Türkiye’de Alkol Tüketimi Özendiriliyor

28.05.2013 00:57
Türkiye’de Alkol Tüketimi Özendiriliyor
Alkol tartışmalarında bilim, “özendirici reklamlar, içkinin mekansal olarak kolay bulunması alkol tüketimini arttırıyor” dedi.

Furkan Altınok / Muhammet Erdoğan – Yeni Akit

Alkol tüketimine ilişkin yeni düzenleme etrafında kopartılan yaygaralar devam ederken, getirilen düzenlemelerin bilimsel açıdan ne kadar isabetli olduğunu gösteren araştırmalar dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi’nden Yüksek Hemşire Şenay Yiğit ile Doç. Dr. Leyla Khorshid’in ortaklaşa hazırladıkları “Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Öğrencilerinde Alkol Kullanımı ve Bağımlılığı” başlıklı araştırma, içkiye kolay ulaşımın alkol alışkanlığını tetiklediğini ortaya koydu.

Reklamlar, Kampanyalar Teşvik Ediyor

Araştırmada ilk olarak üniversite öğrencisi olmanın bireyde neden olduğu etkilere işaret edilerek, şöyle denildi: “Ülkemizde ve diğer ülkelerde kaygı ve stresi üretecek ortam niteliğini taşımaktadır. Üniversite gençliği, stresli ortamdan uzaklaşabilmek, geçici olarak rahatlayabilmek için çeşitli alanlara ve alışkanlıklara yönelmektedir. Alkol kullanımı bu ilgili alanlar içinde önemli bir yer tutmaktadır. Üniversite ortamı da sıklıkla aşırı alkol tüketimini teşvik edici niteliktedir. Örneğin alkol kolaylıkla elde edilebilir, partilerde alkollü içki mutlaka tüketilir, hatta içmeyen bireyler içmeye teşvik edilir. Ülkemizde üniversite öğrencilerinde alkol bağımlılığı önem kazanmaktadır. Kimi gençlerde alkolik olma eğilimi vardır. Bu nedenle çok az miktarda alkollü içki almaları bile alkolik olmalarını kolaylaştırır. Alkolün kolay elde edilebilirliği, toplum tarafından katı bir şekilde reddedilmemesi, hatta birçok yerde olgunluk, rahatlık, dostluk ifadesi ve sosyalleşmenin bir ölçüsü olarak kabul edilmesi de kullanımını arttırmaktadır. Bir gencin alkol kullanması bağımlılığa yol açabileceği için tehlikelidir. Kampüs ortamı, gençler arasındaki arkadaşlık ilişkileri, alkollü içki reklamları ve kampanyaları gençleri alkollü içki almaya teşvik etmektedir. Son yıllarda yaşanılan şehirde alkolü olumlayan bir yaklaşımın da olmasıyla Ege Üniversitesi Fen Fakültesi öğrencilerinde alkollü içecek tüketiminin arttığı gözlenmiştir.”

Kitap Okuyan Alkole Daha Az Alışıyor

Öğrencilerin kaldıkları yer ile alkol kullanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunun görüldüğü ifade edilen araştırmada, daha sonra şu değerlendirmeler yer aldı: “Yurtta kalan öğrencilerde alkol kullanma oranının en düşük düzeyde olduğu tesbit edilmiştir. Bu sonuç; yurtta içki içme yasağının olmasına ve belli saatlerden sonra yurdun dışına çıkmama zorunluluğuna bağlanabilir. Üniversite hayatında arkadaş grubunda alkol kullanılması da gençlerin alkol kullanmasını büyük bir oranda etkilemektedir. Bizim yaptığımız araştırmada da öğrencilerin büyük bir bölümü (yüzde 78) arkadaşları ile evde kalmaktadır. Öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirme şekilleri ile alkol kullanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tesbit edilmiştir. Boş zamanlarında kitap okuyan öğrencilerde alkol kullanma oranının en düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin yüzde 93,5’i boş zamanlarını kafe, bar ve diskolara giderek değerlendirmektedir. Gençler eğlence ve karşı cinse yakınlaşma yerleri olarak gördükleri bu mekanlarda yanlış arkadaşların ve alışkanlıkların hedefi olmaktadır. Bu yüzden gençlerin bu tür yerlerde alkol alma riski oldukça yüksektir.”

Yüksek Hemşire Şenay Yiğit ile Doç. Dr. Leyla Khorshid’in araştırmasının son bölümünde, alkole başlama ile ailenin alışkanlıkları arasındaki ilişkiye değinilerek, şöyle denildi: “Hiçbir ebeveyni alkol kullanmayan öğrencilerin yüzde 58,5’inin, sadece babası alkol kullanan öğrencilerin yüzde 83,3’ünün, anne ve babası alkol kullanan öğrencilerin yüzde 100’ünün, anne, abla, abisi, alkol kullanan öğrencilerin yüzde 89,8’inin alkol kullandığı tesbit edilmiştir. Tek ebeveynli (boşanma ya da ölüm) ailede yaşamanın da problemli içicilik için belirgin göstergeler olduğu tesbit edilmiştir. Sonuç olarak; üniversite öğrencilerinin alkol kullanımı ve bağımlığının yüksek olduğu, yaş arttıkça alkol bağımlılığının azaldığı, boş zamanlarını kafe, bar ve diskolarda değerlendiren ve anne-babası alkol kullanan öğrencilerde alkol bağımlılığı düzeyinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.”

Öğrencilerin Yüzde 76’sı Alkol Kullanıyor

Toplam 300 öğrenci ile gerçekleştirilen araştırmada, şu bulgulara yer verildi: “Öğrencilerin yüzde 43’ünün boş zamanlarında kitap okuduğu, yüzde 22,3’ünün arkadaş toplantılarına katıldığı, yüzde 15,3’ünün kafe, bar ve diskolara gittiği yüzde 19,4’ünün sosyal faaliyetlere katıldığı belirlenmiştir. Öğrencilerin yüzde 43,3’ünün hiçbir yakını alkol kullanmazken, yüzde 26,0’sının babası, yüzde 14,3’ünün anne ve babası, yüzde 16,4’ünün anne, abla ve ağabeyinin alkol kullandığı tesbit edilmiştir. Öğrencilerin de yüzde 76’sının alkol kullandığı belirlenmiştir. Öğrencilerin alkol kullanma oranının yüksek olması; gençlerin kendi cinsiyetine uygun roller ve sosyal davranışlar geliştirme, yeni sosyal ilişkilere girme arkadaş grubuna katılma, onlar tarafından benimsenme ihtiyacı duymalarına, bunun yanısıra araştırmanın yürütüldüğü kentte alkol alınmasının sosyal ve kabul edilebilir bir davranış olmasına ve araştırmanın yürütüldüğü fakülte yakınlarında alkollü içecek satılan yerlerin bulunmasına bağlanabilir.”

Alkol kullanım oranının bu denli yüksek olmasına ilişkin gözlemlere de yer verilen araştırmada, “Bu etkiler, başında alkol ürünlerinin reklamının daha fazla ve gençleri hedefler tarzda yapılmasına bağlanabilir. Yapılan çalışmada üniversite kampüsü çevresinde fazla miktarlarda alkol bulunmasının, alkol satış fiyatlarının düşük olmasının, sık promosyonların ve fazla reklam yapmanın üniversite kampüsünde yüksek oranda sarhoş oluncaya kadar alkol tüketme ile ilişkili olduğu tesbit edilmiştir” ifadesine yer verildi.

Hükümetin, insan ve toplum sağlığını korumak için alkol satışına ve kullanımına getirdiği birtakım yasaklar, belli kesimleri rahatsız etmesine rağmen alkolün zararları getirilen kısıtlamaların ne kadar doğru olduğunu gözler önüne seriyor. Yapılan araştırmalara göre alkol, hem kişi sağlığını ciddi boyutta tehdit ediyor hem toplum ve ailenin huzurunu bozuyor hem de işlenen suçlar üzerinde çok büyük oranda etkili oluyor.

İşte Alkolün Kişi Sağlığına Etkileri

Alkol insan sağlığını ciddi derecede bozuyor ve geri dönülmez hasarlara sebep oluyor. Alkolün en fazla tahribata sebep olduğu organ beyindir. Alkol hafızayı zayıflatır, alkol beyin hücrelerini öldürdüğü için zamanla beyin küçülür. Erken yaşlanma ve bunamaya yol açar. Beyne bağlı felç riskini arttırır. Kanser riskini çok büyük oranda yukarılara çeken alkol, yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerinin en önemli sebeplerinden biridir.

Gastrit ve ülser oluşumuna yol açar. Karaciğeri harab etmesinin yanında kalp yetmezliğine sebep olur. Göz hastalıklarına zamanla da körlüğe kadar gidebilen hastalıklara sebebiyet verir.

Suçların En Önemli Sebebi Alkoldür

Alkolün insan sağlığına zararının yanında belki de en önemli zararı topluma ve aileye verdiği zararlardır. Ülkemizde işlenen suçların ve gerçekleşen kazaların çok ciddi bir oranı alkolden kaynaklanmaktadır. Bu sebeble alkol kişisel olduğu kadar, belki de daha fazla, toplumsal bir meseledir. Bunun yanında aile içi geçimsizliklerin, kavgaların, şiddetin ve boşanmaların da bir numaralı sorumlusu alkoldür.

Araştırmalar sonucu elde edilen verilere göre: Ülkemizde

Cinayetlerin    % 85

Tecavüzlerin    % 50

Şiddet Olaylarının    % 50

Trafik Kazalarının    % 65

Eşlerini Dövenlerin      % 70

Akıl Hastalıklarının  % 60’ının sebebi alkoldür.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim