1. YAZARLAR

  2. Mehmet Yılmaz

  3. Tuncer Kılınç ve Rusya ile ittifak
Mehmet Yılmaz

Mehmet Yılmaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Tuncer Kılınç ve Rusya ile ittifak

A+A-

Kaderin cilvesi bu olsa gerek. Ergenekon davasında üçüncü iddianamenin kabul edilmesinin üzerinden 24 saat bile geçmeden Rusya Başbakanı Putin Ankara'ya geldi, Türkiye ile Rusya arasında önemli "işbirliği" anlaşmalarına imza atmak için.

35'i tutuklu 52 sanık, darbe girişiminde bulunmaktan ve suikastlar planlamaktan yargılanacaklar. Şüphesiz bu isimler arasında en dikkat çekici olanlarından biri Milli Güvenlik Kurulu (MGK) eski Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç.

***

Tutuksuz sanıklardan Kılınç'ı hatırlamamızın sebebi ise MGK'nın başındayken yaptığı "stratejik" değerlendirmeler elbet.

Hatırlayalım, ne demişti Orgeneral Kılınç:

-Kâğıt ve yeşil boya alıp dolar basalım, dış borcu böyle ödeyelim.

-Cemaatlerin okul açmasını engelleyemiyoruz. Türkiye'deki bütün okulları kapatalım. Eğitimi devletleştirelim.

-Rusya, Çin, İran ve Suriye ile ittifak yapalım.

Hepsi birbirinden "ilginç" açıklamalar bunlar.

***

İlki, mevcut ekonomik anlayışı ve yarım asırlık Türk-Amerikan ilişkilerini yerle bir edecek nitelikte. İkincisi toplumsal gerçeklerin hayli uzağında bir değerlendirme. Üçüncü görüş de en az ilk ikisi kadar realitelerden uzak. NATO üyesi bir devletin, AB'ye üyelik için müzakereler yapan bir ülkenin hiç olmayacak bir zamanda "eksen" değiştirmesini gündeme getirmek ne kadar doğru?

Hele bu görüşü, sırtından dört yıldızlı üniformasını henüz çıkarmamış "muvazzaf" bir general dile getiriyorsa.

Tabii burada bir noktanın altını çizmekte fayda var.

Elbette devletler "beka" sorunu yaşadıklarında eksen de değiştirir, eski düşmanlarıyla müttefik de olur. Ancak, bunun için şartların ve uluslararası konjonktürün müsait olması lazım. Olmadığına göre...

***

Eski MGK Genel Sekreteri bu görüşleri kamuoyuyla paylaşma ihtiyacını neden hissetti o zaman? Niyetinin ne olduğunu açıklamadığına göre bilemeyiz.

Ama şundan eminiz. Tuncer Kılınç'ın ortaya attığı fikirlerin hangi amaca matuf dile getirildiğinin izlerini, Ergenekon soruşturması çerçevesinde savcıların kaleme aldığı üç iddianamenin muhtevasına bakarak bulmak mümkün.

Yani, Türkiye'deki statükoyu korumak ve kollamak için dış politikada köklü bir değişikliğe gitmek gerekiyor. Yapılması gereken "ilk" hamle de Türkiye'nin başka kulübe üye olmasını gerektiriyor.

***

Meselelere "siyah" ve "beyaz" şeklinde iki kutuplu bakanlar için tutarlı bir analiz tarzı bu yaklaşım. Ama günümüz dünyasına da bir o kadar uzak.

Dünya "dost" ve "düşman" tasnifine göre şekillenmiyor artık. Girift çıkarlar ile iç içe geçmiş ilişkiler ağı belirliyor ülkeler arası münasebetleri.

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler de onlardan biri.

***

Tarih boyunca "rekabet" etmiş iki ülke şimdi ortak çıkarlarını maksimize etmek için "işbirliği" arayışında.

Şimdi ben asıl şunu merak ediyorum.

Tuncer Kılınç, dün Türkiye ile Rusya arasında imzalanan işbirliği anlaşmalarını görünce sevinmiş midir acaba?

Yoksa...

Benim kastettiğim bu değildi diyerek hayıflanmış mıdır?

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT