1. YAZARLAR

  2. Fahrettin Altun

  3. Twitter‘a koruma tedbiri koymanın anlamı?
Fahrettin Altun

Fahrettin Altun

Yazarın Tüm Yazıları >

Twitter‘a koruma tedbiri koymanın anlamı?

A+A-

Hemen belirteyim, Twitter'a koruma tedbiri konması tatsız bir durum.

Twitter'ı etkin bir biçimde kullanmaya çalışan, imkanları ve etkileri hakkında konuşan, yazan biri olarak bu manzarayı olumlu karşılamam düşünülemez.

Gelin görün ki, olumsuz bir durumla karşılaştığınızda önce bu noktaya nasıl geldik sorusunu sormak gerekir.

Gezi olayları sonrasında "Siyasetçiler İçin Twitter Okuma Kılavuzu" diye bir yazı yazmıştım. Özetle, Twitter'ın siyasal imkanlarına değinmiş, siyasal sosyalleşme açısından olumlu yanlarına dikkat çekmiştim.

Buna hala inanıyorum.

Ama, Twitter'ın ve diğer yeni medya aygıtlarının, tıpkı diğer kitle iletişim aygıtları gibi siyaseti tehdit etme potansiyeline sahip olduğunu da düşünüyorum.

Karl Marx, üretim araçlarına sahip olanın gerçek gücün de sahibi olduğuna inanmıştı.

Bugün, iletişim araçlarına sahip olmak, gücün tek kaynağı olmasa da önemli bir kaynağı. Yeni medya, bu gücü geniş kitlelere taşıdı.

An itibariyle, yeni medya teknolojilerini kullanabilen herkesin bir etki alanı ve gücü var.

Kitle iletişim aracının bu gücü, kamu tarafından denetim ve düzenleme zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Bu, toplum olabilmenin bir arada yaşayabilmenin de olmazsa olmaz şartı.

Hukuk dışı bir iletişim ortamı tahayyül etmek, radikal bir siyasi programa sahip olan marjinal örgütler dışında normal karşılanabilecek bir durum değildir.

Suçlu kim?

2 gün önce Twitter'a koruma tedbiri kondu. Gerekçe, T.C. Mahkemeleri'nin ocak ayından beri aldığı içerik kaldırma kararlarına Twitter yetkililerinin duyarsız kalması. Twitter Şirketi ABD mahkemelerinin aldığı kararı derhal uyguluyorken, diğer ülkelerden gelen kararları uygulamayabiliyor.

"Yurttaş iletişimi" edebiyatı yapan arkadaşlara sormak istiyorum: Bu durumda bir yurttaşın, mahkeme tarafından tescil edilen hak kaybını kim giderecek?

Kişilik haklarına saldırmak, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, hangi mecra söz konusu olursa olsun gayrimeşrudur.

Hele ki bu organize bir tarzda ve illegal bir siyasal kalkışmanın aracı haline getiriliyorsa.

Eğer devlet diye bir şey varsa, o devletin cari hukuk sınırları içerisinde hareket etmesi ve bu hak ihlallerini ortadan kaldırmak için mücadele etmesi gerekir. Devlet ve toplum arasındaki ilişkiyi bir sözleşme olarak düşünmekten yanayım. Bu sözleşme temel bir ilkeye dayanır. Toplumun, vatandaşın hakkını, hukunu korumak! Bu, bir vatandaşın vatandaşa yaptığı zulmü, herhangi bir düzeyde uyguladığı şiddeti engellemeyi de içerir.

Kimse, "özgürlük" sloganı atıp son dönemde giderek hızlanan karakter suikastlerini haklılaştırmasın.

Sözün, hakaret içermesi, şiddete zemin hazırlaması, iftirayla yoğrulması gayri-ahlakidir, yanlıştır, yerine göre suçtur. Nereden bakarsanız bakın, bu özünde kötü bir durumdur. Bunun cami minberinde, seçim afişinde yahut 140 karakterlik bir tivitte olması farketmez.

Bu erişim engelinin sorumlusu öncelikle elindeki iletişim gücünü örgütlü bir karalama kampanyasının aracına dönüştürenler ve Türkiye mahkemelerinin kararlarına duyarsız kalan Twitter şirketidir.

AKŞAM

YAZIYA YORUM KAT