Türkiye'nin kaçınması gereken gelişme

09.10.2008 16:15

Salih El Kallab

Türkiye PKK'ya yönelik askerî misillemesini Irak Kürdistan bölgesini içine alacak şekilde genişletirse öldürücü bir hata işlemiş olacaktır.

Irak Kürdistan'ı bölgesinde bu örgütün varlığının bulunduğu şüphesiz, ancak bu varlık, İran, Irak ve Türkiye sınırları düğümü içinde sınırlı kalmaktadır. Bu bölge engebeli dağlık bir bölge olup sınırı bulunan ve komşu hiçbir ülke tam kontrol kuramamaktadır.

Özellikle de Kandil Dağı bölgelerine konuşlanmış silahlı PKK grupları, Irak ve İran Kürtleriyle, ayrıca İran ve Irak Kürdistan'ındaki küçük bazı örgütlerle ilişkiler kurmuş olabilirler. Bu gayet normal bir durumdur ve özellikle de bu örgüt Türkiye menşeli olsa da kendisini aralarında Suriye Kürtleri ve eski Sovyetler Birliği'nin bir parçası olmuş bazı güney cumhuriyetlerindeki Kürtlerin de bulunduğu bütün Kürtleri temsil eden milliyetçi bir Kürt partisi olarak sunmaktadır.

Bu yüzden örgüt, bu iddiası ve Irak Kürdistan bölgesini kendisi ile Türkiye arasındaki çekişmeye çekmek amaçlı daimi çabası sebebiyle Mesud Barzani engeline takılıyor. Barzani, Türkiye Kürtlerinin sivil haklarını almasının kaçınılmazlığını temel alsa da gerek Ankara tarafından gerekse de geçen yüzyılın seksenli yıllarında Türkiye içinde bir diken olması için Sovyet istihbaratı KGB'nin desteğiyle Abdullah Öcalan'ın kurduğu bu örgüt tarafından askerî çatışmaya başvurulmasını reddediyor.

Mesud Barzani uzun vadede Kürtlerin ulusal devlet kurma gereğine inansa da Irak Kürdistan'ındaki yerel yönetimi bağımsız devlet düzeyine çıkarma konusunu hiç gündeme getirmedi. Bu yüzden PKK'nın, kendi partisi KDP'nin ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani liderliğindeki müttefiki KYB'nin kontrol bölgelerindeki askerî varlığını reddetti ve hâlâ reddediyor.

Kendisinin bütün Kürtlerin partisi olduğunu iddia eden PKK, geçmişte ve hatta şu an bile konfederal Irak devleti içinde yarı devlet kuran Irak Kürtlerini Türkiye ile çatışmaya çekmeye çalıştı ve çalışıyor. Mesud Barzani bundan sakınıyor ve kaçınıyor. Burada sebepler ise çok ve çeşitli. En önemlileri Barzani'nin Kürt milletinin ortak bir devletini kurmaktan bahsetmenin çok erken olduğu kanaatine varmış olması. Bununla birlikte ilkesel açıdan Barzani, bütün bölgelerdeki Kürt halkının böyle bir devlet kurma hakkına tutunuyor.

Türkiye'nin geniş kapsamlı askerî operasyonla Irak Kürdistan bölgesini hedef alması PKK açısından en büyük mutluluk olur. Zira örgüt uzun yıllardır bunun için çalışıyor ve bunu bekliyor. Ankara'nın Irak Kürtleriyle ve İran Kürtleriyle sıcak çatışma içine girmesini istiyor. Böylelikle Türkiye'ye komşu ülkelerle sorunlar çıkaracak ve eritecek.

Bu yüzden Türkiye'ye düşen, uyanık olması. Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan sabrı ve feraseti elden bırakmamalı; Mesud Barzani, Celal Talabani, İran'ı ve keza Kürtlerini kendi yanına çekmek için çalışmalı. Erdoğan ve Gül, Irak ve İran Kürtlerinin PKK safında savaşa girmelerinin getireceği sonuçların tehlikesini iyi idrak etmeli. Çünkü böyle bir gelişme sonuç itibarıyla Türkiye'nin iç sorununun bölgesel bir krize dönüşmesi anlamına gelecek. Bu ise ne yakın vadede ne de uzak vadede bütün bir devlet olarak Türkiye'nin çıkarına olmayacaktır kesinlikle. Ürdün El Rey, 8 Ekim 2008

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim