1. YAZARLAR

  2. Kürşat Bumin

  3. TÜSİAD geri çekilmekle yanlış yaptı (2)
Kürşat Bumin

Kürşat Bumin

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜSİAD geri çekilmekle yanlış yaptı (2)

A+A-

TÜSİAD'ın yakınlarda söz konusu ettiği ancak kısa sürede çark ettiği Anayasa'nın "değiştirilemezleri" konusuna dünkü yazıda bıraktığımız yerden devam edelim.

TÜSİAD'ın yanlışının da - CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve diğer bazı siyasetçiler ve köşe yazarları gibi- Anayasa'nın ilk üç maddesinin 4. madde marifetiyle koruma altına alınmasını "Cumhuriyet"in kuruluşundan bugüne kalan temel bir ilke sanmasından kaynaklandığını hatırlatmıştım. Oysa durum hiç de öyle değildi; 4. maddenin varlığını doğrudan 12 Eylül rejiminin Milli Güvenlik Konseyi'nin isteğine borçluydu. Dolayısıyla bu dernek (TÜSİAD) ve zevatın ülkede faşizmin ayak seslerinin yükseldiği bir dönemin ürünü olan 4. madde tutkusunu "anlayabilmek" imkansızdı.

4. maddenin anayasa hukuku açısından nasıl bir tutarsızlık taşıdığını da benim eskiden bir anayasa hukukçusundan naklettiğim şu yorum güzel açıklıyor:

"Bu noktada öncelikle dikkat çekilmesi gereken, md.4'ün değiştirilemeyeceğine ilişkin herhangi bir anayasal hükmün mevcut olmadığıdır. Tabiri caizse, md.4; 3 çocuğunu, elindeki silahıyla düşmanlarından korumasına rağmen, kendisi çelik yelek giymediği için her an gelebilecek bir 'kaza kurşunu'na hedef olma olasılığı yüksek olan bir anne görünümündedir."

Bence de benzetme yerindedir; 4'üncü maddenin 5'inci, 5'ci maddenin 6'ncı, 6'ncı maddenin 7'inci (.....) madde ile korunması gibi sonu gelmeyen ve bir türlü ilerlemeyen (!) bir anayasa metni düşünülemeyeceğine göre, bu münasebetsizlikten bir an önce kurtulmaktan başka çare yoktu.

"Ama bazı cumhuriyetlerin anayasalarında da benzer hükümler var!" türünden bizde hemen her konuda ortaya dökülen itirazlara gelince. Evet bugün Avrupa'da bazı ülkelerin anayasalarında da anayasaların "revizyonu" başlığı altındaki bölümlerde bizim 4. Maddeyi hatırlatan hükümler mevcut. Ama sadece "hatırlatan" hükümler bunlar.. Mesela Fransa'da V. Cumhuriyet Anayasası'nın 89'uncu veya İtalya Anayasası'nın 139'uncu maddesi. Ama bu maddelerin "değiştirilemez" olarak (işin 4. maddede karşılaştığımız gibi "değiştirilmesi teklif dahi edilemez" şeklinde desteklenmesi tabii ki söz konusu değil; 4. Maddenin bunun yanına "düşünülemez" hükmünü koymamasına şükretmeli!) koruma altına aldıkları ilke yönetimin şeklinden, yani Cumhuriyet'ten ibarettir.

Söylediğim gibi 12 Eylül'e gelinceye kadar bizde de benzer bir âdet vardı. 1924 Anayasası'nın 102'inci maddesinde "Bu kanunun, Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki birinci maddesinde değişiklik ve başkalama yapılması hiçbir türlü teklif dahi edilemez" deniliyordu. 24 Anayasası'nın bu hükmü 1961 Anayasası'na da aynen (madde 9) taşınmıştı.

Ayrıca unutmayalım ki, 82 Anayasası'nın 4'üncü maddesinin koruma altına altığı ilkeler arasında dolaylı olarak Anayasa'nın "Başlangıç" bölümü de yer almaktadır. Çünkü 4'üncü maddinin doğrudan koruma altına aldığı 2'inci madde içinde "başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan..." ifadesi de yer almaktadır. Oysa bildiğiniz gibi "Başlangıç" bölümü olması gerektiği gibi –bu bölümün ilk versiyonunda yer alan "kutsal devlet" münasebetsizliğini hatırlayın- 1995 ve 2001 yıllarında olmak üzere iki kere değiştirilmişti.

Konuyu daha fazla uzatmaya gerek yok sanırım. TÜSİAD'ın değiştirilemezlerin değiştirilmesine ilişkin çark etmeden önce dile getirdiği önerilerini tekrar dile getirmesinde "laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti"nin bekası açısından hiçbir beis yok... Bu dönüşü gönül rahatlığı içinde gerçekleştirebilirler... "Birey odaklı, sivil ve özgürlükçü" (bunun yanına "sosyal"i de bir biçimde koyarak tabii ki!) bir anayasa isteyenler buna kefildirler.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT