1. YAZARLAR

  2. Erhan Başyurt

  3. Türkiye yeni bir şok yaşayabilir!
Erhan Başyurt

Erhan Başyurt

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye yeni bir şok yaşayabilir!

A+A-

Türkiye ve Ermenistan arasındaki "sınırların açılması" protokolü ilginç tepkiler alıyor.

Anlaşma metninde "soykırımı" sözü de "Karabağ" ifadesi de hiç geçmiyor.

Ama en çok tepkiyi bu iki husus çekiyor.

Diaspora Ermenileri, Erivan hükümetinin baskılara boyun eğerek, soykırımını tarihçiler komisyonuna havale ettiğini iddia ediyorlar.

Türkiye'nin tarihi gerçekleri bu komisyon üzerinden tahrif edeceğini savunuyorlar.

Diaspora bugüne kadar soykırımı tartışılmaz gerçek olarak sundu.

Şimdi arşivlerin açılması ve araştırma yapılmasından endişeli...

Taşnak Partisi ise ayrıca mevcut sınırın tanınmasından rahatsız.

Onlar resmi parti programlarında bile Sevr'i baz alıyorlardı.

Doğu Anadolu, büyük oranda Büyük Ermenistan'ın "Batı" sınırlarını oluşturuyordu.

Mevcut sınırların kabulü "kutsal dağ" Ağrı'ya kavuşma hayallerini de suya düşürdü.

***

Protokole beklendiği gibi Azerbaycan da tepkili...

Onlar, topraklarını işgal altında tutan Ermenistan'la anlaşmayı "kardeşliğe ihanet" gibi görüyorlar.

Bununla birlikte, Başbakan Erdoğan'ın Bakü'de Meclis'te verdiği "Karabağ" sözünün arkasında duracağının umudunu taşıyorlar.

İlginç olan Azerbaycan Türkiye'ye kızıyor ama bir taraftan kendisi de Ermenistan ile görüşüyor.

Aliyev ve Koçaryan, 2006'da AGİT'in arabuluculuğunda çok büyük yol almışlardı.

Ancak takvim işlemedi.

O zaman mutabakata varılan "Temel Prensipler" halen geçerli.

Ermeniler, Karabağ'ın tamamı, Kelbecer ve Laçin'in bir bölümü hariç hemen çekilecek.

Karabağ ile Ermenistan arasındaki koridoru uluslararası güçler koruyacak.

Mülteciler evlerine geri dönecek.

Karabağ'ın nihai statüsü halkın da oylarıyla belirlenecek...

Aslında bu şartlar bugün de geçerli.

Ancak AGİT girişiminin eş başkanları ABD, Rusya ve Fransa.

Üçünde de Ermeni lobileri çok güçlü.

Bu sebeple uluslararası kamuoyu Ermeniler'e baskı yapmıyor.

Bu da onların geri adım atmasını zorlaştırıyor.

Buna rağmen, Karabağ'da barışa doğru adımlar atılmadan Türkiye ile başlayan sürecin sonuca götürülmesi neredeyse imkânsız.

Aliyev ve Sarkisyan, Ekim'de yine görüşecekler.

Bu kez daha somut ilerlemeler sağlanması ihtimali var.

Şayet protokol takvime uygun işlerse, Azerbaycan'ın endişesinin aksine, barış sürecine olumlu katkı sağlayacaktır.

***

Türkiye'de de özellikle muhalefet protokollere mesafeli.

MHP, onay için Meclis'e gelirse aleyhte tavır alacaklarını açıkladı.

Güçlü bir kamuoyu baskısı olursa, AK Parti'den de fireler olacaktır.

O zaman da protokoller askıya alınmak zorunda kalınacak.

Buna karşılık hükümetin bir diğer kaygısı, Ermenistan Meclisi'nde bu anlaşmanın reddedilmesi.

Ermenistan, köklü devlet geleneğine ve güçlü bir demokrasi kültürüne sahip değil.

Koçaryan da Sarkisyan da Karabağ Ermenisi... İktidarları savaşın sonucuydu.

Protokole karşı çıkan Taşnaklar ve diaspora güçlü toplum desteğine sahipler.       

Bu şartlar altında, Türkiye yeni bir "Annan Planı" şoku yaşayabilir.  

"Evet" dediği halde uzattığı el havada kalabilir.

Ancak Türkiye, süreçten yine de kazançlı çıkar.

Birincisi, soykırımını tanıması ve sınırları açması yönündeki dış baskılar hafifler.

İkincisi, Ankara'nın kriz üreten değil barış üreten bir ülke olduğunu bütün dünya bir kez daha tasdik eder.

Başka bir deyişle, protokol onaylansa da onaylanmasa da Türk diplomasisinin etkinliği ve Türkiye'nin uluslararası ağırlığı artacaktır.

BUGÜN

YAZIYA YORUM KAT