Uludere Katliamı ve Başbakan’ın Söylemleri

05.01.2012 03:20
Uludere Katliamı ve Başbakan’ın Söylemleri
Kürt ulusalcılarının veya medyadaki ajitatif manşetlerin yanlışlarına mukabil askerci-devletçi bir duruşa sarılmak Başbakanı ve Hükümeti hem hukuki hem de toplumsal destek temellerinden yoksunlaştıracaktır.

Kenan ALPAY, Uludere’de katledilen 35 insanımızın ardından Hükümetin söylemlerini yorumluyor.

Hiç kimseye kazandırmaz, herkese kaybettirir

Şırnak Uludere’de 35 insanımızın öldürülmesi sonrasında yaşanan politik söylem ve polemikler Kürt sorununun çözümünde nereye oturur acaba? Bu söylem ve polemikler Kürt sorununun çözümüne katkı sağlayıp yaşanan acıların tekrarından bizleri muhafaza edebilecekse aynen devam etmeli.

Ancak görünen o ki bir süre daha yaşanan acılardan ibret alınmamışçasına bıçak gibi sivriltilen ve keskinleştirilen siyasal nutuklar arasında sıkışıp kalmaktan kurtulamayacağız.

Önce çözümlenmesi gereken en temel mesele 35 insanın ölümüne yol açan sürecin aydınlatılmasıdır. Olay her ne şekilde gelişmiş olursa olsun 35 suçsuz insan bombardımana tabi tutularak katledilmiştir.

İstihbarat veya operasyon hatası denilerek olayın hafifletilmeye çalışılması bu ülkede devlet tarafından insana verilen değersizleştirme suçudur. En ucuz ve bol malzeme olarak görülen insanın sarfiyatında maalesef devlet geleneği çok cömerttir. İstihbarat üzerinden onlarca haneye ateş topu düşürürcesine bomba yağdırmanın arkasında işte bu mantık yatıyor.

Şimdiye kadar güvenlik güçleri marifetiyle ocağına incir ağacı dikilenlerin çok azından özür dilenmiş, çok azına tazminat ödenmiştir. Devlet mağdurlarının kahir ekseriyeti, bırakın özür ve tazminatı maddi-manevi cezalara ve uzun yıllar boyunlarında taşıdıkları yaftalara mahkûm edildiler.

35 insanı geri getirmek hiç mümkün değil. Ancak ölümlerin vuku bulduğu andan itibaren sergilenmesi gereken vicdani ve hukuki sürecin sergilenmesinde yaşanan aksaklıklar veya yanlışlar acıların azaltılmasına değil çoğaltılmasına yol açar. Bu kadar insanın ölümüne sebep olan bir işleyiş karşısında toplumdan trafik kazası sonrasında sergilenen bir sağduyu ve soğukkanlılık beklenemez.

Genelkurmay’ı Taltif Yanlıştır!

Teknolojik harika olarak lanse edilen güvenlik araçlarına emanet edilen Kürt sorunu en iyi ihtimalle çözümsüzlüğe terk edilmiş demektir. Yakın zamanda Hantepe, Gediktepe, Dağlıca gibi PKK baskını yemiş TSK komutasının, tedbir adına ‘basılma sendromu’ ile hareket etmeye tutulmuş olma ihtimali yüksektir. Kasıt unsuru yoksa da katliam yaşanmıştır ve sorumlularından idari ve adli soruşturmalar marifetiyle hesap sormak Hükümetin işidir.

Katledilen insanlar için Başbakan Erdoğan başta olmak üzere Bülent Arınç ve Beşir Atalay’ın ilk andan itibaren ‘başsağlığı, özür ve maddi-manevi tazminat’ sürecini başlattığını biliyoruz. Peki, ama bu durumda Genelkurmay’ın ve TSK personelinin operasyonlar sebebiyle tebrik edilmesi ne anlama geliyor?

Ölümler için ailelerden özür dileniyorsa TSK neden tebrik ediliyor, TSK başarılı bulunuyor ve tebrik ediliyorsa ölenlerin ailelerinden neden özür dileniyor?

Yazının Devamı…

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim