1. YAZARLAR

  2. Muhammed Nureddin

  3. Türkiye'yi şişeye sokma amaçlı Amerikan girişimi
Muhammed Nureddin

Muhammed Nureddin

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye'yi şişeye sokma amaçlı Amerikan girişimi

A+A-

Türk-Amerikan ilişkileri, son zamanlarda ABD yönetiminin AKP'nin bütün konulara yönelik politikasına içerleyişini ifade eden bir dizi tutuma sahne oldu. Bazı Kongre üyelerinin Türkiye'ye şartlı silah satılacağını açıklaması ve Washington'un Türkiye ile İsrail'in katılımının kararlaştırıldığı, ancak çağrılmadığı hiçbir ortak tatbikata katılmayacağını ilan etmesi bu tutumlardan.

Aslında Türkiye'nin, İsrail'e ve Filistinlilere yönelik vahşi politikalarına karşı aldığı tutumlar, sert Amerikan eleştirisinin konusuydu. Mavi Marmara gemisi saldırısı yaşandığında ve İsrailliler dokuz Türk eylemciyi öldürdüğünde Washington'un tutumu saldırıyı örtbas etmek ve Güvenlik Konseyi'nden İsrail'i kınayan bir karar çıkarılmasını engellemek yönünde oldu. Hatta ABD Başkan Yardımcısı Joseph Biden, uluslararası sularda saldırıya ve öldürmeye maruz kalan Türkleri kışkırtarak İsrail'in Özgürlük Filosu'na saldırısında haklı olduğunu açıkladı.

Türkiye hâlâ NATO üyesi ve AB üyeliğini istiyor. Rejimi laik ve İsrail'le ilişkileri çeşitli alanlarda işbirliği yaptığı üzere hâlâ sürüyor. Hatta son yayınlanan ekonomik rakamlar yaşanan bütün gerginliklere rağmen Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret hacminin katlandığına işaret ediyor. Bu yüzden insan ABD'nin Türkiye'ye yönelik baskılarının ve bu baskıların varacağı boyutun amacını sorguluyor. ABD ve İsrail Türkiye'ye büyük ihtiyaç duyuyor. Zira Türkiye'nin coğrafik bölgesi Amerikan politikaları için oldukça aktif ülkeler ve güçleri içermesi sebebiyle Washington ve İsrail'in Türkiye'ye politikalarında önemli yer verdikleri düşüncesine sevk ediyor.

Görülen o ki Amerikan baskıları sadece İsrail'le ilişkilerinde 'yoldan çıkan' Türkiye'yi döndürmeyi hedeflemiyor. Zira pratikte bu hedef gerçekleşmiş zaten. Aksine hedef Washington ve Tel Aviv'in Türkiye'nin kendileri için tehlike olarak gördüğü -İran dosyası ve Filistinlilerle özellikle de Hamas'la dayanışma- tutumlarını değiştirmek. İsrail ile Filistin yönetimi arasında direkt müzakerelerin başlaması, Türkiye'ye, arabuluculuk rolünün çekişmenin tarafları için gerekli mesajı olarak görülebilir.

Fakat bu söz Türk rolüne daha fazla bir anlam yüklüyor. Zira hiç kimse Türkiye'nin İsrail ile Mahmud Abbas arasında barışı gerçekleştireceğine inanmıyor zaten. Türkiye'nin İsrail ile Suriye arasında dahi bütün yapabildiği şu: İsrail'e baskı yapabilen tek güç ABD'nin gözetiminde olması gereken ana müzakerelere hazırlık. İran dosyasına dönecek olursak Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye'den İran dosyasına karışmamasını istediğinde Amerikan mesajı açıktı. Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise hiç kimsenin Türkiye'nin kendi coğrafyası ve milli çıkarlarıyla bağlantılı her dosyaya ilgisini durduramayacağı açıklamasıyla cevap verdi; ancak bu dosyaya yönelik Türk hareketinin biraz gerilediği gözlemleniyor. Washington, başkalarından tutumlarını değiştirmelerini istemekle kalmıyor, parmaklarında mühür olmasını istiyor.

ABD Ortadoğu bölgesinde enerji kaynaklarını korumaya, kontrolünü garantiye almaya ve Araplar tarafından bir gün dahi tehdit altında olmamış İsrail'in güvenliğini sağlamaya önem gösteriyor. Esasında İsrail tehdit ediyor, vuruyor, saldırıyor, yıkıyor ve fitneyi yayıyor. Fakat genelde Batı ve özelde ABD bölgenin daha fazla bölünmesini istiyor. Türkiye ABD'nin saldırgan, komplocu ve parçalayıcı politikalarından direkt etkilenen hedef alınmışlar içinde.

Türkiye şu günlerde politikalarını değiştirmesi yönünde yoğun Amerikan baskılarıyla karşılaşıyor. Fakat son yıllarda Türk politikaları komşularına ve kardeşlerine açılmakta. Filistin halkının sorununa yönelik ilkesel, insani ve adil tutumları, rolünün ortaya çıkmasının ve ekonomisinin gelişmesinin temeli oldu. Türkiye'nin İsrail ve Washington'un dostu olduğu açılım öncesi geçmişteki politikaları ise yalnızlık, düşmanlıklar ve ekonomik krizler dışında bir şey getirmedi. AKP liderlerinin, İsrail ve ABD'nin yeni Türkiye'yi şişeye sokmalarına göz yummayacağından eminim.

Katar gazetesi El Şark, 5 Eylül 2010

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT