Türk devleti bir ırk devletidir

30.11.2009 09:07

Eser Karakaş

Evet, türk devleti bir ırk devletidir. Bazılarımızın, hatta çoğumuzun kulağına çok sert ve münasebetsiz gelebilecek bir ifadenin esin kaynağı bana ait değil.

Bu ifadenin esin kaynağı Hürriyet gazetesi; Hürriyet gazetesi bunu nasıl mı yazmış, anlatacağım.

Hürriyet gazetesinin 25 Kasım Çarşamba günkü sayısının birinci sahifesinde bir haber yayınlandı.

Haberin başlığı aynen şöyle: “AB uzmanlığına devrim gibi bir atama”.

Metehan Demir’in haberi aynen şöyle devam ediyor.

“Yıllarca Türk vatandaşı olmasına rağmen kökenine bakarak Ermeni, Rum, ve Musevi vatandaşları kritik kadrolarına kabul etmeyen devlet bu konuda tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a bağlı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABSG) AB Uzman kadrosuna ilk kez Ermeni kökenli bir Türk vatandaşını kabul etme aşamasına geldi.”

Hürriyet gazetesi bu haberi birinci sahifeden görüyor.

Gazetecilik okullarında daha ilk derste öğretilen bir konu şehir efsanesi gibi olmuştur: “Bir köpek bir adamı ısırır ise bu haber değildir ama eğer bir adam bir köpeği ısırır ise bu görülmesi gereken bir haberdir.”

Bu doğru mantığa göre Hürriyet gazetesinin haberini bir irdeleyelim.

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, yani türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan biri, yani bir türk (Anayasa madde 66) kamu hizmetinde, bürokraside sıradan bir göreve talip olmuş, ilk yazılı sınavı geçmiş, sözlü sınav aşamasını ve güvenlik soruşturmasını geçerse de bir devlet kadrosuna atanacak.

Normal bir devlette, demokratik bir hukuk devletinde, vatandaşlığı anayasal bağlamda gören bir devlette, Atatürk milliyetçiliğinin yani “Ne mutlu türküm diyene” sloganının dahi içselleştirildiği bir ülkede, bir devlette bir vatandaşın, kökeni ne olursa olsun bir devlet kadrosuna başvurması ve ilk aşamayı geçmiş olması gazetelere haber olmaz.

Bu durum “köpeğin adamı ısırması” gibi sıradan bir durumdur.

Ama anlaşılan, Hürriyet gazetesinin bu haberi birinci sahifeden görüyor olması bizim ülkemizde, bizim devletimizde ismi “Leo Suren Halepli” olan birinin bir devlet kadrosuuna atanacak olması “adamın köpeği ısırması” gibi bir şey.

Kanıt da normal bir ülkede bu kadar sıradan bir olayın Hürriyet’in birinci sahifesine girmesi.

Türkiye bir yalanlar ülkesi; devletin bizlere ilkokuldan beri öğrettiği şeylerin adeta tümü yalan.

Bu yalanların en başında da bu ülkede her vatandaşın birinci sınıf vatandaş oluşu geliyor.

Bu birinci sınıf vatandaş lafı doğru olsa 2009 senesinde bir ermeni vatandaşımızın bir devlet kadrosuna başvurması haber olur mu?

TSK her zeminde Atatürk milliyetçiliğinin temel sloganı “Ne mutlu türküm diyene” sloganını terennüm ediyor ama nedense TSK kadrolarında senelerdir bir ermeni, bir rum, bir yahudi yurttaşımızı yüzbaşı, binbaşı olarak göremedik.

Devletin vatandaşına bu kadar yalan söylemesi anlamlı mı?

Atatürk milliyetçiliği kavramı, “Ne mutlu türküm diyene” sloganı, şayet bir ermeni vatandaşın bir sıradan memuriyet kadrosuna başvurusu haber oluyorsa ne anlama gelmektedirler?

Cevabı ben vereyim isterseniz: Yalan anlamına geliyorlar.

Hukukçu arkadaşlarımız da senelerdir sıkılmadan Anayasa’nın 66. maddesinin ve uygulamasının anayasal vatandaşlık anlamına geldiğini söylemektedirler.

Egemen Bağış çok önemli bir adım atmıştır; umarız bu adım ilk ve son olmaz.

Başka türlü hukuksal vatandaşlık ve hukuk devleti kandırmaca olur.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim