Ulusal Kimlik Krizi ve Çıkış Yolu

29.04.2013 12:47
Ulusal Kimlik Krizi ve Çıkış Yolu
Adalet ve Özgürlüklerimizin Teminatı Ayrıştırıp Çatıştıran Türk-Kürt Ulusal Kimliği Değil İslami Kardeşlik İklimidir!

Kenan ALPAY

Ulusal Kimlik Krizi ve Çıkış Yolu

Yönetim Kurulu Üyesi olduğum Özgür-Der, 27 Nisan Cumartesi günü Fatih’te Hz. Muhammed (as)’ın “Kendin İçin İstediğini Kardeşin İçin de İste!” hadisinin yazılı olduğu bir pankart açarak çözüm sürecine destek için bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Bu programda verilen mesajı sizlerle de paylaşmak istedim:

Adalet ve Özgürlüklerimizin Teminatı Ayrıştırıp Çatıştıran Türk-Kürt Ulusal Kimliği Değil İslami Kardeşlik İklimidir!

İçinden geçtiğimiz süreç sancısını çektiğimiz kötülüklerin kaynağını kurutmak ve özlemini duyduğumuz iyiliklerin yolunu açmak için önemli fırsatlar yakaladığımız tarihi bir dönemi işaretlemektedir.

Çözüm Süreci olarak isimlendirilen bu yeni dönem, Kürt sorununu silahla değil temel hak ve özgürlükleri teminat altına alacak barış siyasetiyle çözüme kavuşturma yolunu açma iddiasındadır.

Ulus Devlet Kuruluşundan Buyana Çıkmazda

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Kemalist iktidar sınıflarının laik Türk ulus kimliğini inşa etme üzere giriştiği inkârcı ve despotik uygulamaların yol açtığı en önemli sorunlardan biri olan Kürt Sorunu tarifi imkânsız acılara, telafisi mümkün olmayan insani ve maddi kayıplara kaynaklık etti.

Öyle ki; Türk kimlik ve devletini yüceltmek adına yürütülen politikalar neticeleri itibariyle İslam kardeşliği ortak paydasında yüzlerce yıldır bir arada yaşayan Müslüman bir halkı Türk-Kürt ulus kimliği ekseninde ayrıştırıp çatıştırmaya, güven duygusundan yoksunlaştırıp olağan şüpheli derekesine düşürmeye endekslenmiştir.

Türk ulus kimlik ve devletini yücelten söylem ve eylemlerin 90 yıldır şiddet merkezli oluşu son 30 yılda Kürt ulus kimliği ve devletini yücelten şiddet merkezli PKK hareketinin doğuşuna ebelik etmiştir. Ne var ki Kürt sorunu sadece devletin değil aynı zamanda PKK’nın da elinde rehin tutulan ve karşılıklı bir şantaj unsuruna dönüştürülen bir iktidar aracına evrilmiştir.

Böylelikle Kürt sorunu sadece Kürt ulusal mücadelesi üzerinden değil Türk ulusal mücadelesi üzerinden de iktidar sınıflarının imtiyazlarını garanti altına alan çok amaçlı fonksiyonel bir araca dönüştürülmüştür. Ancak bu araç her hâlükârda Müslüman halkın acı çekmesine ve birbirine yabancılaşmasına zemin hazırlayan son derece tehlikeli bir tuzak ve öldürücü bir zehir olarak 40 binden fazla insanın ölümünü beraberinde getirmiştir. On binlerce yaralının yanı sıra öksüz ve yetim çocuk, dul kalan kadınlar, evini köyünü terke zorlanan yüz binlerce muhacirin hangi gerekçe ve yöntemlere kurban edildiği/olduğu aşikâr değil mi?

“Yüce Türk Devleti, Ulu Önder Atatürk, Ne Mutlu Türküm Diyene, Türkiye Türklerindir, Ya Sev Ya Terk Et” vs. gibi milliyetçi sembol, söylem ve siyasetlerin bütün bir toplumu getirdiği yer kelimenin tam anlamıyla bir çıkmaz sokak hatta derin bir uçurumdur. Faturası çok ağır, tedavisi çok zor bu laik-ulusçuluk saplantısının bütünüyle terk edilmesinden başka çıkar yol yoktur. Çünkü Allah’ın kullarına bahşettiği tertemiz fıtri haklar üzerinde tasarrufta bulunmaya kalkışmak devlet dâhil hiçbir kurum veya kesim için meşru değildir. 

Milliyetçilikten Uzaklaş, Kardeşinle Kucaklaş!

Yazının Devamı…

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim