Türkiye güçlendikçe İsrail önemsizleşiyor

15.10.2009 00:48

İbrahim Kiras

Türkiye öyle bir şey yaptı ki İsrail günlerdir hop oturup hop kalkıyor. Ancak Türk kamuoyunun gündemi bugünlerde çok daha mühim konularla dolu olduğu için bu olayın bizdeki yansımaları sınırlı kaldı.

Konya’da düzenlenen Anadolu Kartalı Tatbikatı’na İsrail’in katılımının engellenmesi Tel Aviv’i şoke etti. Şimdi İsrail basınında olayın boyutları ve gerekçeleri tartışılırken bir yandan da Ankara’ya gözdağı verilmeye çalışılıyor.

Bu arada ilginç bir benzerlik dikkatimi çekti: İsrail’in “şahin” gazetesi Jarusalem Post’un önceki günkü başyazısı ile Hürriyet’in dünkü başyazısı hemen hemen aynı görüşleri aynı argümanlarla savunuyor ve Türk dış politikasını aynı açıdan eleştiriyordu.

Bu paralelliğin de -müsait bir zamanda- tartışılması ve analiz edilmesi lazım. Biz sadece İsrail cenahından gelen feryada kulak verelim ve dört meselenin altını çizelim:

• BİR. Aslında, AK Parti iktidarında “komşularıyla sıfır prob

lem” siyaseti izleyen Türkiye, İsrail ile ilişkilerini de bozma niyetinde değil. Ama karşı tarafın tavrı “sen bana muhtaçsın, çünkü arkamda Washington var” yaklaşımının şımarıklığını yansıtıyor.

Bunun için Türkiye’nin başbakanı sınır kapısında yarım saat bekletildi... Türk Dışişleri Bakanı Gazze’ye sokulmadı... Barış görüşmelerinde arabuluculuk yapan Türkiye kandırılarak Gazze’de emrivaki yapıldı... İsrail’den satın alınan insansız hava aracı Heronlar hala teslim edilmedi... Geçtiğimiz günlerde İsrail yönetiminin Mescid-i Aksa’ya yönelik olarak sergilediği tutum da bardağı taşıran damla oldu.

***

• İKİ. İsrail’in şımarıklığını Türkiye’nin özellikle ABD ile ilişkilerinde Yahudi lobisinin aracılığına ve dolayısıyla İsrail’e ihtiyacı olduğu kabulü de besliyor.

Özellikle 28 Şubat döneminde had safhaya ulaşan yakınlık neredeyse bir tür bağımlılık ilişkisine dönüştü. (Bugün tartışma konusu

olan askeri tatbikatlar da 28 Şubat döneminde imzalanan askeri işbirliği anlaşmasına dayanıyor.)

Oysa 28 Şubat süreci biteli çok oldu. Bunun “bin yıl” süreceğini sananlar da fena halde yanıldılar. Türkiye’nin Washington’la ilişkilerini yolunda tutmak için İsrail’in aracılığına ihtiyacı olduğunu düşünmek ise tek kelimeyle abes.

***

• ÜÇ. Hâlâ hem orada hem de bizde konuya eski alışkanlıklarla yaklaşan kesimler var. Mesela Jarusalem Post’a konuşan İsrailli bir savunma uzmanı “Washington’daki Yahudi lobisi bu yıl Ermeni meselesi konusunda Türkiye’ye destek vermesin” demiş.

Gerçekten de Washington’da her yıl önümüze çıkan Ermeni soykırımının tanınma tehditleri, Türkiye’nin Yahudi lobisine ve İsrail ile iyi ilişkilere ihtiyacının en ciddi kanıtı olarak sunulur.

Oysa Türkiye bugünlerde “Ermeni açılımı”nı gerçekleştiriyor. Ermeni meselesini bizzat Ermenilerle

konuşma aşamasına geçiyoruz.

İsviçre’de imzalanan protokolde soykırım iddialarının tarihçilere tevdi edilmesine ilişkin bir uzlaşının da yer alıyor olması bu konuda “yabancı parlamentoların” alacağı kararları anlamsızlaştırıyor.

Bu aşamadan sonra Beyaz Saray’ın da kendi yurttaşlarıyla en önemli müttefiklerinden birinin arasında kalmasına yol açan bu konuda müdahil olmaya daha az heves edeceği beklenmeli.

Demek ki Amerikan parlamentosundan “soykırım kararı” çıkmasını engellemek için Yahudi lobisinin desteğine de ihtiyaç kalmayacak.

Bugüne kadar böyle bir kararın çıkmayışını yalnızca söz konusu lobinin etkisine bağlamak ne kadar doğruysa artık!

***

• DÖRT. İsrail gazetelerinde görüşlerine yer verilen “adı açıklanmayan” yetkililerin bir diğer “şikâyet” konusu ise Türkiye’de siyasi iktidar ile silahlı kuvvetlerin “tek ses olarak konuşmaya” başlamış olmaları.

Anlaşılan o ki Türkiye doğru yolda. Ve yine anlaşılan o ki Türkiye kendi sorunlarını çözdükçe güçleniyor ve İsrail bu bölgede politik bir aktör olarak giderek önemsizleşiyor.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim