1. HABERLER

  2. HABER

  3. TSK’dan Balyoz Davasına Müdahale
TSK’dan Balyoz Davasına Müdahale

TSK’dan Balyoz Davasına Müdahale

Hasdal ve Hadımköy Askeri Cezaevi’nde tutuklu bulunan 54’ü general 170 muvazzaf subayın ziyaret edilmesini adeta teamül haline getiren Genelkurmay, darbe sanıklarına kurumsal desteğini bir üst aşamaya taşıdı.

A+A-

Balyoz ile Ergenekon sanığı askerlerle cezaevinde yapılan görüşmelerin periyodik ve adı konulmamış bir görevlendirme şeklinde yapıldığının ortaya çıkmasının yankıları sürerken, şimdi de yargılama kısmına el atıldı.

Org. Ataman Tarafından Duruşma İçin Görevlendirildi

TSK’da 224 emekli ve muvazzaf askerin yargılandığı Balyoz davasının takibi için görevlendirmelerin yapıldığı öğrenildi. Hükümeti devirmek için camilerin bombalanmasını ve Türk jetinin düşürülmesini öngören Balyoz darbe planının hazırlandığı 1. Ordu Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman’ın, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaları takip etmesi için 52. Taktik Zırhlı Tugay Komutanı Tümgeneral Alpaslan Erdoğan’ı görevlendirdiği öne sürülüyor. Erdoğan’ın, Balyoz duruşmalarına nöbetçi olarak katılıp not tuttuğu, kendine göre değerlendirmeler yaparak bunu rapor haline getirdiği belirtiliyor.

Koşaner Dava İçin İlginç Bir Teklifte Bulunmuştu

Fenerbahçe Orduevi lobisinin Karargah üzerindeki etkinliğini arttırdığı, Org. Yalçın Ataman’ın emekli paşalar ile görevdeki buluşmasını koordine ettiği iddia edilmişti. Balyozcular için görevini bırakan eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’in ise, OYAK Yönetim Kurulu Üyesi emekli Hakim Tuğgeneral Yılmaz Hızlı’ya “Elimizde bir milyon liramız var. Balyoz davasında avukatların başına geç. Silahlı kuvvetler adına davayı yönet” teklifinde bulunduğu ileri sürülmüştü.

Tarımcıoğlu: Mesleki Dayanışma İle Müdahale İç İçe Girmiş

Komutanların, görev yerlerini terk edip süren bir davaya müdahale anlamını taşıyan hareketlerde bulunması tepki çekti. Görev başındaki muvazzaf generallerin Balyoz duruşmasına katılmasını Akit’e değerlendiren emekli Askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu, mesleki dayanışmanın ve müdahale isteğinin iç içe girdiğini belirterek, “Meselenin iki yönü var. Bir müdahale isteği mi var, yoksa mesleki dayanışma icabı alttan gelen baskılara dayanamayarak böyle bir görevlendirme mi var? Bunlar iç içe girmiş şeylerdir. İyi bakmak lazım. Çünkü aşağıdan öyle bir baskı vardır ki komuta kademesine. ‘Beni yalnız bırakıyorsunuz, yetim bırakıyorsunuz’ şeklinde... Ama bu tabii emir-komuta sistemini, askerlik sistemini kökünden zedeler. Buna pek mukavemet edemezler. Ayrıca ‘yahu ne olup bitiyor. Biz de bir öğrenelim’ falan diye bir duyguya da kapılabilirler” dedi.

“Emirle Yapılması Dikkat Çekici”

İzleyici olarak herkesin duruşmalara katılabileceğini, ancak bunun emir komuta zinciri içerisinde olmasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Tarımcıoğlu, şunları kaydetti: “İzleyici olarak herkes katılabilir. Ama bunun emir komutayla yapılmış olması dikkat çeker. Onun dışında başka bir şey yok. Yoksa vatandaş olarak gidip katılabilir. Problem değil o. Yani kanun gereği duruşmalar herkese açıktır. Aleni duruşmadır. Ama emirle bunun görevlendirilmiş olması dikkat çekicidir. Onun dışında bir kıymeti harbiyesi yoktur.” (Yeni Akit)

HABERE YORUM KAT