ın değil bütün Kafkasya Müslümanlarının karizmatik lideriydi. Bu bölgedeki Müslümanların tümünün Rusya esaretinden kurtularak özgürlüklerine kavuşmaları için başlatılan mücadelenin önderiydi. Amacı özgürlük mücadelesinde zaferi elde etmek ve hiçbir şekilde Moskof zulmüne teslim olmamaktı. O yüzden şehadetle zafer arasında durduğuna inanıyordu. Dolayısıyla kelle koltukta mücadele ediyordu.

Moskof hainleri onu cephede savaşarak değil sinsi bir oyunla tuzağa düşürerek şehit ettiler. Bu sinsi tuzağın kurulması hakkındaki ayrıntılar hayatı ve şehit edilmesiyle ilgili kaynaklarda verildiğinden burada sözü fazla uzatmamak için aktarmaya gerek görmüyorum.

Fakat onun şehit edilmesiyle ilgili tuzağın, Hamas’ın askerî kanadının liderlerinden Yahya Ayyaş’ın şehit edilmesi için kurulan tuzağa çok benzemesi dikkat çekicidir. Bu benzerlik işgalci siyonistlerle Moskof zalimleri arasındaki derin ilişkilere işaret eder.

Rusya istihbaratının daha başka cinayetlerinde de işgalci siyonistlerin cinayetleriyle benzerlikler görmek mümkündür Bu benzerlikler Dudayev ile Ayyaş cinayetlerinde kullanılan taktiklerin tamamen aynısı değildir. Farklı taktiklerde benzerlikler görürüz.

Bilindiği üzere siyonist işgal rejimiyle Rusya yönetimi kendilerini zorlayan direnişe ağır darbeler vurmak için cephede savaş vermekten ziyade istihbarat örgütlerini devreye sokarak hain cinayetler gerçekleştirmek suretiyle direniş liderlerini tasfiye etme yöntemini daha çok tercih etmişlerdir.

Anmak istediğimiz ikinci şehit de Hamas lideri Rantisi’dir.

22 Mart 2004 sabahı bütün İslâm âlemi, ismi Filistin davasıyla özdeşleşen ve sadece Hamas’ın değil bütün Filistin direnişinin, Kudüs davasının önderi olan Şeyh Ahmed Yasin’in şehit edilmesiyle sarsıldı. Siyonistler bununla yetinmeyerek Filistin direnişinin diğer önderlerini de hedef alacaklarına dair açıklamalar yaptılar. Onların bu tehditleri karşısında Filistin direnişinin öncülüğünü kabullenmek büyük fedakârlık gerektiriyordu. Çünkü bu, her an ölüm tehdidiyle karşı karşıya olmak anlamına geliyordu. Ama direniş bayrağının da yere düşmemesi gerekiyordu.

Prof. Abdülaziz Rantisi, direniş bayrağının yere düşmemesi için kendisine tevdi edilen görevi kabul etti.

Direniş bayrağını Şeyh Ahmed Yasin’den sonra devralan Prof. Rantisi daha ilk günden işgalci Siyonistlerin tehditleriyle karşı karşıya gelmeye başladı. O, tehditlerin sorulması üzerine, bir hastalıktan veya kalp krizinden ölenin de, Apaçi helikopterlerinin saldırısına uğrayanın da dünyaya veda etmek zorunda kaldığını, kendisine sorulsa Apaçiyi tercih edeceğini söyledi.

Aradan bir ay geçmeden 17 Nisan 2004 tarihinde Rantisi de benzer bir saldırıya maruz kalarak şehit oldu. Saldırıda onun iki koruma görevlisi ile 25 yaşındaki oğlu Muhammed de olay yerinde şehit oldu. Bu üç kişinin cesetleri atılan füzelerle parçalanmış ve organları etrafa saçılmıştı.

Rantisi ise ağır yaralandı, ancak kurtarılamayarak kısa süre içinde hayatını kaybetti.

Yüce Allah’tan Dudayev’e, Rantisi’ye, oğluna ve tüm şehitlere rahmet diliyoruz. Allah mekânlarını cennet eylesin.

Yeni Akit

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim