TÜSİAD geri çekilmekle yanlış yaptı

29.03.2011 14:33

Kürşat Bumin

Anayasa'nın "değiştirilemez maddeleri"ne ilişkin yıllardır sürdürülen –bitmez tükenmez- tartışmalara TÜSİAD'ın da katılması epeyce ses getirmişti. Biliyorsunuz TÜSİAD -yeni anayasanın "birey odaklı, sivil ve özgürlükçü" ilkelere sahip olmasını talep ederken- "değiştirilemezler"in 2'inci ve 3'üncüsünün Anayasa'nın 4. maddesinin himayesinden çıkarılarak korumacılığın sadece "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir" hükmünü taşıyan 1'nci madde ile sınırlı tutulmasını önerdi.

TÜSİAD'ın bu yöndeki açıklaması tahmin edildiği gibi gecikmeden karşısında Anayasa'nın 4'üncü maddesinin yerinde kalmasını isteyen cepheyi buldu. Hatta bu cephe içinde yer alan kimileri (mesela Cemil Çiçek) üç değiştirilemez ve bunların değiştirilemeyeceğini hükme bağlayan 4'üncü maddeye ilaveten 5'inci maddenin de koruma altına alınmasını önerdiler. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bu yönde bir değişikliğe partisinden destek gelmesinin imkânsız olduğunu açıkladı. MHP cephesinden yükselen zenginleştirilmiş itirazları hatırlatmıyorum bile...

Ve nihayet önceki gün TÜSİAD çark etti... Derneğin yönetim kurulu imzası ile yayınlanan açıklamada "TÜSİAD'ın demokratikleşme raporları dikkate alındığında, Cumhuriyetin demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti olması niteliklerini ve devletin dili, başkenti ve bayrağı konularını içeren Anayasa'nın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmesi yönünde, ne geçmişte ne bugün, bir görüş ve önerisi olmamıştır" deniyor.

Ne diyeyim bilmiyorum ki... Sanırsınız ki, Anayasa'nın ilk üç maddesini koruma altına alan 4'üncü maddesinin 2'inci ve 3'üncü maddelere atıfta bulunmamasını istemek, cumhuriyetin sayılan niteliklerinin ve başkent, bayrak gibi konularını tartışmaya açmak anlamına geliyor. Fark ettiğiniz gibi "Devletin dili" ifadesini dışarıda bıraktım, çünkü böyle bir ifadenin yanlış olduğunu, devletin "dili" olmayacağını ve dolayısıyla bunun -Prof. Özbudun ve arkadaşları tarafından hazırlanan Anayasa Taslağı'nda da belirtildiği gibi- adının "Devletin resmi dili" olarak Anayasa'da yer alması gerektiğini hatırlatmak istedim. Aslına bakacak olursanız, Anayasa'nın 1'inci maddesi de –medeni cumhuriyetlerde olduğu gibi- yanlış yazılmış ve değiştirilmesi gerekiyor. Çünkü "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir" demek, "devlet" ile "cumhuriyeti" iki farklı kavrammış gibi kullanmak anlamına geliyor. Doğrusu "Türkiye Cumhuriyeti" demekle yetinmektir.

TÜSİAD'ın açıkladığı belgeye bazı köşe yazarları da itiraz etmişti. Mesela bu köşe yazarlarından birisi ""TÜSİAD'ın başlattığı tartışmalar içinde bu hükümlere itirazı olan çevrelerin öne çıkacaklarını tahmin edebiliriz"(!) şeklinde bir tahmin yürüttükten sonra Anayasa'nın ilk 3 maddesinin 4. madde tarafından koruma altına alınmasından "Bu maddeler, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri ve niteliklerini yansıtan maddelerdir" şeklinde söz ediyordu.

Unutkanlığın bu kadarına pes doğrusu!

TÜSİAD'ın son açıklaması gibi bu değerlendirme de Anayasa'nın 4. maddesinin saf bir 12 Eylül ürünü olduğunu unutmaktadır. Yanlış anlaşılmasın, bu madde Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu'nun (da) değil, Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu'nun (MGK-AK) bir ürünüdür.

Bu maddenin (4'üncü) varlığına Prof. Erdoğan Teziç'in başkanlığında dokuz kişilik bilim kurulunun 1992'de TÜSİAD adına hazırladıkları anayasa önerisinde de şu sözlerle karşı çıkılmıştı: " 'Türkiye Devleti'nin Cumhuriyet olduğu yolundaki hükmün değiştirilemezliği, anayasa geleneğimizin temel unsurudur. Bunun dışındaki anayasa hükümlerinin değişmezlik kapsamına alınması ise, 12 Eylül rejimi koşullarında yapılan 1982 Anayasası ile olmuştur. "

İsterseniz –bir kere daha- Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu'nun "değiştirilemezlik"e ilişkin geliştirdiği gerekçeyi de hatırlatayım:

"...1924 Anayasası'nda hiç şüphesiz 3'üncü Fransız Cumhuriyeti'nden esinlenerek saltanata dönüş eğilimlerine set çekilmiştir. 1961 Anayasası düzenlenirken böyle bir endişe artık kaybolmuştur. (...) Buna rağmen sadece tarihi niteliğinden dolayı Cumhuriyet ilkesinin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği 1961 Anayasası'na konmuştur. Komisyonumuz da aynı sebeple hükmü tekrarlamıştır."

Görüyorsunuz; madde Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu'ndan çıkarken (bile) hâlâ anlaşılır-kabul edilebilir niteliktedir. Yani (eğer işler yolunda gitse) 82'nin 4. maddesi, 24 ve 61'de anlaşıldığı şekilde kaleme alınacaktır.

Ama ne mümkün...

Söz konusu madde Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu'nun (MGK-AK) önüne gelince "değişikliğe" uğrayarak bugünkü hukuk ve mantık tanımaz haline dönüşmüş.

MGK-AY'nin "Değişiklik gerekçesi" de şöyledir:

"Danışma Meclisi'nin kabul ettiği metnin 'Devlet şeklinin değişmezliği' kenar başlıklı 11'inci maddesi 'Değiştirilemeyecek hükümler' kenar başlığı altında Anayasa'nın 1, 2, 3'üncü maddelerini kapsayacak şekilde 4'üncü madde olarak yeniden düzenlenmiştir."

4'üncü maddenin kimlerin elinden çıktığını görüyorsunuz.

Konu önemli, bir yazı daha kaldırır...

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim